Konuyu yakından takip edenlerin bildiği üzere Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde, hayvan hakları aktivistlerine yönelik yaptığı bir açıklamada, “Bizlere merhamet dersi vermeyin” diyerek sahiplendirilmeyen köpeklerin barınaklara gönderileceğini belirtti.
Bu açıklama, biz hayvan hakları savunucuları arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtı, çünkü Türkiye’deki barınaklar, ne yazık ki, ölüm kamplarından farksız. Bu nedenle bizler tam da bu zamanda barınakların iç yüzünü ortaya koymak, gerçekleri gözler önüne sermek zorundayız.

Yıllardır denetlenmeyen barınaklardaki hayvanlar aç susuz bırakılıyor, her türlü şiddete maruz kalıyor, hatta çamaşır suyu enjekte edilerek veya kürekle dövülerek öldürülüyor.
Evet, yanlış okumadınız: çamaşır suyu enjekte edilerek ve kürekle dövülerek!
Ve ne ilginçtir ki, tüm bunları yapanlar değil; bu gerçekleri dile getirerek barınaklara karşı çıkan hayvan hakları savunucuları, duyarsızlıkla ve merhametsizlikle suçlanıyorlar. Ancak şunu söylemeliyim ki, asıl duyarsızlık, hayvanlara yapılan bu zulmü görmezden gelmektir. Bu zulmü görmezden gelmek, merhametin ne anlama geldiğini bilmemek demektir.
Fırınlarda yakılan kediler, kürekle öldürülen köpekler, tecavüze uğrayan eşekler, tavuklar, patileri kesilen iç organları çıkarılan acılar içinde yavaş yavaş öldürülen kediler ve köpekler…
Bu barbarlıklar, Türkiye Yüzyılı’nın ve modern toplumun utanç vesikasıdır.

Karanlık İttifak: Güvenli Sokaklar Grubu ve Kâr Stratejileri!
Bu durumu daha da trajik hale getiren, “Güvenli Sokaklar” adlı hayvan düşmanı bir grubun, bu zulmü körükleyen yalan haberler ve dezenformasyonlarla kamuoyunu yanıltmasıdır. Bu grup, sosyal medyada yüzlerce sahte hesapla kin ve nefret propagandası yaparak, hayvan hakları savunucularını hedef gösteriyor. Tam da bu noktada, grubun başkanının bir köpek üreticisi olduğunu belirtmekte fayda var. Çünkü bir yandan kontrolsüz köpek üretimini teşvik edip, diğer yandan sokaklardaki hayvanlardan şikâyet etmek, samimiyetsizlikten başka bir şey değildir.

Şunu çok iyi biliyoruz ki sadece bir anlık heves için satın alınan ve sonrasında sokağa atılan köpekler, popülasyonun artışına neden olan en önemli etkenlerden biridir. Ve biz hayvan severler, yalnızca sokak hayvanlarının değil, tüm hayvanların haklarını savunuyoruz.İşte bu yüzden cins kedi ve köpek üreticilerine de karşıyız, çünkü bir hevesle alınan kediler ve köpekler sonunda sokaklara terk ediliyor ve kontrolsüz nüfus artışına neden oluyor.
Devam edecek…
Barinaklar ölüm kanpıdır.Katliam yasasına hayir