“Önce Hayvanlar Susturulur… Sonra İnsanlar”
Bir toplum vicdanını ne zaman kaybeder?
Modern dünyanın sahnesinde, ilerleme ve insanlık adına atılan her adımın gölgesinde, bir başka varlık yok ediliyor. Teknoloji büyürken doğa küçülüyor, tıp gelişirken insanın özü bozuluyor. Sahi, neden bu kadar hastayız?

2022 G20 Zirvesi’nde Bill Gates’in sözleri dikkat çekiciydi: Ölüm komisyonları… Geriatri servislerinin kaldırılması, ötenazinin teşviki. Kapsam? 65 yaş üstü, özürlü, fakir, üretmeyen, yük sayılan herkes. İnsanlık bu muydu? Bir verimlilik tablosunda kaç kalori harcadığımızla mı ölçülecekti değerimiz?
Bugün hastaneler ilaç firmalarının satış ofislerine dönmüş durumda. İyileştirmiyor, bağımlı kılıyor. mRNA aşıları, yeni nesil ilaçlar; çoğunun uzun vadeli etkileri belirsiz ya da örtbas edilmiş. Yan etkiler mi? Görmek istemeyen gözler için yok. Ama istatistikler, bağımsız tıp otoriteleri, bir bir konuşuyor.
Neden bitkisel tıptan bu kadar korkuyorlar? Neden kendi bağışıklığımızı destekleyecek yolları küçümsüyorlar? Neden şifanın doğasında olanlara savaş açılmış durumda? Çünkü hasta bir toplum, daima müşteridir. Bağırsağındaki florası bozuk, vitamin eksiklikleriyle tükenmiş, toksinlerle dolmuş bir beden… İşte modern insanın özeti. Bu beden hastalanır. Bu beden ilaç ister.
Peki, kaç doktor size “önce beslenmeni düzelt” dedi? “Detoks yap”, “doğala dön”, “hareket et, güneşe çık” dedi? Sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Çünkü sistem böyle işlemiyor. Sistem hastalığı yönetir, iyileştirmez.
Gelelim etik soruya:
Ötenazi ister miydiniz?
Üretmiyor diye birini ikna komisyonlarına mı gönderirdiniz?
Yarın bir pandemi daha çıkarırlarsa, bir kez daha sıvı sıvı üstüne olur musunuz?
Bakın, bu sadece bir sağlık meselesi değil. Bu bir değer meselesi.
Bugün “hayvanlar gereksiz yük” diyen ağızlar, yarın “yaşlılar ekonomik külfet” demeyecek mi sanıyorsunuz?
Hayvanlara yapılan zulüm, yalnızca fragmandır. Esas film yeni başlıyor.
Ve unutmayın, toplumun vicdanı önce hayvanlara yapılanlarla sınanır. O sınavı geçemeyen, insan hakları için de konuşamaz.
Bugün masum bir sokak köpeğini koruyamayan, yarın yaşlı annesini savunamaz.
Toplumun çöküşü, vicdanın çürümesiyle başlar.
Bugün gözümüzü kapatırsak, yarın sıra bize geldiğinde sesimizi kimse duymayacak.
Kaynak: www.haberasi.com