Geçmişi Güzel Bir Anı
Terör belasının korkusundan kimsenin gidemediği Çemişkezek’ te ilk kez yapılan ve özel tim eşliğinde sahne aldığım, Festival de tanışmıştım-
CHP Milletvekili rahmetli Kamer GENÇ beyle.
Tanışmamız biraz renkli ve enteresan geçti.
Yanımızda gazeteciler de vardı.
Keban’dan geçerken kendisine Halk sizi CHP milletvekili olarak seçti, DYP de ne işiniz var Sayın vekilim?
Kamer Genç, çok mütevazı esprili bir dille Cevap vererek; “İyi ama sayın BAYKAL beni milletvekili adayı göstermedi ki” dedi.
Ben de “bir insanın duruşu olmalı” diyerek cevapladı”
Ben de sorularıma devam ettim; “Bütün partileri bu anlamda gezecek misiniz?
Terör belasının korkusundan kimsenin gidemediği Çemişkezek’ te ilk kez yapılan ve özel tim eşliğinde sahne aldığım, Festival de tanışmıştım-
CHP Milletvekili rahmetli Kamer GENÇ beyle.
Tanışmamız biraz renkli ve enteresan geçti.
Yanımızda gazeteciler de vardı.
Keban’dan geçerken kendisine Halk sizi CHP milletvekili olarak seçti, DYP de ne işiniz var Sayın vekilim?
Kamer Genç, çok mütevazı esprili bir dille Cevap vererek; “İyi ama sayın BAYKAL beni milletvekili adayı göstermedi ki” dedi.
Ben de “bir insanın duruşu olmalı” diyerek cevapladı”
Ben de sorularıma devam ettim; “Bütün partileri bu anlamda gezecek misiniz?

Siyasi Tartışma koyulaştı.
Gazetecilerin yüzünde muzip bir gülümseme oluştu.
Bana şu cevabı verdi; “Ben Tunceli’liyim”.
“Tunceli’nin yatırımlara ihtiyacı var, bana değil”.
“Bunu hangi partide olursa olsun, oraya hizmet götürebilmek için yaparım” dedi.
“Tunceli’liler beni tanır ve sever.”
“Neyi neden yaptığımı iyi bilirler” diye devam etti..
Ben; “Halk sizi bu kadar seviyorsa bağımsız aday olsaydınız” deyince, kahkaha atarak bak seni bu baraj gölüne atarım, diyerek espriyi patlattı.
Ben de”Güzel bir haber olurum. manşet şöyle olur; Kamer GENÇ le tartıştı, kendisini göl de buldu diye, başlık atarlar” dedi.
Kahkalarla gülüştük.
Festivale gelmişti.
Çağrılmadığı sahneye adını anons ederek davet ettim.
Mikrofonu kendisine bıraktım.
Konuşması bitince istediği bir Türkü olup olmadığını sordum.
‘Havada bulut yok’ Türküsünü istedi.
Daha sonra sahneden aşağı indim.
Türküyü birlikte okuduk.
Kulağına sessizce; “Bağışlandım mı? gazetecilerin önünde yapmamalıydım” dedim.
“Sanatçı politikacıdan özür dilemez”
“Türküler asla boyun eğmez” dedi.
Sözümü geri almadım, sadece belki yeri değildi dedim.
“Ankara ya gittiğinde, Halka hizmet etmemin, yatırım götürmek, sesini duyurmak istememin nedenini iyi düşün yeter” dedi…
Şimdi anlıyorum ki o tek başına muhalefet partisiydi.
Nerede olursa olsun iyi bir muhalifti..
Arkasından bir Fatiha okudum.
Beni duyuyorsa, başımı saygıyla eğerek özür diliyorum.
Evet kendi adıma.
Türkülerin boyun eymediğini iyi bilerek.
Nur içinde yat sayın Milletvekilim Kamer GENÇ
Mekanın cennet olsun
Şimdiki siyasetçiler mi?
Sanatı, sanatçıyı soytarı yapma peşindeler.
Ya da sindirip, korkutup susturmak.
Başarabilirler mi?
Kaynak: www.haberasi.com