DEMOKRATİK TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ
Türk milliyetçiliğinin tarihsel köklerine baktığımızda, bu düşüncenin yalnızca bir aidiyet duygusu değil, aynı zamanda güçlü bir demokratikleşme hamlesi olduğunu görürüz.
Türk milliyetçiliği; Tebaadan özgür yurttaşa geçişin, baskıdan hürriyete erişin anahtarıdır.
Bugün bu kavramı doğru anlamak, geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa etmek için zorunludur.
Türk milliyetçiliğinin tarihsel köklerine baktığımızda, bu düşüncenin yalnızca bir aidiyet duygusu değil, aynı zamanda güçlü bir demokratikleşme hamlesi olduğunu görürüz.
Türk milliyetçiliği; Tebaadan özgür yurttaşa geçişin, baskıdan hürriyete erişin anahtarıdır.
Bugün bu kavramı doğru anlamak, geleceğin güçlü Türkiye’sini inşa etmek için zorunludur.

Milliyetçilik, hukuki ve siyasi anlamda milletlerin kendi kaderini tayin etme gücüdür. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi, bu gücü tek bir kişinin iradesinden alıp doğrudan asıl sahibine, yani millete teslim etmiştir.
Bu düstur sadece bir ilke değil; Türk milliyetçiliğinin demokratik kimliğinin en somut belgesidir. Bu anlayışla birlikte yönetme yetkisinin kaynağı şahıslardan ve dar çevrelerden alınarak, toplumun tamamına, yani milletin ortak iradesine devredilmiştir.
Demokratik Türk milliyetçiliği; baskıcı, dayatmacı veya tepeden inmeci bir anlayış değildir. Aksine, öznesi bizzat Türk milleti olan sivil bir harekettir:
1.Şahıs Odaklı Değil, Millet Odaklı: Milletin iradesi yerine şahısları kutsayan veya totemleştiren her türlü anlayışa kapalıdır.
2.Devlet ve Millet Dengesi: Devleti milletin üzerinde, milleti ezen bir yapı olarak kutsamaz. Aksine devleti; millete hizmet eden, milletin haklarını koruyan en yüksek organizasyon olarak görür.
”Yerli ve milli” kavramlarının sözde kalmayıp özde karşılık bulabilmesi için en büyük kale millî eğitimdir. Bu eğitim anlayışı, çağdaş bilim ile millî kültürün harmanlandığı ideal Türk insanını yetiştirmeyi amaçlar.
1.Hür Nesiller: Millî eğitimin hedefi; dindar, kindar ya da kültüründen kopuk nesiller değil; fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür bireyler yetiştirmektir.
2.Biat Değil, Özgür İrade: Sorgusuz sualsiz bağlılığı reddeder. Yanlışa “yanlış” diyebilen, eleştirel düşünebilen özgür bireylerin birlikteliğini savunur.
3.İlerici Ruh: Bilimsel gelişmeleri rehber edinen, çağı yakalayan ve hatta aşan devrimci bir ruh taşır.
Türk milliyetçiliği; belirli bir etnik kökene ya da tarikat-cemaat gibi kapalı yapılara hapsolamaz. Toplumun tamamını kucaklayan sosyolojik bir aidiyete dayanır.
1.Grup Çıkarlarının Reddi: Milletin menfaatlerini, dar kadroların veya kapalı toplulukların çıkarlarının üzerinde tutar.
2.Milletleşme Hedefi: Bireyleri ortak bir hukuk ve kültür zemininde buluşturarak “milletleşme sürecini” tamamlamayı hedefler. Bu, her vatandaşın hukuk önünde eşitlendiği bir toplumsal sözleşmedir.
Demokratik Türk milliyetçiliği; Türk milletini dünya düzeni içerisinde saygın, çağdaş ve tam bağımsız bir güç olarak konumlandırma çabasıdır. Adaletin işlediği, liyakatin esas alındığı ve her vatandaşın kendini bu vatanın öz sahibi hissettiği bir düzen, bu anlayışın nihai hedefidir.
Bugün bize düşen görev; Cumhuriyetin kurucu değerlerindeki bu sivil, demokratik ve bilimsel ruhu daha ileriye taşımaktır. Çünkü gerçek yurtseverlik; ülkeyi sadece sevmek değil; onu daha özgür, daha akılcı ve daha adil bir yer hâline getirmek için çalışmaktır.
Kaynak: www.haberasi.com