Anayasanın 103’üncü maddesi.
cumhurbaşkanı TBMM’SİNDE ettiği yemin.
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla,
Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, diye” başlar.
“Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma,
Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.” diye biter.
Kısaca devlet babanın yapması gerekende ettiği yemine sadık kalmasıdır.
Partili Cumhurbaşkanı.
Muhalefeti AKP genel başkanı gibi eleştiriyor.
Muhalefet eleştirirse Cumhurbaşkanına hakaretten savcılık soruşturma başlatıyor.
2019 yerel seçimlerinde sonucunda İstanbul Büyük şehir belediyesini CHP kazınınca.
Topal ördeğe benzeterek çalıştırmayacağını kamuoyuna ilan etti.
İstanbul büyük şehir belediyesi
AKP yönetimindeki bazı gelirler mübah diye belediye kasasına giriyordu.
CHP’ye günah diye kamu gücünü kullarak kestiler.
Cumhurbaşkanı:
Bakanlara emir verdi.
CHP’li belediyeleri silkeleyin dedi.
İlğili bakanlıklar.
CHP’li belediyelere siyasi baskılar yaparak silkeliyorlar.
İstanbuldan başladılar , Anadolu da hız kesmeden devam ediyorlar..
Düşman ceza huku ile CHP’li belediyeleri yolsuzluk yapmakla suçlayarak gece yarısı Belediye başkanı ve çalışma arkadaşlarını göz altına aldılar.
Bu durum seçmenin iradesini yok saymaktır.
Cumhurbaşkanı:
“CHP Genel Başkanının, Kadın ve Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı kuracağına, gerçekten millete ve kadınlara bir faydası dokunsun istiyorsa, bakanlık isimlerinden vazgeçsin.
Bunun yerine partisini bir kanser hücresi misali saran yolsuzluk, rüşvet, irtikap, taciz skandallarıyla meşgul olsun.
İlla bir yapı kurmak istiyorsa, tabii yeterli kadro bulabilirse acilen partisi bünyesinde yolsuzluklardan arınma başkanlığı kursun” dedi!
CHP genel başkanı Sn ÖZGÜR ÖZEL’DEN önce hükümet devlet gücünü kullanarak yerine getiriyor.
Konuya “DEVLET ADABI” açısından yaklaşıyorum.
Cumhurbaşkanı makamında oturan şahıs, öncelikle kendisine oy versin veya vermesin,
TBMM’SİNDE ettiği yemine sadık kalarak vatandaşlara saygılı ve eşit davranmak zorunda..
Cumhurbaşkanı hiç kimseye hakaret edemez!
Eğer, insanlara
“Sürtük, Çürük-İblis-
Alçaklar, zalimler’
‘artistlik yapma’,
‘ananı da al git’,
‘Haşhaşiler’,
mezarlık soyguncusu’,
‘sapıklar’,
‘Haddini bil edepsiz kadın’,
‘Aydın müsveddeleri…
“Ben bozkurtla dolaşmıyorum, ben eşrefi mahluk olan insanlarla dolaşıyorum.
İnanıyorum ki hayvanın bizim dinimizde yeri vardır…”
Provokatör-Çapulcu-Haysiyetsiz-Terör Seviciler-
Müptezel-Alçak-Cibilliyetsiz” gibi edep dışı sözlerle hakaret ediyorsa, “DEVLET ADAMI SIFATINI” temsil eden şahsiyete yakışmaz.
CB Erdoğan’ın; Hırsızlık-Yolsuzlukla suçladığı yöneticiler.
Sn.Ekrem İMAMOGLU ve ilçe belediye başkanları.
İstanbul Cumhuriyet baş savcısı Akın GÜRLEK’İN hazırlayıp yarğıya teslim ettiği iddanamesine yarğı önünde hesap veriyorlar.
Şu ana kadar haklarında kesinleşmiş bir mahkeme kararı var mı?
Yok!
O zaman devlet adamı susacak ve yargılamanın sonucunu bekleyecek..
Bahçeli’nin bir zamanlar ERDOĞAN’ı 17/25 Aralık Hırsızlık-Rüşvet- Soygun olayları suçladı.
Şimdi o da geçmişte AKP ve AKP genel başkanı ERDOĞAN’a söylediklerini unuttu;
CHP’yi yolsuzluk yapmakla suçluyor.
BAHÇELİ’nin suçladığı 17/25 de yolsuzluk yapanlar,
Yargıda hesap vermeden sokaklarda elini kolunu sallayarak geziyor.
Bakara makara diyen Büyükelçi yapıldı.
ERDOĞAN’A kimse kızmasın ve eleştirmesin..
19.Agustos.2010 tarihinde
“YA TARAF OLURSUN, YA BERTARAF”
Peki “Bitaraf olan Bertaraf olur” ne demek?
“bertaraf”ın lügat anlamı“İmha olmak”, “tasfiye olmak”..
Adam benim partimden olmayanın yaşama hakkı yok, imha olur diye seneler önce söylemiş.
Günün sözü:
“Bir ülkede ADALET yoksa.
Yasalar güçlünün sopasıdır.”
Türkiye de uygulama budur.