“MİLLETVEKİLİ TRANSFERLERİ”

“MİLLETVEKİLİ TRANSFERLERİ”
Yayınlama: 10.01.2026
66
A+
A-
Millet iradesini yok sayan uygulamalar maalesef dur durak bilmeden devam ediyor.
Genel ya da yerel seçimlerde vatandaşlar sandık başına gidiyor ve kendisini temsil edecek vekilleri, belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini seçiyor.
TÜRKİYE’yi yönetenlere allah emrediyor.
Bilirlerse.
Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.
 
 Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.”
***
Burada emanetin yerine getirilmesi, ehline verilmesi ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesi yönündeki emirlerin muhatapları genel olarak bütün insanlar,
Özel olarak müminler ve daha özel olarak da yöneticiler.
Emanet ve adaletten kamu adına sorumlu olan şahıslar ve topluluklardır.
Tarih boyunca insanların huzur ve mutlulukları iki sebeple kazanılmış veya kaybedilmiştir:
Emanet ve adalet.
Emanetler ehline verildiği ve adalete riayet edildiği müddetçe cemiyette huzur ve saadet bulunmuş,
Devletin hizmet makamları da emanettir;
 Bütün bunlar korunacak, muhatap ve ilgililerine teslim edilecek, ne maksatla verilmiş ise ona uygun olarak kullanılacaktır.
Hz. Peygamber “Münafığın üç belirtisi vardır:
1- Konuştuğunda yalan söyler,
2 – Söz verdiğinde yerine getirmez,
3-  Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder”
Hükümedenler,  konuştuklarında ,Allahın emirlerinden, Hz.Ömer’in adaletinden sık sık bahsederler.
Uygulama da ayrımcılık ve adaletsizlik var.
İktidar partisi Belediyelere siyasî baskı yaparak.
Milletvekillerine çeşitli vaadler vererek transferler gerçekleşiyor.
Vatandaş oy verip seçtikleri  vekiller, belediye başkanları ve meclis üyeleri başka partiye transfer olmuş.
Bu transfer olayları milli iradeye büyük bir saygısızlıktır,
Seçmenin oyunu çalmaktır, gasp etmektir.
Yasal olarak yasaklanmalıdır.
Bir vekil eğer seçildiği parti ile bir anlaşmazlık durumu varsa istifa edip bağımsız olarak devam edebilmelidir.
Başka partiye geçerse yasal olarak  milletvekilliği düşürülmeli.
7.Ocak.2026 Çarşamba günü 3 vekil daha AKP’ye transfer oldu.
Neden CHP ve İyi partiye transfer olmadılar?
Transferler CHP, Deva ve Gelecek partilerinden gerçekleşti.
Bu 3 vekil de CHP sıralarından,
CHP seçmeninin helal  oylarıyla Kılıçdaroğlu’nun AKP’ye adeta ikramı oldu.
CHP den istifa edip AKP’ye geçen Mersin milletvekili Hasan Ufuk Çakır.
Ben bu şarlatanı;  adam diye evime misafir olarak alırsam.
Dünyanın en aşağılık insanı olayım.
Bu sözde adam kime selam vereceğini bildiği halde korkudan
ERDOĞAN’a selam çaktı.
ATATÜRK diyemedi.
ATATÜRK le ERDOĞAN’I eşitledi.
ATATÜRK cephelerde savaşarak alın teri ile baş komutan olmuş.
Erdoğan ise yasa gereği baş komutan.
Bu farkı göremeyecek kadar cahil herif.
Bu transferlerle Meclis aritmetiğindeki son durum şöyle oldu:
AKP: 275;
CHP: 138;
DEM Parti: 56;
MHP: 47;
İYİ Parti: 29;
Yeni Yol Grubu: 20;
Bağımsız: 9;
Yeniden Refah Partisi: 4;
Hür Dava Partisi: 4;
Türkiye İşçi Partisi: 3;
Demokratik Bölgeler Partisi: 2; Emek Partisi: 2;
Saadet Partisi: 1;
Demokratik Sol Parti: 1;
Demokrat Parti: 1… Toplam 592.
Hükümetin  gündemi yeni anayasa.  Peki, bu yeni anayasa nasıl olacak?
 2010 referandumuyla yargı nasıl FETÖ’nün kontrolüne girdiyse,
2017 referandumu ile partili cumhurbaşkanlığı sistemiyle erkler tek elde toplanarak demokrasi nasıl rafa kaldırıldı.
Yeni anayasa da!!!
Üniter yapının devre dışı kalacağı, federasyon kapılarının aralanacağı, millet tanımının değişeceği, anadilde eğitim adı altında resmi olarak çok dilin tanımlanacağı bir sürece doğru gideceğiz.
Yeni anayasanın referanduma götürülmesi için 360 vekilin,
Meclis’ten geçirilebilmesi için 400 vekilin onayına ihtiyaç var.
Cumhur İttifakı’nın yani AKP ve MHP’nin oy toplamının 322 olduğu,q 400 oy için 78 vekile ihtiyaç var.
Eğer DEM Parti’nin desteği olmazsa, Meclis’ten direkt geçirmek mümkün değil.
Burada akla Terörsüz Türkiye süreci geliyor.
Terörsüz Türkiye sürecinin ilerlemesi için de teröristbaşı Öcalan’ın, Kandil’in ve sürecin arabuluculuğunu yürüten DEM Parti’nin taleplerinin yerine getirilmesi gerekiyor.
Onlar “demokratik siyaset” adı altında “demokratik konfederalizm” talep ediyorlar, yani özyönetim, özsavunma…
Bu taleplerin karşılanması sonucunda DEM Parti’nin 56 vekili ve Yeni Yol Grubu’nun 20 vekili eklendiğinde toplam 398’e çıkıyor.
Hüdapar’ın 4 vekili ya da Yeniden Refah’ın 4 vekili buna eklendiğinde rahatlıkla 400’ün üzerine çıkılıyor. Bu da yeni anayasanın millete sorulmadan kabul edilmesini mümkün kılıyor.
İktidar bu yıl sonuna kadar Terörsüz Türkiye sürecinin sonuçlanmasını ve yeni anayasanın onaylanmasını hedefliyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir menfaati olmayan,
Son derece zararlı sonuçları öngörülen bu tehlikeli süreçten ve cumhur ittifakından  derhal kurtulmalıyız.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.