Cezaevinde Bir Sessiz Çığlık: Asya !
Bolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 4 yaşındaki bir çocuk, babasının şiddetine uğradı.
Bolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde adam öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklu bulunan Hakan K., açık görüş sırasında boşanma aşamasındaki eşiyle birlikte kendisini ziyarete gelen 4 yaşındaki kızı Asya’ya saldırdı.
Görgü tanıklarına göre küçük çocuk, babası tarafından defalarca darp edildi.
Cezaevi görevlileri olaya müdahale ederken, ağır yaralanan Asya hastaneye kaldırıldı.
Bolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 4 yaşındaki bir çocuk, babasının şiddetine uğradı.
Bolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde adam öldürmeye teşebbüs suçundan tutuklu bulunan Hakan K., açık görüş sırasında boşanma aşamasındaki eşiyle birlikte kendisini ziyarete gelen 4 yaşındaki kızı Asya’ya saldırdı.
Görgü tanıklarına göre küçük çocuk, babası tarafından defalarca darp edildi.
Cezaevi görevlileri olaya müdahale ederken, ağır yaralanan Asya hastaneye kaldırıldı.

Olayın ardından Hakan K. tek kişilik hücreye konuldu.
Adalet Bakanlığı, soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Bir Çocuğun Üzerine Kapanan Duvarlar
Cezaevi gibi en kontrollü ortamlarda bile yaşanan bu tür olaylar, Türkiye’de çocuk güvenliğinin sistemsel açıklarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Çocuk psikoloğu Dr. Elif Sancar, yaşanan şiddetin yalnızca fiziksel değil, kalıcı psikolojik etkiler yarattığını vurguluyor:
“Bir çocuğun, hele ki en güvendiği kişi tarafından şiddet görmesi, kişilik gelişiminde derin yarıklar açar. Bu travmalar, sadece bir bireyin değil, bir neslin geleceğini karartır.”
Çocuklar Her Yerde Şiddetin Hedefinde
Türkiye Çocuk Hakları Merkezi verilerine göre son 5 yılda çocuklara yönelik aile içi şiddet vakaları %40 artış gösterdi. Aynı dönemde akran zorbalığı ve ergen çete şiddeti de keskin bir yükseliş eğiliminde.
Sosyolog Doç. Dr. Murat Aksoy, “Şiddet kültürü artık sokaktan eve, okuldan sanal ortama kadar her yere sızdı,” diyor.
“Bugün bir çocuk evde babasından korkuyor, yarın okulda arkadaşından. Bu döngü kırılmadıkça hiçbir ceza, toplumun vicdanını onaramaz.”
Sistemin Kör Noktası
Uzmanlar, cezaevi görüş sistemlerinin ve refakatçi kontrollerinin yetersizliğine dikkat çekiyor. Görüş alanlarında psikolog, sosyal hizmet uzmanı ya da güvenlik gözlemcisi bulundurulmaması, olası şiddet vakalarının önüne geçilmesini zorlaştırıyor.
Bir hukukçu ise “Bu olay, bireysel öfke değil, kurumsal ihmalin sonucudur,” diyerek tepkisini dile getirdi.
Toplumsal Sessizlik: En Ağır Suç
Asya’nın yaşadığı bu dehşet, tekil bir olay değil; yüzlerce çocuğun her gün yaşadığı görünmez şiddetin bir yansıması.
Çocuk hakları savunucusu Neslihan Ertem, “Toplum, çocukların acısına alıştı,” diyor.
“Her haber bir gün konuşuluyor, sonra unutuluyor. Ama Asya gibi çocuklar unutmaz. Biz sustukça, onlar susmaya zorlanıyor.”
Bir Umut Işığı Mümkün mü?
Uzmanlar, çocuk ziyaretlerinin daha güvenli hale gelmesi için “denetimli görüş” sisteminin zorunlu hale getirilmesini, ayrıca aile içi şiddet geçmişi bulunan hükümlülerin çocuklarla doğrudan temasının yasaklanmasını talep ediyor.
Sivil toplum kuruluşları, Adalet Bakanlığı’ndan “çocuk güvenliği protokollerinin” yeniden düzenlenmesini istiyor.
Kaynak: www.haberasi.com