“TEKNOLOJİK SAVAŞLAR KADAR ETKİLİ TARIM”

“TEKNOLOJİK SAVAŞLAR KADAR ETKİLİ TARIM”
Yayınlama: 17.02.2026
40
A+
A-
Atatürk gibi tarıma önem verilmeli.
Yoksa tarım geleceğimiz yok olur.
Bitkisel Üretimin Islahı ve Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar
Köylünün üretimini artırıp refah düzeyini yükseltebilmesi için ileri tarım tekniğinin öğretilmesi, tarlasına ve bahçesine ekip diktiği tohum ve fidelerin ıslah edilmiş verimi yüksek cinsler olması gerekir.
ATATÜRK,
1 Mart 1922’de Meclis’i açış konuşmasında çiftçinin refahını artırmak için tarımın ıslahı konusunda yapılması gerekenleri şu sözleriyle ifade etmiştir:
Türkiye’nin sahibi hakikisi ve efendisi, hakiki müstahsil olan köylüdür.
O halde, herkesten daha çok refah, saadet ve servete müstahak ve lâyık olan köylüdür. 
 
Milletin çiftçilikteki mesaisini asri tedabir-i iktisadiye ile haddi âzamiye isal etmeliyiz.”
Tarla tarımında ıslah, üç aşamada örgütlenmeyi gerektirmiştir.”
Birinci aşama:
İslah ve deneme istasyonlarında ya yeni bitki türleri bulunacak ya da ıslah edilecekti.
İkinci aşama: 
Deneme istasyonlarında bulunan türün en uygun yetiştirme tekniği araştırılacak ve köylüye tanıtılacak,
Üçüncü sşama
 Oluşturan üretme çiftliklerinde, ıslah edilen tohumlar yeterli miktarlarda yetiştirilerek köylüye dağıtılacaktı
Cumhuriyet hükümetleri köylünün elindeki tohumların ıslah edilerek üretiminin artırılabilmesi için değişik tarihlerde Ziraat Vekâleti’nin bu konulardaki yetkilerini genişleten kanunlar çıkarmışlardır.
Stratejik öneme haiz tarım mahsulleri, global düzende ülkelerin geleceğinde rol oynamaktadır.
Bu sebeple, IMF ve Dünya Bankası talimatları gelişmekte olan ülkelere, vereceği kredilerin karşılığında ağır tarım kotaları getirmektedir.
Bugün bu talimatlar ile Türkiye tütünden buğdaya, şeker pancarından çaya her kalemde ciddi kotalar uygular hale gelmiştir.
Türkiye, AB’nin ve ABD’nin tarım ürünleri için büyük bir pazar haline getirilmiştir.
Bu tabloda, her gün TV ekranlarında ürününü satamamaktan şikâyet edenler eksik olmamakta, ürünlerini sokağa denize dökenler boy göstermektedir.
İYİ parti: ürüne pazar garantisi vermeli ürünün toprağa atılmasından altı ay önce avans garantisi,  ürünü devlet garantisinde almayı taahhüt etmelidir
Köylere yaptığımız ziyaretlerde mazotun pahalılığından, ürünün para etmemesinden yakınanların sandıklarından yüzde 70-80 Ak Parti oyu çıktı.
Öyleyse kabahat hükümette değil, kendisine hiçbir şeyi vaat etmeyeni seçen çiftçidedir.
Bu şartlarda çiftçinin şikâyete hakkı yoktur.
Kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri olan Türkiye, bugün en temel tarım ürünlerini dahi dışarıdan ithal eder hale gelmiştir.
Uygulanan kapitalist sistem değişmediği sürece bu tablo daha da ağırlaşacaktır.
 “eğer bu düzeni kabul ederseniz, öyle bir an gelecek ki, elinizden başka bir iş gelmediği halde tarım yapmaktan vazgeçecek, topraklarınızı satacaksınız” diye köylüyü uyarmak gerekir.
Toprakların satışı, çiftçilikten ekmeğini kazanları daha da aç bırakmaktan başka bir netice getirmeyecektir.
AKP, CHP, MHP’nin ve gerekse de diğer partilerin Türk tarımına ve köylüsüne vereceği hiçbir şey yoktur.
Sadece İYİ PARTİ  AB’ye ve kapitalist düzenin bu ezici baskısına “hayır” demektedir.
Türk tarımına projesi ve tezi ile çözüm sunan tek parti
İYİ PARTİDİR
Onun için tarım köylüsünün yüzü sadece İYİ PARTİ  ile güler, cebi para görür ve karnı doyar.
Bu hakikati kimsenin unutmaması gerekir.
Tarım köylüsüne düşen vazife,
İYİ Parti etrafında birleşmeleri

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.