Türkiye Cumhuriyeti  Bölgemiz Ortadoğu!

Türkiye Cumhuriyeti  Bölgemiz Ortadoğu!
Yayınlama: 07.01.2025
Düzenleme: 07.01.2025 01:41
81
A+
A-

Türkiye Cumhuriyeti  Bölgemiz Ortadoğu!

Bizde bu doğrultuda çevremizdeki çalkantılara, siyasi evrilmelere gelişmelere bir göz atarak  siyasi bir analiz yapmaya çalışarak, orta doğuda ülkemizin jeopolitiğini değerlendirme altına alarak, değerlendirmelerimizi öngörülerimizi  siz değerli okurlarımıza yorumlamaya çalıştık.

Akp tarafından Türkiye’nin durumu uygun hale getirildi.
Amerika süreci yeniden revize ederek başlattı.
Son günlerdeki gelişmelerin esası, özeti tam da budur…
Her zaman olduğu gibi Devlet Bahçeli, öncü olarak sahaya sürüldü.
Birileri tarafından hazırlanmış  metinler kendisine avazı çıktığı kadar bağıra bağıra Meclis’te okutturuldu.
Düşünme, karar verme yetisini kaybettiğine  inandığım yaşta olduğunu düşündüğüm Bahçeli siyasetten el çektirilmeli.
AKP’nin şimdilik, geride konumlanması gerekiyordu AKP’ye oy verenler zaten çantada keklikti.
Reis buyurur, onlar yapardı.
MHP her hangi bir durumu kabul etmeden, iktidar hiç bir şey yapamazdı.
Sistem böyle kurgulanmış; böyle plan projelendirilmiş böyle geliştirilmişti.
“Ilımlı İslam” ile “Ilımlı Milliyetçilik” yol arkadaşlığı yapıyordu artık..
Ayrılmaz biçimde bir araya getirilmişti, hatta yanlarına HÜDAPAR, BBP gibi küçük piyon ortaklarda alarak 
Reis, bir anlamda MHP’lilerin de küçük ortakların da lideri yapılmıştı.
AKP, MHP, HÜDAPAR, BBP  bilgilendirilerek, DEM’lileri İmralı’ya gönderler, Apo iti ile buluştular.
 DEM Parti Şimdi, partileri dolaşma süreci siyasi muhalefet ve iktidara  bilgilendirme aktarmaya başladılar.
İlk ziyareti; ilk adımı TBMM’de naralarla haykıran Bahçeli’ye  iadei ziyareti MHP’ye yaparak nezaket gösterdiler.
Apo iti Meclis’e gelmeden böylece, Bahçeli’ye selamı ve Meclis’e mesajı ulaşmış oldu.
AKP’yi sonraya bıraktılar, tv izlemişsiniz, görmüşsünüzdür…
Gülücükler, karşılıklı iltifatlar sanki bir evden bir başka akraba evine ziyarete gittiler.
DEM’li konuklarını Bahçeli ekibiyle  kapıda karşıladı, ne kadar mutluydular değil mi sarmaş dolaş.
Bahçeliye  kehribar tespih bile hediye ettiler.

Saygı değer Türk toplumu durum; AKP  ABD tarafından verilmiş görev  planına hazırlanmak amacıyla yapılan politik emperyalist görevden ibarettir.
“Bakın işte, çözümün adresi Meclis sakınca yoktur” algısını güçlendirmeye yönelik “Piar” ve kamuoyu algı çalışmasıdır.

Bakın buradan, altını kalın çizgi ile çizerek söylüyorum, devşirilmiş elemanlar, ABD’nin bu yazdığı senaryodaki rollerini gayet te iyi oynuyorlar…
Bence DEM, terör örgütü PKK nın uzantısı bir partisidir.
Bu partinin milletvekillerinin, belediye başkanlarının, yöneticilerinin tamamına yakını, PKK militanlarıdır.
Buna dair binlerce örnek vermek mümkündür.
DEM’e oy veren vatandaşların ezici çoğunluğu, bu partiye oy vermekle birlikte, kesinlikle tamamı PKK’nın çizgisinde değildirler.
Kürt kökenli vatandaşlarımızın ve DEM’e oy vermelerin nedenleri, bu yazımızın konusu tabi ki değil.
Gerek duyarsam başka, o konuyu da kendi baktığım penceremden, kendi bakışıma göre düşüncelerimi yazarım.
“Kürt Sorunu vardır diyerek, bir taraflarını yırtan” herkese sormak isterim; Sahi Kürt Sorunu nedir?

Kürt  sorunu diyerek asıl meramınız, yapmak istediğiniz,   veya ne amaçlıyorsunuz şu içinizdeki pis kokularınızı dışarı çıkartın, gerçek fikrinizi anlayalım!
Sözüm ona sözde Kürt sorunun ve çözümün, ne olduğunu açıkça beyan etmeyen her siyasetçi, gaflet, delalet hatta ihanet içindedir.
Hani profillerine Atatürk resmi koymuş, kendilerini cumhuriyetçi, sosyal demokrat, ilerici, hümanist olarak gören, yada Mustafa Kemal Atatürk’ün resminin arkasına gizlenen beyinleri bulaşık süngerine dönmüş hainlerin istekleri dir, Farzı mahal; PKK’lılarla birlikte bu günkü istekleri anadilde eğitim, tercihli değil de anayasal olarak, yerine getirilmiş olsun, Kürt Sorunu çözülmüş mü olacak mıdır?
PKK’nın terör piçleri silah  bırakarak Türk adaletine teslim olacaklar mı?
Türkiye’deki Terör sona mı erecektir?
Elbette hayır…
Sadece ilk adım, Sadece ulus devletin altına bir dinamit, bir imha bombası koyulmuş  olacaktır.
“Kürt sorunu” yaygarası, ilk verilen tavizden cesaret bularak, daha da hız kazanacaktır.
Bu defa: “Eşit yurttaşlık Anayasa’da yer alsın, yerel özerklik olmalıdır, Anayasa’dan Türk kavramları çıkarılsın” şartları ileri sürülecektir…
İstekler kabul edilse bile, talepler burada duracak mıdır, asla durmayacaktır.
Başka bir safhaya geçilecek, bitmeyen talepler ard arda sıralanmaya devam edecektir.
“Kürdistan bölgesi sınırları belirlenmeden, Türkiye Cumhuriyeti misaki milli sınırlarımızın içinde bir Kürt federe devletçiği kurulmadan, Kürt sorunu, asla çözülmez” denilmeye başlanacaktır.
Yani yeni istekler, yeni gerekçeler, yeni dayatmalar sıralanacaktır, işin doğası böyledir.

TC bu uslanmaz iflah olmaz  ülke düşmanlarına 1984 yılından beridir  PKK terör örgütünün ilk kanlı eyleminden bu güne gelen süreçte PKK  tarafından verilen silahlı mücadele sonucu alındığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yenildiği, Kürt bağımsızlık hareketinin  kazanıldığı savaş olarak söylenecektir.
Lafı uzatmanın anlamı yoktur.
Apo, iti Kandil, PKK, DEM’e; Bunların peşine takılmış Emperyalist zibidi piçlere  göre, Kürt sorunu olarak kurgulanan oyunun tek amacı vardır; O da ayrı bir devlet kurdurmaktır, sözde uydu bir Kürt devleti ancak ABD’nin emellerine Bop Hayali kuran İsrail’e hizmet etmektir.

Türkiye’nin bölünmesi sosyolojik bakımdan olası değildir, Türk halkı, birlikte yaşama kültürünü yakalamış, Kürt’üyle Laz’ı Çerkez’i Abazya’sı ile tek vücut olmuş, tek yumruk olmuş, üstten aşağı benden olmuş, insan formu kaynaşmış bir toplumdur.
Tüm etnik yapılar birbirleriyle akraba olmuşlardır, kimi kimden ayıracaksınız bu toplum et ve tırnak gibidir?
Türkiye’yi parçalama planı, geçmişi olan dış dayatmadır.
Bu dayatmanın işbirlikçileri, “Kürt Sorunu” tellalı  olan ayrılık oto serpiştirmek isteyen siyasetçilerdir.

Ey siyasetçiler sözüm sizlere; Ne yaparsanız yapın PKK silah bırakmayacaktır, belki taktiksel ara verişler, olabilir ancak bu kanlı eylemler zaman zaman ara verilmiş ise de  gerçeği asla değiştiremeyecek en küçük bir kıvılcımda bıraktıkları yerden devam edecektir.
Terör konusunda muhatabımız bellidir, Emperyal ve küresel işbirlikçiler ve onların uzaktan kumandalı piyonları.

ABD istemezse, ülkemizde mantar tabancası dahi patlamaz, “Kürt sorunu” üç-beş etnik ırkçının ütopik rüyaları olarak kalır ancak…

Amerika’ya göbekten bağlı olmayan bir yönetim, oturup Amerika ile sorunu konuşur ve çözer.
Türkiye’nin stratejik konumu çok değerlidir, yeter ki Türkiye, Türkiye’den Türk vatan severler tarafından yönetilsin.

Hiç kimse BOP’a hizmet edecek boş hayale kapılmasın, …
Türk Milleti, başka ülkelerden talimat alan  siyasetçilerin kulu kölesi asla değildir.
Meclis’te temsil edilen bir kaç partinin esiri hiç değildir.
Anayasa nın 6. Maddesi aynen şöyledir: “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ  MİLLETİNDİR!

Kaynak: haberasi.com

''Haberasi Basın & Yayın, Genel Kordinatörü''..
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.