Chp eski genel sekreteri Gürsel Tekin yeni yapılan zamlara sert bir şekilde tepki gösterdi.
Gürsel Tekin sosyal medya hesabından ekonomi ve enflasyonla ilgili bazı rakamlar verdi.
Kamuda Her Şey 44 Zamlanacaksa Asgari Ücret Niye %44 Zamlanmadı?
Tüm alacaklar %44 Asgari ücret %30 Emekli maaş artışı %17 bekleniyor. Halkın refahına doğru gidildikçe oran düşüyor.
Asgari ücret de dışardan belirlendi.




Moody’s ve Deutsche Bank, Türkiye’nin 2025 yılı enflasyonunun %30 olacağı tahminini yaparak, asgari ücretin bu oranda artırılmasını önermişti. Tam da öyle oldu !
Hariçten gazel okumak kolay. Enflasyon altında zaten ezilen vatandaşın durumu daha da zorlaştı.
AKP’nin plansız, programsız hesapsız yaptığı işlerin, pervasızca kesilen faturanın ceremesini yine halkın üzerine yüklendi.
1 yılda 4 kez revize edilen enflasyon hedefi tutsun diye TÜİK ek sipariş açıklama yaptırıldığını düşünüyorum.
Enflasyon böylelikle 5. kez revize edilmesine gerek kalmadı.
Kiralar en az %58,51 artmış.
Yeniden değerleme %43,93 Alım gücü 17.002 TL’den 10.500 TL’ye inmiş.
Asgari ücrete %30 artmış. Açlık sınırı 21.083 TL olurken, yoksulluk sınırı 68.675 TL.
Ankara’da ekmeğe %25 zam yapıldı..
SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına % 15,75’lik bir zam düşünülürken.
Memur ve memur emeklisi zammı % 11,54.
Yine ezilen, yükü çeken, alım gücü düşen, sefalete mahkum edilen vatandaş oldu.
AKP Türk milletini yoksullaştırdı.
Alım gücü cebinizdeki paranın miktarı değildir.
Alım gücü cebinizdeki para ile ne kadar ürün alabildiğinizdir.
Alım gücü eridi, vatandaş her alanda kesintiye gitti.
Her şey artık “lüks” oldu.
Dar gelirli can çekişiyor.
Yeni yapılan oranları;
Makarna %32,5.
Pirinç %32,9.
Ekmek %37,8.
Yumurta %39,5.
Çay %40,8.
Margarin %40,9.
Dana eti %43,4.
Taze meyve %61,9.
Kuzu eti %62,6.
Taze sebze %73,6.
Balık %75,2.
Asgari ücret %30. Bazı konularda dada istatistik açıklayan Tekin, şöyle devam etti; Böylesine derin bir ekonomik kriz, yalnızca yönetim hatalarının değil, iktidarın halkı görmezden gelen politikalarının sonucudur.
İnsanlar artık ‘geçim mücadelesi’ değil, doğrudan ‘hayatta kalma mücadelesi’ veriyor.
TÜİK’in açıkladığı ‘yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin oranı’ yüzde 29,3.
Çocuklar için bu oran yüzde 38,9.
Bu çocukların geleceği hangi ekonomik hedeflere feda edildi?
Türk halkı bu karanlık tabloyu asla hak etmiyor.
Kaynak: haberasi.com