Hiç tereddüde gerek yok.
Her seçmen sandığa gittiğinde kendince gereğini yapacak.
Kimisi 21 yılın sonunda vadedilenlere, kimileri de son 2013’ten beri bu ülkede yaşanan otoriterliğe, son altı yıldır yaşanan hayat pahalılığına, enflasyona, ülkenin itibar kaybına, dostum dediklerinden “aptal olma” diye alınan resmi mektuplara, 37 şehitten sonra Rusya’da kapıda bekletilme krizine, düşman ilan edilen; İsrail, Suudiler, Birleşik Arap Emirliklerine, Sisi’ye doğru yapılan u dönüşlerini, herkesi terörist ilan edip resmen terör mahkumu Apo’dan özel izinle getirilen mektubu, kırmızı bültenle araranan Osman Öcalan’ın TRT Kürdi’ye çıkarılak oy dilenildiğini hatırlayarak sandıkta tercihini yapacaktır.
Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun yaptığı duygusal itirazlara sığınarak otoriter rejime destek çıkacakları umuduna kapılıp özgürlükçü, insan onurundan ve hukuk düzeninden, eşit yurttaşlık ümidinden, demokrasi talebinden bağımsız düşünerek oy vereceği hülyalarına kapılmasın.
Vatandaş 21 yılın ardından söylenen yalanlar ve algılara değil, sofrasından eksilen, cebindeki paradan çalınan alımgücünün hesabını yaparak tercihini yapacaktır.
Ha! Bir de unutmayayım.
Kendilerinin öncülüğünde mecliste oy birliğiyle çıkarılan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasayı kadınlara, çocuklara çok görerek geri çekenlerin tutarsızlıkları ve iktidara geldikleri zaman ile, şimdilerde mevcut olan servet artışlarını da unutmayacaktır.
Son olarak, muhafazakarların geçmişten günümüze taleplerini yaptık diyerek, onların elinden aldıkları ahlaki üstünlüklerini ticarileştirme ahlaksızlığının da cezası kesilecektir.
Aklı başında ahlaklı muhafazakarlar bilirler ki, toplum sadece kendileri gibi düşünenlerden ibaret değildir.
Dün kendilerine reva görülen yasaklar ve zorbalıkları bugün onların yaşadığı mağduriyetlerin benzerlerinin başka toplum kesimlerine, güya onlar adına yaşatılan hukuksuzlukları ve ayrımcılığında hesabı yapılarak sandığa gidilecektir.
Ülkemizin muhafazakarlarının tamamı oportinist/çıkarcı, ötekinin haklarını düşünmeyenlerden teşekkül etmemektedir ki, bunun için iktidarın yaptıklarına getirdikleri itirazdan dolayı o kirli zihniniz ve dilinizle onları da “nankörlükle” suçladığınız bilinerek sandığa gidilecektir.