Ankara,
17°C
açık
Atatürk, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Kuvvet birdir ve o, milletindir” diyordu.Atatürk 1929’da şöyle söylüyordu: “Milli egemenlik öyle bir ışıktır ki onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur.Milletlerin tutsaklığı üzerine kurulmuş olan kurumlar, her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar.”Egemenlik; “ADALET” olmayan ülkede, olur mu?Egemenlik kayıtsız şartsiz iktidarın elindeki yargınındır.Artık seçilmişlerin görevden alınması, hapse atılması olağan bir olay olarak kabul ediliyor.Kuşkusuz bu durum “milli irade, halk iradesi” kavramlarına tamamen aykırıdır.★★2024 yerel seçimlerinde ana muhalefet CHP başarılı sonuçlar aldı. :“Türkiye nüfusunun yüzde 60’ının yaşadığı, GSYH’nin yüzde 80’ini üreten bir alan” ana muhalefet partisinin eline geçmişti.AKP iktidarı 2024 sonbaharından itibaren halk iradesini hiçe sayan bir politika uygulamaya başladı.Esenyurt’ta başlayan, ardından 19.Mart 2025’ten itibaren İBB’yi hedef alan, “milli irade” kuramını hiçe sayan bir politika ısrarla uygulanmaya başlandı.★★İstanbul’da 15 seçilmiş belediye başkanı görevden uzaklaştırıldı.İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 500 günü aşkın süredir Silivri’de tutuklu.9 belediye başkanı CHP’den AKP’ye transfer oldu.Üç kadın belediye başkanı; AKP’ye geçtiler.İhale de, yolsuzluk ve irtikap yapmışsa transfer ederek aklamakBüyük bir ahlaksızlık ve millî irade gaspıdır.★★Milyonlarca insanın kanına giren, hakkına hukukuna tecavüz eden insanımsı varlıklar zerre kadar hicap duymaz..Göz göre göre, kul hakkı yemekten utanmıyorlar,Hicabından gün kızarır, ay kızarır da arsızların ve hırsızların yüzleri asla kızarmaz.Yedikleri kul haklarından ötürü, çöktükleri kamu kaynaklarından dolayı zerre kadar yüzleri kızarmayan, kıl kadar hicap duymayan arsızların ve hırsızların faturasını Türk millet olarak biz ödüyoruz..AKP hırsızları aklama partisi olmamalı.!!Her türlü yolsuzluğu yap AKP’ye geç aklan ne alaaaa…★★ÜSKÜDAR OLAYISinem DEDETAŞ yerel seçimde AKP’li aday Hilmi Türkmen’i 23 bin 791 oyla geçerek belediye başkanı seçilmişti. cezaevine konuldu.5 Ağustos’ta yapılan başkanvekili seçiminde:CHP’li Sibel Tan Çetinkaya,AKP’li aday Dündar Ziya Gültekin’i 18’e karşı 22 oyla geçerek başkanvekilliğini kazanmıştı.★★AKP bu yenilğiyi içinen sindiremedi yargı devreye sokuldu ve o seçim jet hızıyla iptal ettirildi.Sonrası!!!Dört CHP’li meclis üyesini baskılar sonucu AKP’ye geçti.CHP’li Cansu Çelik ile Ekrem Baki tutuklandı,Mithat Özdemir gözaltına alındı. Sonra serbest bırakıldı ama oy kullandırılmadı.Transferler de yapıldı. Sonuçta daha önce seçimleri kazanmış olan Çetinkaya’nın oyları 28’den 19’a düştü.8.Eylül.2026 da yapılan seçimdeAKP’li Dündar Ziya Gültekin 23 oyla Üsküdar belediye makam koltuğuna oturtuldu.★★Yeni parti İstanbul il başkanı Özgür ÇELİK’İN dediği gibi “seçimi AKP kazanmadı.Kartal adliyesi ile İstanbul valiliği kazandı”Son söz: Hüküm sahipleri Devletin gücünü seçimde devreye koyduAKP seçimi kazandı.Adaletin terazisi kaydı.Karşı karşıya olduğumuz tablo bize çok yalın bir gerçeği gösteriyor:★★²Milli irade ve demokrasi. Sandık, iktidar için artık halkın rızasını aldığı ve toplum nezdinde meşruiyet sağladığı bir karar merci olmaktan tümüyle çıktı.İktidar, risk gördüğü, kaybettiği ve kontrol edemediği her yerde halk iradesini yok saymayı bir yönetim haline getirdi.Üsküdar’da yaşanan süreç adım adım, ince ince milli irade dedikler AKP’nin yoluna giden demokrasi taşları döşeniyor.muhalefeti temsil eden herkim varsa yargının karşısına çıktığında.“Ya AKP’ye geçeceksin, ya Silivri ye gideceksin“AKP’ye geçen kurtuluyor.Geçmeyen Silivri zindanlarına.★★Yüzü kızarma yetisini kaybetmiş, tek derdi mevkiini korumak olan bir siyaset anlayışına etik hatırlatması yapmak tamamen zaman kaybıdır.Memleketin temelde yaşadığı en büyük kriz de tam olarak bu liyakat ve nitelik krizidir.Yıllar sonra Üsküdara bir bayan olarak seçime girmiş halkın 157.000 oyu ile seçilmiş.Bu halk; ehil olanın saf dışı bırakıldığı, biat edenin koltuğa oturtulduğu bir vasatlığa ve hukuksuzluğa mecbur mu?★★Mesele sadece bir belediye yönetiminin el değiştirmesi değildir.Mesele, bu ülkede adaletin yerine hüküm sahipleri yargıyı sopa olarak kullanmasıMilli iradenin gasp edilmesi“Dağ taşısam yorulmazdım, haksızlıklar yordu beni.”