Tuncay Cengiz Ya yetkinizi gereği gibi kullanın ya da bırakın biz gereğini yapalım. Ya devlet başa ya kuzgun leşe

Tuncay Cengiz Ya yetkinizi gereği gibi kullanın ya da bırakın biz gereğini yapalım.  Ya devlet başa ya kuzgun leşe
Yayınlama: 08.08.2024
63
A+
A-

 

Bugün, Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanlarımıza yapılan haksızlıkları, hak gasplarını ve taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

2024 yılındayız, ancak, taş devrini yaşıyoruz. Halen taş devrindeki gibi açlık, barınma ve ulaşım sorunu yaşıyoruz.

Biz devlet memurları, devlete ve millete sadakatle hizmetten başka kime ne yaptık ki bu yokluğa ve yoksulluğa reva görüldük?

Sözde yetkili konfederasyon ve sendikalar var. Yedi ayrı toplu sözleşme geçmiş, yan gelip yatmış. Sonuç yokluk ve yoksulluk…

Geçinemiyoruz, emekli olamıyoruz. Ne üstüne alınan var ne de utanan…

Meclis dört kilometrelik mesafede dururken, adamlar Bolu’dan Ankara’ya yürüyerek hak aradıklarını zannediyorlar. Pusulası şaşmış bunların, ne yaptıklarını bilmiyorlar.

Artık yeter diyoruz.

Ya yetkinizi gereği gibi kullanın ya da bırakın biz gereğini yapalım.

Ya devlet başa ya kuzgun leşe

Öncelikle, Sosyal Güvenlik Kurumunda halihazırda yaşanan servis sorunundan bahsetmek istiyorum.

Kamuda tasarruf da şarttır. Ancak, ulaşım temel bir insan hakkıdır.

Ancak, o kadar savurganlık, lüks ve şatafat varken, memurun servisini kaldırarak tasarrufa başlamak akıl tutulmasıdır.

Özellikle, iş yoğunluğu oldukça fazla olan Sosyal Güvenlik Kurumu personelinin mesaiye geliş ve gidişini için çözüm bulmak yerine servis ihalelerinin iptal edilmesi ve servislerin kaldırılması, çözüm olarak merkez birimlerine toplu taşıma kartı verilerek personelin mağdur edilmesi, toplu taşıma kartında dahi taşra memurlarının yok sayılması personele verilen değerin göstergesidir.

Bu ilk değildir. Yok sayılmalar, değersizleştirmeler, yetkili konfederasyonun katıldığı son beş toplu sözleşmenin ruhunda vardır. Ayıptır, yazıktır.

Değerli Arkadaşlarım, unutmayın Sosyal Güvenlik Kurumu personeli yalnız değildir. Kamu Birliği Konfederasyonu ve SAVDES-SEN her daim yanı başınızdadır.

Desteğimizin en bariz göstergesi tasarruf genelgesinin iptali yönünde Danıştayda açtığımız davalardır. “Mesaiye bir saat geç başlama” eylem kararımızdır.

 

Sorunlar çözülmezse, tepkimiz ve eylemlerimiz artarak devam edecektir.

İlgilileri uyarıyoruz.

Servislerimizi yeniden istiyoruz. “Servisime dokunmayın, memurun onuru ile oynamayın” diyoruz.

Sosyal Güvenlik Kurumunda, dertler bunlarla da bitmiyor, maalesef…

2011 yılında, eşit işe eşit ücret politikası adı altında çıkarılan 666 sayılı KHK ile Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline yılda iki defa ödenen ikramiye kaldırılıyor. İlk hak gaspı başlıyor.

Bu da yetmiyor, personele yapılan performans ücreti, katkı payı, ek ödeme ve vekalet ücreti gibi ödemeler ya iptal ediliyor ya da düşürülüyor. Ayrı bir gasp daha yaşanıyor.

Şimdiler de birçok il ve ilçede öğle yemeği çıkarılmıyor, birçok il ve ilçede ise fahiş fiyatlarla yemek çıkarılıyor. Böylelikle hak gaspları artarak devam ediyor.

İş yoğunluğuna rağmen yaşanan personel eksikliği, hizmet binaları ve bürolardaki fiziki koşulların yetersizliği, liyakatsiz atama ve görevlendirmeler, komik seviyelerde ödenen giyim yardımı ve fazla çalışma ücreti de tüm bunların cabası oluyor…

Onurumuzun yanında, ekmeğimizle ve geleceğimizle de oynanıyor.

bu zulüm değil de nedir?

Bu gasp ve zulmün vebalinin sahibi yetkili konfederasyon, üstlendiği vebalin hesabını nerede verecektir?

Değiştirmenin ve hesap sormanın vakti gelmemiş midir?

Artık dur, ekmeğime ve geleceğime dokunma diyoruz.

“Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.”

“Alma memurun ahını çıkar aheste aheste.”

 

Artık bıçak kemiğe dayanmış, söz bitmiştir. Süregelen mağduriyetlerin giderilmesi ve nimet külfet dengesinin sağlanması amacıyla, zulüm son bulmalı, gasp edilen haklar iade edilmelidir.

Bu kapsamda;

• Öncelikle, 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiyeler ile havuz parası yeniden ödenmelidir.

• Sosyal Güvenlik Kurumu personeline ilave olarak “Sosyal Güvenlik Tazminatı” verilmeli, ücretler yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalıdır.

• Kurum içinden atama yapılabilecek şekilde “Sosyal Güvenlik Hizmetleri Uzmanı ve Uzman Yardımcısı” kariyer kadrosu ihdas edilerek, personele atanma imkânı verilmelidir.

• Personel eksikliği giderilmeli, binaların fiziki koşulları iyileştirilmelidir.

• 3600 ek gösterge adaletsizliği giderilmeli, birinci dereceye gelmiş tüm memurlara kadro ve sınıf ayırımı yapılmaksızın 3600 ek gösterge verilmelidir.

• Sosyal Güvenlik Kurumu Personeline, “ücretsiz öğle yemeği” verilmeli veya tayin bedeli olarak 22 günlük öğle yemek maliyeti maaşlar ile birlikte topluca ödenmelidir.

• Müdür ve Müdür Yardımcısı personele yetki ve sorumlulukları çerçevesinde “Makam ve Görev Tazminatı” verilmelidir.

• Teknik Hizmetler Sınıfında “Programcı” ve “Çözümleyici” ünvanlı kadrolarda görev yapan bilişim çalışanları, “bilişim uzmanı ve uzman yardımcısı” kariyer kadroları altında toplanmalı ve mali hakları iyileştirilmelidir.

• Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları iki yılda bir düzenli olarak ÖSYM tarafından yapılmalı, mülakatlar kaldırılmalı, liyakatsiz atamalar engellenmeli, sürgünler ve geçici görevlendirmeler son bulmalıdır.

Saygıdeğer Genel Başkanım, Değerli Basın Mensupları ve Kıymetli Arkadaşlarım;

Görüldüğü üzere hak gaspları, yok sayılmalar ve yaşanan mağduriyet ayan beyan ortadadır. Çözüm bellidir.

Kamu Birliği Konfederasyonu ve SAVDES-SEN olarak, “Artık yeter, söz memurun” diyoruz.

“Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli yalnız değildir, her daim yanlarındayız.” diyoruz.

“Üyelerimizden aldığımız güçle çözüm için biz varız, hazırız, sözümüz söz.” diyoruz. Onurumuza, ekmeğimize ve geleceğimize birlikte sahip çıkıyoruz

Ya yetkinizi gereği gibi kullanın ya da bırakın biz gereğini yapalım.

Ya devlet başa ya kuzgun leşe

 

Asuman Yaşar Haberasi imtiyaz sahibi
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.