Gülizar Biçer Karaca: Herkesin Haklarına Erişebildiği Güçlü Sosyal Devleti Var Edeceğiz”Dedi

Gülizar Biçer Karaca: Herkesin Haklarına Erişebildiği Güçlü Sosyal Devleti Var Edeceğiz”Dedi
Yayınlama: 10.12.2022
73
A+
A-

 

 

Mustafa AKER- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla “Hak temelli politikalar geliştireceğiz, hak ihlallerinin önlenebildiği, herkesin haklarına erişebildiği güçlü sosyal devleti var edeceğiz.

Hepimiz birer hak savunucusu olarak insan onuruna uygun yaşam koşullarını sağlayacağız” açıklamasını yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle “Otoriter politikalarla Türkiye hak mezarlığına döndürüldü.

Bu ülkenin haklarını talep eden, hak mücadelesi veren onurlu vatandaşları potansiyel ‘terörist’ ilan ediliyor. Buna depolarda çürüyen soğanlar da dahil. Sosyal medyada düşüncesini açıklayan gençler, fişlenip, ceza sopasıyla tehdit ediliyor. Kalemini satmayan gazetecilerin dövülmesi, hakaret ve tehdit edilmesi seyrediliyor. Her gün çocukların cinsel istismarının üstü kapatılıp, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ denilerek normalleştirmeye çalışılıyor” açıklamasını yaptı.

Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, partisinin genel merkezinde 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında basın toplantısı düzenledi. Karaca, şunları söylediU:
“Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edildiği günün yıl dönümü. İnsanların ‘hak öznesi’ olduğunun kabul edildiği böylesi özel ve anlamlı bir günde, bugün sizlerle şu tabloyu paylaşabilmeyi çok isterdim. Çünkü bu ülkenin 85 milyon vatandaşı böyle bir tabloyu hak ediyor.

Ülkemizde yoksulluk sorunu çözüldü, sosyal devlet dar gelirli vatandaşlarının yanında, çocuklara okullarda her gün 2 öğün yemek yiyor, artık hiçbir çocuk yatağa aç girmiyor. Çünkü her vatandaşın beslenme hakkı var. Ülkemizde hiçbir kadın artık şiddete maruz bırakılmıyor, kadın cinayetlerinin failleri cezasız kalmıyor. Çünkü kadına karşı her türlü şiddeti, kadın cinayetlerini önlemek, korumak, failleri etkin yargılamak için bütüncül politikalar var ve etkin bir şekilde uygulanıyor.

Çünkü her kadının yaşam hakkı, eziyet görmeme hakkı var. Devlet de bunu güvence altına almış durumda. Çocuklar evde, okulda, sokakta, parkta, kısaca yaşamın her alanında güvende. Tacize, tecavüze uğramıyor, erken yaşta zorla evlendirilmiyor. Çünkü her çocuğun eğitim, insan onuruna yaraşır yaşama hakkı var. Hiçbir gazeteci yazdıkları nedeniyle, sadece gazetecilik yaptığı için yargılanmıyor, gözaltına alınmıyor, cezaevlerinde hiçbir gazeteci yok. Çünkü halkın haber alma hakkı var, basın hürdür, sansür edilemez ilkesi etkin ve istisnasız uygulanıyor.

Hiçbir yurttaşımız attığı tweet için, konuştuğu için, düşündüğü için sabahın erken saatlerinde koçbaşlarıyla kapısı kırılıp evinden alınmıyor. Çünkü bizim ülkemizde düşünce ve ifade özgürlüğü var.

 

Artık yasalarımızda cumhurbaşkanını eleştirmek suç sayılmıyor. Çünkü bizde siyasetçiler, yöneticiler eleştiriden, eleştirilmekten korkmuyor, tam aksine eleştiriyi dikkate alıp değerli buluyor. Meydanlarda kadınlar, gençler, emekçiler, kısaca tüm vatandaşlar yaşadıkları hak ihlallerini duyurabilmek için toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını özgürce kullanıyor.

Biber gazı sıkılmıyor, orantısız güç uygulanmıyor, kadınlar saçlarından tutulup hak savunucularıyla sokaklarda süründürülmüyor. Çünkü hak ihlali varsa, vatandaşların bunu protesto etme hakki vardır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü vatandaşın hakkıdır. Çocuklar tarlaya, sokağa, fabrikalara güvensiz alanlara değil okula gidiyor. Çünkü tüm çocukların eğitimde fırsat eşitliği hakkı var ve sosyal devlet bu görevinin gereğini yapıyor.

“SİYASİ İKTİDAR HAK GASPLARININ DEĞİŞMEZ ADRESİ HALİNE GELDİ”Evet güzel bir tablo. Ama maalesef bugün Türkiye’de bu tablodan, hak ve özgürlükler ülkesi olmaktan, demokrasiden çok uzaktayız. Otoriter politikalarla Türkiye hak mezarlığına döndürüldü. Bu ülkenin haklarını talep eden, hak mücadelesi veren onurlu vatandaşları potansiyel ‘terörist’ ilan ediliyor. Buna depolarda çürüyen soğanlar da dahil. Sosyal medyada düşüncesini açıklayan gençler, fişlenip, ceza sopasıyla tehdit ediliyor.

Kalemini satmayan gazetecilerin dövülmesi, hakaret ve tehdit edilmesi seyrediliyor. Her gün çocukların cinsel istismarının üstü kapatılıp, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ denilerek normalleştirmeye çalışılıyor. Yetmiyor, 6 yaşındaki çocuğun zorla evlendirilmesi, yıllarca cinsel istismara uğraması utanmadan sıkılmadan, yüreği ağlayan, vicdanı paramparça olan vatandaşlarımızın karşısına geçen bakan bu olaya, yani 6 yaşındaki çocuğun zorla evlendirilmesine ve yıllarca cinsel istismarına ‘İnsani bir olay, her toplumda karşılaşılabilecek bir durum’ diyebilme cesaretini kendinde buluyor.

Emekten, adaletten, vatandaştan ve gerçeklerden korkmayan gazetelerin ilanları kesildi, televizyonların ekranları karartıldı, alternatif medyaya erişim engelleniyor. Meydanlara çıkan kadınları, sokaklarda sesini yükseltebilen hak savunucularını, fabrika önlerinde halay çeken emekçileri, Ankara’ya sesini duyurmak için yollara düşen sağlıkçıları, bakanlık kapılarını ilaca erişmek için yol edenleri, Anayasa Mahkemesi önlerinde beklediği için polis şiddetine maruz bırakılan sendika temsilcilerini, sosyal medyada trol ordularıyla linç edilen duyarlı sanatçıları, gerçeklerin peşinde giden insan hakları savunucularını, dokuz köyden kovulan doğru söyleyenleri, makbul role sığmayan her bir ferdi düşmanlaştıran siyasi iktidar hak gasplarının değişmez adresi haline geldi

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.