Fransa: “Kediler ve köpekler iklim için felakettir” “Bir kedi biyolojik çeşitlilik için bir felakettir, bir köpek ise iklim için bir felakettir.
” Liege Üniversitesi’nde profesör ve “çevre jeopolitiği uzmanı” Francois Gemin, Fransız televizyonunda kedi ve köpek tehdidi hakkında konuştu
Wef yani dünya ekonomik forumunun da katıldığı G20 2022 zirvesinde sera gazı etkisi yaratıyor havadaki karbondioksit oranını arttırıyor safsatası ile besicilik kaldırılmalı derken, kedi ve köpeklerin de yok edilmesi gündeme gelmişti.
Elbette sıra daha sonra yaşlılar hastalar engelli ve fakirler için ötenazinin meşru hâle gelmesi de ele alınmıştı.
Hali hazırda hayvanlar pozitif enerji yayarlar ve pozitif frekans dengesini korurlar.
Bu küresel sistemin emri.
WEF Wants To Slaughter Millions of Pet Cats and Dogs To Fight Climate Change
François Gemin’in kedilerin ve köpeklerin çevresel etkilerini eleştiren görüşleri, evcil hayvan sahipliğinin gerçek boyutlarını göz ardı eden yüzeysel bir analizden ibarettir. Bu tür iddialar, evcil hayvanların insan yaşamındaki olumlu etkilerini ve sorumlu sahipliğin sağladığı faydaları küçümsemektedir. Asıl sorun, evcil hayvanların çevresel etkileri değil, bunların nasıl yönetileceği ve toplumun köklü bir değişim gerekip gerekmediğidir.

Gemin’in kedilerin yaban hayatı üzerindeki etkisini abartması, insan merkezci bir yaklaşımın sonucudur. İnsanlar, doğal yaşam alanlarını yok eden ve ekosistemleri tehdit eden faaliyetleriyle çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Kedileri ve köpekleri hedef göstermek, gerçek sorunlardan kaçış ve sorumluluk almaktan başka bir şey değildir. İnsanoğlu, yerküredeki en büyük yıkıcıdır ve evcil hayvanlar bu yıkımda en az suçlu olan varlıklardır.

Evet, sorumlu evcil hayvan sahipliği önemlidir, ancak bu, tüm sorunun çözümü değildir. Sadece bireysel sorumluluklarla çevresel sorunların üstesinden gelinemeyeceğini kabul etmek gerekir. Toplumun genelinde büyük değişimler gereklidir. Sanayileşme, aşırı tüketim ve çevreye duyarsızlık gibi sistemik sorunlar göz ardı edilerek, evcil hayvanların etkilerini suçlamak, basit bir kaçış yoludur.
Toplum ve Duyarsızlık !
Sonuç olarak, evcil hayvan sahipliğini eleştirmek, toplumun duygusal bağlarını ve sosyal yapılarını küçümsemektir. Kediler ve köpekler, insanları bir araya getiren, toplumsal bağları güçlendiren ve ruh sağlığına olumlu katkılar sağlayan varlıklardır. Bu tür bir eleştirinin, toplumun genel refahı üzerindeki olumlu etkileri görmezden gelmesi kabul edilemez.
Gerçek sorunlar arasında yer alan iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi konularla yüzleşmek yerine, evcil hayvanları hedef göstermek, sadece bir yanılsamadır. Evcil hayvanlar, insanlık tarihinin bir parçası olarak yaşam alanlarımızda yer tutmaktadır. Onları suçlamak yerine, daha büyük sistemik sorunlarla yüzleşmek ve toplumsal değişim için çaba sarf etmek gerekmektedir.
Bu nedenle, evcil hayvan sahipliğini eleştiren görüşlerin arka planda yatan gerçek sorunları göz ardı ettiğini ve insanları yanıltan bir perspektif sunduğunu söylemek mümkündür.
Kaynak: haberasi.com