Dilimizde “Bayram” Sözü
Eski Türk inanışlarında tıpkı çok Tanrılı veya tek Tanrılı dinlerde görüldüğü gibi
inanılanla inanan arasında bağ kuran her şey kutsal kabul edilirdi. Türkler, İslamiyetten önce
tören, bayram, yağmur duası, bağ bozumu vb. günlerde bu nimetleri vereni kutsayan törenler
yapardı. İslamiyetten önce Türklerin kutlama ve şölenlerine “düğün, kalabalık” anlamında toy
adı verilmiştir. Göktürkler beşinci ayın ikinci yarısında topluca kurban kesip, karşılaşmalar
düzenleyerek ibadet etmekteydiler. Hunların da beşinci ayda toplandığı ve kurban kestiğini
çeşitli kaynaklar belirtmektedir. Göktürkler, Gök Tanrı inancı içinde yaptıkları ayinlere
günümüzdeki anlamı ile bayram adını verdi.
Müslümanların Hicretin ikinci yılından itibaren îdü’l-fıtr (Ramazan) ve îdü’l-adhâ
(Kurban) adı altında iki bayram kutladıkları bilinmektedir. Müslüman Türklerin de zaman
içinde diline yerleşen bayram sözünün aslı Farsça “bayram, sevinç ve eğlence günü”
anlamındaki behrem sözüdür. Arapçadaki “bayram” anlamındaki ıyd yerine, Farsça
bedhrem’in dilimize geçtiği ve dilimizde biçim değiştirdiği görülmektedir.Türkçe Sözlük’te
bayram “1. Millî ve dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün veya günler. 2. Özel olarak
kutlanan gün. 3. Sevinç, neşe” anlamlarındadır.
İslam dininde bayramlar; Arabi aylardan Şevval ayının birinci günü Ramazan bayramı,
Zilhicce ayının onuncu günü Kurban bayramıdır. Ramazan bayramı, üç gün, Kurban bayramı
ise dört gündür. Müslümanlar bayram günlerine ayrı bir önem verirler. Bayramlar, günahların
affedildiği, birlik ve beraberlik duygularının pekiştirildiği, yoksulların ve yetimlerin
sevindirildiği, dargınların barıştığı, dost ve akrabanın ziyaret edildiği, temiz ve güzel
giysilerin giyildiği günlerin adıdır.
Bayramların en gösterişli kutlandığı dönemler, Osmanlı İmparatorlu dönemiydi.
Bayramların şatafatlı bir biçimde kutlanmaya başlandığı Fatih Sultan Mehmet döneminde
kutlamalar protokol içinde yapılmaktaydı. Osmanlı Dönemindeki bayram alayları,
hükümdarların bayram namazı için camiye gidiş ve oradan Saray’a dönüşü, Saray’da da
devlet büyüklerini kabul ediş törenleri üzerine dönemin şairleri “îdıyye” denilen ve tarih
düşülen kasideler yazmışlardı.
Kırım Türkçesinde tuy, Uygur ve Kazak Türkçesinde toy düğün ve şölenler için
kullanılan sözlerdir.
İslamiyetten önce Türklerin kutlamalarının çoğunun bayram havasında geçtiği gibi
günümüz Türk dünyasında da dinî bayramlar İslam dini kuralları içinde kutlanıyor. Günümüz
Türkiye’sinde dinî bayramların yanı sıra resmî bayram olarak Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı, Cumhuriyet Bayramı, Zafer Bayramı ve Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
kutlanmaktadır.
Kardeş Türk Lehçelerinde; toy sözü, Kırım Türkçesinde tuy, Uygur ve Kazak
Türkçesinde toy düğün ve şölenler için kullanılan sözler. Azerbaycan Türkçesi-Bayram,
Başkurt Türkçesi-Bayram, Kazak Türkçesi-Meyram, Kırgız Türkçesi-Maryam, Özbek
Türkçesi-Bäyräm, Tatar Türkçesi Bäyräm, Türkmen Türkçesi-Bayram, Uygur Türkçesi-
Bayram biçimdedir.
Deyimlerimizde bayram
Bayram havası: Çok sevinçli, çok neşeli bir ortam.
Bayramlık ağzını açmak: Çok kaba sözler söylemek.
Bayramlık ağzını açtırmak: (birinin) Çok kaba sözler söylemesine, sövmesine yol açmak.
Bayram etmek: Pek, çok sevinmek.
Bayramlık ağız: Küfür.
Bayram yapmak: Pek, çok sevinmek.
Bayram gelmiş neyime: Fakirlik, borç veya iş yoğunluğu gibi bir nedenden dolayı bayramın
gelmesinin önemli olmadığını anlatır.
Düğün bayram etmek: Pek, çok sevinmek.
Bayram koçu gibi: Gösterişli ve zevksiz bir biçimde süslenmiş olan.
Atasözlerimizde bayram
Bayram haftasını mangal tahtası anlamak: Sözü, konu ile hiçbir ilgisi
olmayacak biçimde anlamak anlamındadır.
Bayramda borç ödeyene ramazan kısa (ağır) gelir: “Vadesi yaklaşan bir borcu ödemek
zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer” anlamında kullanılan bir atasözü. Çünkü
insan, güç işlerin yapılmasını ertelemek ve uzak zamanlara atmak ister.
Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar: Yalanın çabuk ortaya
çıkacağını anlatır.
Bayram geçtikten sonra getirdiğin kınayı kıçına yak: “Çok gerekli olduğu zamanda
esirgediğin yardımı artık istemiyorum, başına çal” anlamında söylenir.
Bayramdan sonra bayramın mübarek olsun: Yapılması gereken bir inceliğin, bir
teşekkürün geciktiğini anlatmak için söylenir.
Yörük ne bilir bayramı lak lak içer ayranı: Kabalığı elden hiçbir zaman bırakmayan
insanlar için söylenir.
Deliye her gün bayram: 1. Bazı insanların devamlı mutluluk içinde olduğunu anlatır. 2.
Kimi insanların umursamaz şekilde yaşadığını anlatır.
El ile gelen düğün bayramdır: Acı bir olayın bile kalabalıkta unutulabileceğini anlatır.
