Bana hukuk muhakemeleri kanunu kitabını oku deseler, belki bir sayfa okuyabilirim.
-doktor bey, hayırdır!? dikkat eksikliğimi var?
-yoo, dikkat değil, ilgi eksikliği var. Hukuk konularına ilgim yok. Merakım yok.
Yeni çıkan akupunktur tekniği kitabını O gün bitiririm. İlgim var. Merakım var.
10 yaşında daha beyin gelişimi tamamlanmamış, hatta oyun çağında sayılabilecek bir yaşta çocuğa, hiç ilgisi olmayan konularda öğretim veriyorsunuz ve başarı bekliyorsunuz.
Klasik bilgiye göre 21 yaşına kadar, beynin dikkat ve akıl merkezi olan beyin ön bölgesi (prefrontal korteks) gelişimi devam eder.
Akıl merkezinin sağlıklı gelişmesi için çocukların eğitiminlerine araştırma ve sorgulama yetisi gelişterecek tekniklerin uygulanması gerekir.
Çocuklarda akıl özelliği olmadığından bilgiler, mantık süzgecinden geçmeden ezbere, olduğu gibi alınır ve sorgusuz “doğru” kabul edilir.
Çocukluk döneminde doğru kabul edilerek hafızaya kazınmış bilgilere (ön yargılar), yetişkin dönemde ters gelen yeni bilgiler, ciddi stres kaynağı olurlar.
Doğru kabul edilen bilgiler, adeta benliğin ve kişiliğin birer unsuru olarak beyinde yer alır ve ters gelen her bilgi, benliğe tehdit olarak algılanır.
Tehdit algısı: korku, öfke gibi duyguların enerjilerinin beyinde birikerek mutsuzluğun ve hastalığın zeminini oluşturmasına sebep olabilir.
Her beynin var oluşundan gelen yetenekle destekli merak ettiği, ilgi duyabileceği konular vardır.
Eğitimin amacı, o beynin yeteneklerini açığa çıkartmak olmalıdır. Ezbere uygulanan eğitim, ahmak ve koyun misali güdülebilen bireylerin oluşturduğu toplumlar oluşturmaktan öteye geçebilir mi?
Tabi ki hayır!
Beyin öncelikli eğitilen insanlar, yeteneklerinin ve ilgi alanlarının farkında olarak, tutkulu bir yaşam sürerler.
Tutku varsa hayata bağlılık vardır. Hayattan zevk alma vardır.
Nörolog Dr Güçlü ILDIZ