En sağdan en sola kadar herkes belli değerler üzerinde ittifak ederdi.
Anadolu’nun hemen her yerinde mitingler izledim.
Hırsızlar, arsızlar, madrabazlar, hokkabazlar yerden yere vurulurdu.
Kalabalıklardan bir alkış tufanı yükselirdi.
Seçmen de hırsızlıklara, vurgunculara diş bilerdi.
Adı hırsızlık ve yolsuzluklarla anılan kişiler bir daha bellerini doğrultamazdı.
Hele hele bu tür suçlamalardan dolayı Yüce Divan’da yargılanan siyasiler, ailelerinin dışında kimseyi yanlarında bulamazlardı..
Doğruydu ve olması gereken bir tavırdı bu!
Toplum öylesine hassastı ki yolsuzluklar konusunda…
İtalya’da mafya ve siyasi vurgunlara karşı Temiz Eller Operasyonu başlatıldığında,
“Türkiye, Savcı Di Pietro’nun arkasında yer almıştı.”
İtalya’da da soruşturmalar sırasında intihar edenler olmuştu.
Türkiyede Ergenekon davalarında hakslz tutuklamalar sonucu intihar edenler oldu.
Yaşı altmış’ın üzerinde olanlar hatırlar.
İstanbul’da İSKİ Skandalı patladığında, Genel Müdür Ergün Göknel tek başına kalmıştı.
Kendi partisi CHP bile dışlamıştı O’nu.
Türkiye böyleydik.!
***
Bugün ise durum çok farklı: Evrildik çevrildik, bambaşka bir noktaya geldik.
Dünkü hassasiyetler tamamen kayboldu.
“ÇALIYORLAR AMA ÇALIŞIYORLARI“
Hırsızlığını bu millete kabullendirdiler.
17 /25 aralık yolsuzluk ve vurgun zanlılarını ilahlaştıranlar.
Onlara övgüler düzüp, peşlerinden koşanlarla dolu etrafımızda.
Toplumun da siyasetçinin de hassasiyetleri törpülendi, hatta yok oldu.
Bazı köşe yazarları kalemler.
Kendi siyasî hırsızları ve kamu malına zarar verenleri gündeminde yok sayıp göz ardı edenler.
Mesela bazı yandaş ve yoldaş müslüman görünümlü köşe yazarı kalemler.
TV baykuşları.
CHP olunca işi gücü bıraktılar.
İddiname orta yokken kalem ve konuşmalarıyla kin ve nefret kusmaya başladılar.
CHP’li Esenler belediye başkanı Prof.Dr Ahmet ÖZER bir yıl tutuklandı.
Mahkeme sonucu berat oldu.
Öyle bir noktaya geldik ki…
Dün toplumun özlem duyduğu savcılara, hakimlere kısaca adalete güven duygusu kalmadı.
Dün Savcı Zekerya ÖZ’E zırhlı makam aracını verenler.
Savcı Zekeriya ÖZ’ün heykelini dikenler.
Bugün nefretle anıp arıyor, bulamıyor.
Bugün İstanbul baş savcısı Akın GÜRLEK CHP’li belediyeleri suç üstü yapttığı için birilerinin göz bebeği
Birileri tarafından tu-kaka ilan ediliyor, yerden yere vuruluyor.
.
Yargı ve yargı mensupları yaylım ateşine tutuluyor…
Değerler yıprandı, Sokaktaki vatandaşlar, TBMM’SİNDEKi milletvekilleri kutuplaştı , siyaset kirlendi.
Artık bambaşka insanlar olduk adeta. İçimizde değişik tipler türedi ve “Olmuşsa olmuş, yapmışsa bizim adam yapmış” tavrı dört bir yanı sardı.
Çürüme kelimesi belki ağır olabilir. Devlet kurumlarında bozulma güven olmadığı kesin.
Bu böyle devam etmez ve edemez de.
Hukukun üstülüğü, Lüks adalet saraylarındaki yarğı mensupları sayesetten arınıp,
Hukukun emri dogrultusunda karar verirlerse.
TÜRKİYE de o zaman adalete güven memlekete huzur gelir.
İbadet yapanın, eda eden sevabı kendine vardır.
Adaletin tüm insanlığa faydası vardır.
Muhakkak Allah, adalet ve ihsanla emreder.” (Nahl suresi, 16/90)
Bir saatlik adalet yetmiş yıllık ibadetten faziletlidir.
(Hz.Muhammed)