CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Ali Abbas Ertürk ile partinin
Aksaray il binasında ortak basın açıklaması yaptı.
(CHP) Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili Akdoğan, AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşinin fakirlik belgesi almasına ilişkin davayı gören hakimin duruşmada dosyada harç ödendiğine ilişkin makbuz bulunmadığını söylediğini anlatarak, “Altınsoy’un kızı diyor ki, ‘Efendim belge sunduk’.

Umut Akdoğan
Hakim kızına diyor ki, ”Sen milletvekilinin kızı değil misin;?” ”Evet.”
”Müvekkilin annen değil mi?” ”Evet.”
”O halde müvekkilin milletvekilinin eşi, öyle mi?;” ”Evet.”
Hakim devam ediyor, ”Hiç utanmıyor musunuz bunu yapmaya? İnsanlar bu dava harcını yatırabilmek için akrabasından borç alıyor, altın bozduruyor. Siz utanmıyor musunuz?
Ve neticesinde konu gündeme geliyor, açıklamasını yaptı.
Akdoğan, dört gündür Aksaray’ın güzellikleriyle, zenginlikleriyle, stratejik konumuyla değil; bir milletvekiliyle Türkiye’nin gündeminde olduğunu söyledi. “Aslında milletvekili olup biteni kabul ettikten sonra ‘Kusura bakmayın, özür diliyorum; bir hata oldu, benim de kabahatim var ama hepimiz insanız, hatasız kul olmaz’ deseydi, biz kendisini hukuka ve kamuoyunun vicdanına bırakacaktık. Fakat yaptığı açıklamanın sonuna baktığımızda kabahatiyle oturmayıp haddini aştığını gördük” diyen Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim arkadaşlarımız, yol arkadaşlarımız, cumhurbaşkanı adayımız, suçsuz günahsız insanlarımız maalesef Silivri’de cezaevinde. Kabahatiyle oturmayan Aksaray milletvekili ‘İstanbul’u konuşalım’ diyor. Konuşalım. Aksaray’ı daha fazla konuşmaya devam edeceğiz. İstanbul’u da konuşalım. ‘Uşak’ı konuşalım’ diyor. İhraç etmişiz, partide kapının önüne koymuşuz; neyini konuşalım? ‘Antalya’yı konuşalım’ diyor. İftiracılığa zorladığınız arkadaşlarımızın eşini, kızını, çocuğunu belli belirsiz saatlerde alıp götürdüğünüzü mü, mal varlıklarına el koyduğunuzu mu, cep telefonlarındaki mahrem görüntüleri yayınladığınızı mı, bir yıl boyunca iftiracı olmaya zorladığınızı mı konuşalım? Bizim hassas olduğumuz noktalar var. CHP kuruluşundan bugüne kadar parayla pulla, akçeli işlerle yan yana getirilmedi, getirilemez. Getirilmek istenirse biz buna karşı çıkarız.”
‘EŞİ BİLİYOR, KIZI BİLİYOR; KENDİSİ BİLMİYORMUŞ’
Altınsoy’un partisini itham ederken “beş kere, on kere düşünmesi gerektiğini” söyleyen Akdoğan, şunları kaydetti:
“Türkiye birkaç gündür şunu merak ediyor, ‘Bu milletvekili kaç para vermekten imtina ediyormuş?’ Söyleyelim. 27 Nisan 2026 günü bir duruşma başlıyor. Hani milletvekili diyor ya ‘Benim haberim yoktu’ diye… Külliyen yalan. Fakirlik belgesini alan eşi; bu belgeyi dosyaya koyan avukat olan kızı. Eşi biliyor, kızı biliyor; kendisi bilmiyormuş. Yalan. Kızı avukat olarak duruşma salonuna giriyor. Hakim diyor ki, ‘Bu dosyada harç ödendiğine dair makbuz yok.’ Kızı diyor ki, ‘Efendim belge sunduk.’ Hakim soruyor, ‘Ne belgesi sundunuz?’ ‘Fakirlik ilmühaberi sunduk.’ Hakim diyor ki, ‘Sen milletvekilinin kızı değil misin?’ ‘Evet.’ ‘Müvekkilin annen değil mi?’ ‘Evet.’ ‘O halde müvekkilin milletvekilinin eşi, öyle mi?’ ‘Evet.’ Hakim devam ediyor, ‘Hiç utanmıyor musunuz bunu yapmaya? İnsanlar bu dava harcını yatırabilmek için akrabasından borç alıyor, altın bozduruyor. Siz utanmıyor musunuz?’ Ve neticesinde konu gündeme geliyor.
Milletvekilinin karısı beş kardeş. Bu beş kardeşin dördü, erkek kardeşlerine malları bölüşmek için dava açacak. Mallar Ulukışla’da yedi parça tarla, toplam 162 dönüm. Ayrıca 5 daire ve 1 dükkân. Güncel piyasa değeri 56 milyon 600 bin lira. Mahkemeye yatırılması gereken kısmi harç 304 bin 705 lira. Bunu dört kişi yatıracak. Milletvekilinin payına düşen 76 bin 176 lira. 76 bin lira için bir milletvekilinin düştüğü duruma bakınız. Dört kız kardeşin üçü fakirlik ilmühaberi alacak ekonomik durumdaysa, bu ne demek? Üzerinde malı mülkü olmayacak, asgari ücretin üçte birinden az geliri olacak. Eğer devlet dört kız kardeşin üçüne ‘fakirsin’ diyorsa, sen iktidar partisi milletvekili olarak bunu da düşünmek zorundasın.”
Akdoğan, AKP’li Milletvekili Altınsoy’un mali müşavir olduğunu, eşini kendi bürosunda sigortalı gösterdiğini anlatarak, “Hem aktif maaşın var hem emekli maaşın var. Kızın avukat, lüks bir ofisi var. O zaman şunu diyen yok mu, ‘Hanım kızım, etmeyin tutmayın. Teyzeleriniz bu belgeyi almak zorunda olsa da önemli değil; bizim gelirimiz var. Şu 300 bin lirayı yatıralım, siz işinizi görün.’ Zaten görünen o ki 60 milyon liralık mal var. Bölüşüldüğünde her birine 11-13 milyon lira düşecek. Şu bacılarınıza 77 bin lira borç verin de, 13 milyonluk mal düştüğünde size geri versinler. Bu ne biçim fakirliktir ki miras yoluyla 12-13 milyon lira mal üstünüze geçiyor ama siz ‘asgari ücretin üçte birinden az gelirim var’ diyerek fakirlik belgesi alıyorsunuz. Netice itibarıyla bu rezalet 76 bin lira için yapılmıştır. Bütün Türkiye bilsin, 76 bin lira için bu rezalete katlananlar, bu rezaleti kendine hak görenler bu memlekette hiçbir iş yapamaz” diye konuştu.
ALTINSOY’A İSTİFA ÇAĞRISI
AKP Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un istifa etmesi gerektiğini söyleyen Akdoğan, “Eğer ‘Biz AK Parti olarak bu değiliz’ diyorsanız, AK Parti Hüseyin Bey’i ihraç etmelidir. ‘Bizim için çok normal, bizim içimizde 70 bin lira için devleti dolandırabilecek niceleri var’ diyorsanız, o zaman tamam kardeşim; alın, üstlenin bunu. Biz, Türk Hava Kurumu’nun hesaplarında 0,05 lira açık var diye dertlenen İsmet Paşa’nın torunlarıyız. Kimse bizim ahlakımızı, onurumuzu, şerefimizi kantara çıkaramaz” dedi.
Kaynak: www.haberasi.com