Türkiye bir genci daha anlamsız bir şiddetle kaybetti.
17 yaşındaki Atlas Çağlayan, “niye yan baktın” bahanesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürüldü. Sebep yok. Tartışma yok. Plan yok. Sadece öfke, kontrolsüzlük ve normalleşmiş şiddet.
Bu bir anlık cinnet değil.
Bu, yıllardır biriken bir toplumsal çürümenin sonucu.
Şiddet artık istisna değil, gündelik refleks.

Çocuklar bıçakla, yumrukla, silahla konuşmayı öğreniyor. Çünkü:
Televizyonda şiddet kahramanlaştırılıyor
Mafya dizileri “güç” diye pazarlanıyor
Kadına, çocuğa, hayvana şiddet reytingle ödüllendiriliyor
Ekranlarda sürekli şu mesaj var:
“Güçlüysen vur, korkmuyorsan öldür.”
Sonra 15 yaşındaki bir çocuk, 17 yaşındaki bir çocuğu öldürüyor.
Ve biz hâlâ “neden?” diye soruyoruz.
Asıl soru şu: Bu düzen kimin işine yarıyor?
Şiddet içeren diziler, suç romantizmi yapan yayınlar, mafyayı ikonlaştıran senaryolar acilen yayından kaldırılmalıdır.
Bu bir sansür değil, toplumsal acil durumdur.
Çünkü bugün Atlas öldürüldü.
Yarın başka bir çocuk.
Sonra başka bir aile.
Ve bu böyle devam ediyor.
Bu bir haber değil, alarmdır
Atlas Çağlayan’ın ölümü bir “asayiş olayı” değildir.
Bu, çocukların çocukları öldürdüğü bir ülkenin kırmızı alarmıdır.
Toplum, medya, siyaset, eğitim sistemi:
Herkesin payı var.
Herkesin sorumluluğu var.
Atlas geri gelmeyecek.
Ama bu son olabilir.
Eğer gerçekten istersek.
Aksi halde, bu ülke “niye yan baktın” mezarlığına dönüşmeye devam edecek.
Kaynak: www.haberasi.com