İYİ PARTİLİ TAŞÇI “MARUZ KALINAN KİTLESEL BİR KIRIM GİRİŞİMİDİR”

İYİ PARTİLİ TAŞÇI “MARUZ KALINAN KİTLESEL BİR KIRIM GİRİŞİMİDİR”
Yayınlama: 17.10.2024
Düzenleme: 17.10.2024 12:48
53
A+
A-

 

İYİ PARTİLİ TAŞÇI “MARUZ KALINAN KİTLESEL BİR KIRIM GİRİŞİMİDİR”

 

Ülkemizin aç insanlarıyla dertlenmemiz gerekirken,

“Doydu” saydığımız insanlarımızın derdine düştük

TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti grubu adına söz alan Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, insan sağlığını olumsuz etkileyen, gıda güvenliğini riske eden GDO’lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) ürünler hakkında bir konuşma gerçekleştirdi. Taşçı, asıl derdin gıdayı üretmek, erişmek olması gerektiğini ancak üretilen gıdanın murdar edilmesini konuşmak durumunda kaldıklarını belirtti ve seçim bölgesi Tekirdağ’da yaşanan GDO skandalına değindi.

“Halkın Parasına, Malına Mülküne Değil, Canına Kastedilmiş!”

 

İYİ Partili Vekil, asıl meselenin yetersiz beslenme sonucunda gelişim geriliği ve hastalıklarla mücadele eden çocuklarımız olması gerektiğinin altını çizerek, “ Beslendiklerinden hastalanan çocuklarımız şimdi endişemiz; Çünkü zehirlenmişiz! “dedi. Birçok ürünün kanserojen ve kimyasalla tahrip edildiğini de hatırlatan Taşçı, Baharata, çikolataya aklınıza gelebilecek envai çeşit ürüne müdahale de en az ete olan kadar ciddiye alınmalıdır; Kimine iddialı gelebilir, uzun vadeli etkilerini düşününce maruz kalınan kitlesel bir kırım girişimidir! dedi.

Skandal Tekirdağ’da Patladı, Tekirdağ ile Sınırlı Kalmadı

 

Seçim Bölgesi Tekirdağ’da 4-5 ithalatçı firmanın Tarım ve Orman Bakanlığı’nda çalışan bir memur üzerinden GDO’lu ürünleri ithalat etmesiyle patlak veren skandalı gündeme getiren TAŞCI, zehirli toksinlerin Tekirdağ ile sınırlı kalmadığını birçok ilimize ulaştığını ifade ederek, bu zehirlerin, nerelere dağıtıp, ne için kullanıp, insanımızı ne kadar zehirlediniz diye sordu.

 

Selcan Taşçı Bakanlığa Seslendi, Vatandaş Tahrip Edilen Ürünleri Nasıl Fark Edecek!

 

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın taklit ve tağşiş yapılan gıdaları bakanlık sitesinden açıklamasına atıfta bulunan Selcan Taşçı, kusurlu olarak belirlenen ürünlerin sadece bakanlık sitesinden yayınlanmasının yeterli olmadığını savundu. Taşçı, tespit edilen ürünlerin satışına aynen devam edilmesini , faaliyet durdurma, kapatma gibi cezaların olmamasının yanında ilgili ürünlere de herhangi bir uyarı konulmamasını eleştirdi. Vatandaş etiketi okusun, bakanlığın sitesini takip etsin

 

kolaycılığından vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen İYİ Partili vekil, yeterli ve güvenli beslenmenin

magazinsel, sığ tartışmalardan arındırılarak hak olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini noktaladı.

 

Gıda krizi ve gıda güvenliğini, üstelik de çok acil olarak;

Tarım alanlarının azalması, yer altı sularının azalması, bunlarla tezat bir nüfus artışı, iklim krizi gibi gerekçelerle,

Yani gıdayı üretememek ve gıdaya erişememek ekseninde konuşmamız gerekirken;

Ne hazindir ki, üretebildiğimiz ve erişebildiğimiz gıdanın murdar edilmesi dolayısıyla konuşmak durumunda kaldık!

 

Ülkemizin aç insanlarıyla dertlenmemiz gerekirken,

“Doydu” saydığımız insanlarımızın derdine düştük!

 

 

Yetersiz beslenmeden dolayı gelişemeyen, türlü hastalığın

pençesinde kıvranan çocuklarımız olmalıyken meselemiz;

Beslendiklerinden hastalanan çocuklarımız şimdi endişemiz;

Çünkü zehirlenmişiz!

 

Evet zehirlenmişiz;

Bu hiç öyle az maliyetle çok kazanmak üzere girişilmiş sahtecilik, dolandırıcılık, usulsüz hadisesi olarak ele alınamaz, alınmamalıdır!

Zira kast edilen halkın parası, pulu, malı, mülkü değil doğrudan canıdır!

Mukabelesi buna göre olmalıdır!

Domuz eti üzerinden, “Müslüman mahallesinde salyangoz satanlar/sattıranlar” -ki bu da tek başına fazlasıyla büyük bir kötülük, ayıp, günah, suçtur- ama maruz kaldığımız, bundan daha fazlasıdır;

Baharata, çikolataya aklınıza gelebilecek envai çeşit ürüne müdahale de en az ete olan kadar ciddiye alınmalıdır;

Birçok ürün kimyasalla, kanserojenle tahrip edilmiştir; ki bu insanın tahribi demektir.

Kimine iddialı gelebilir, uzun vadeli etkilerini düşününce maruz kitlesel bir kırım girişimidir!

 

Skandalı Tekirdağ’da patladı ama tek Tekirdağ ile sınırlı kalmadığını öğrendik;

Öğrendik ki; son birkaç yılda gemiler dolusu GDO’lu, zehirli toksinler barındıran ithal gıda girmiş ülkemize;

Manisa’ya, İzmir’e, Bursa’ya , Kayseri’ye, Konya’ya, İstanbul’’ya kadar gitmiş bunlar!

Hangi fabrikalarda, ne için kullanıldılar?

Nerelere dağıtıldılar?

Ne kadarı tüketildi;

Ne kadar zehirlendik yani!

 

Bu markalar internet sitesine bakabilme imkan ve kabiliyetine sahip vatandaşlara ifşa ediliyor;

 

Ee sonra ne oluyor?

Faaliyet durdurma yok, kapatma yok, market reyonlarında bir uyarı mesela yüzlerce markalık listeyi okuyamamış olma ihtimali yüksek vatandaşlara!

 

Yeterli, güvenli, sağlıklı beslenmek bir haktır;

Bu hakkın gaspını bütün boyutlarıyla ve sürüklendiği maganizel, sığ alandan çıkararak, küresel tekellerin gölgesinden sıyrılarak, “vatandaş etiket okusun” kolaycılığını terk edip sorumluluk alarak yapmak durumundayız;

 

Fiyat etiketinden gözü kör oluyor; ürün etiketini nasıl okuyacak vatandaş!

 

 

 

 

Asuman Yaşar Haberasi imtiyaz sahibi
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.