“ABD’NİN DOSTLUĞU İLE AYI’NIN DOSTLUĞUNA GÜVENİLMEZ”

“ABD’NİN DOSTLUĞU İLE AYI’NIN DOSTLUĞUNA GÜVENİLMEZ”
Yayınlama: 23.01.2026
Düzenleme: 24.01.2026 12:23
77
A+
A-

Rahmetli İsmet İNÖNÜ. “1960’lı yılların sonuna doğru Amerika ile aramız açılmış ve ilişkilerimiz iyice gerginleşmişti.” diyor.

İşte o günlerde İsmet Paşa durumu, “Büyük devletlerle ilişki kurmak, ayı ile yatağa girmeye benzer!” diye özetlemiş. adı üstünde ayıdır, çok güçlüdür, ne yapacağı belli olmaz.

Dost bile olsa ayı ile yatağa girilir mi hiç?
Kafası kızınca tırmalar mı, pençe mi atar,  ısırır mı, yoksa tutup bir yerinizi mi kırar, hiç belli olmaz!

Büyük devletlerin de çıkarları bozulunca ne yapacağı belli değildir!

Amerika birçok konuda bize bastırıp duruyor.

 Biraz fazla direnirsek, aba altından sopa gösteriyor “Yaramazlık yapmayın haa!” diyor.

Yakamızı kaptırmışız bir kere!

★★★

PKK yöneticisi Murat Karayılan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya dörtlüsüne soruyor:

“Ne oldu da müttefikinizi böyle bir saldırıyla yüz yüze bırakıyorsunuz?”

Yanıtını aynı akşam ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack net bir şekilde verdi:

ABD-SDG ortaklığının gerekçesi değişti. SDG artık IŞİD’e karşı birincil ortağımız değil.”

Emperyalizm açısından mesele şudur: ABD SDG’nin tamamen “bireysel entegrasyon” ile sönümlenmesini mi isteyecek, yoksa yeniden “kullanım değeri” oluşur diye Kamışlı merkezli varlık bulundurmasını mı sağlayacak?

Amerika bu.

Gelir, o kendi hesabını yapar, işine bakar, işi bittiğinde de çeker gider.

kullanır, kenara koyar.

Ne sandınız?

Emperyalist devletler Kürtlerin çıkarlarını mı savunacaktı?

ABD kendi çıkarına bakar, kendi çıkarı için Kürtleri de Türkleri de Arapları da birbirine karşı kullanır.

O nedenle;  Bölücü Kürt hareketine umut bağlayanları akıllarını başlarına alıp, 

Türk Demokrasisine sadık olmaya, Türkiye’de demokratik hak ve özgürlükleri geliştirmeye çalışmaya çağırıyorum.

 Kürt’ün çıkarı Amerikalılara çalışmasında değil, yaşadığı coğrafyadaki

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ korur…

Bu durum bize

KURT ve TURNA” hikâyesini hatırlatıyor.

Öldürdüğü =hayvanla kendisine ziyafet çeken kurdun boğazına kocaman bir kemik parçası saplanmış.

Büyük bir acı içinde kıvranan kurt, rastladığı bir turnaya:

“Boğazımdaki bu kemiği çıkarırsan sana istediğin ödülü vereceğim. 

Ne olur bana yardım et” diye yalvarmış.

Kurdun acı içinde kıvranmasına dayanamayan turna, uzun boynunu kurdun ağzına sokup kemiği çıkarttıktan sonra kurda, kendisine nasıl bir hediye vereceğini sormuş.

Az önceki yalvarmalarını unutan kurt:
Hediye mi istiyorsun?” diye haykırmış “Seni gidi haddini bilmez kuş seni! 

Ben, başını kurdun ağzına soktuğunu ve kurdun da seni yemediğini torunlarına söylemen için hayatını bağışladım. 

Sen ise benden hediye istiyorsun ha! 

Fikrimi değiştirmeden çabuk gözümden kaybol, defol git!

Ha.!Ayı ile aynı yatağı palaşmışsın,!!!

Ha.! ABD ile aynı yatağı paylaşmışsın.!!!

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.