1926 ANKARA ANTLAŞMASI !

1926 ANKARA ANTLAŞMASI !

Bu antlaşma, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında ve sınırlarının netleşmesinde dönüm noktalarından biri olan, özellikle Musul Meselesini sonlandıran, Türkiye-Irak-İngiltere arasında imzalanan bir antlaşmadır.

Bu antlaşma şu temel kararları içerir; Sınır Hattı / Petrol Gelirleri / Sınır Güvenliği Bu anlaşmayla Musul, İngiliz mandasındaki IRAK Devletine bırakılmıştır.

İngiliz Ajanı Şeyh Said’in Doğu Anadolu’da çıkardığı “Silahlı İsyan” nedeniyle, Türkiye’nin askeri ve siyasi enerjisi tamamen bu isyana yönelmiş, Musul için planlanan harekat yapılamaz hale gelmiştir.

Yayınlama: 26.12.2025
Düzenleme: 26.12.2025 22:15
57
A+
A-
''Haberasi Basın & Yayın, Genel Kordinatörü''..

1926 ANKARA ANTLAŞMASI !

Bu antlaşma, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında ve sınırlarının netleşmesinde dönüm noktalarından biri olan, özellikle Musul Meselesini sonlandıran, Türkiye-Irak-İngiltere arasında imzalanan bir antlaşmadır.

Bu antlaşma şu temel kararları içerir; Sınır Hattı / Petrol Gelirleri / Sınır Güvenliği Bu anlaşmayla Musul, İngiliz mandasındaki IRAK Devletine bırakılmıştır.

İngiliz Ajanı Şeyh Said’in Doğu Anadolu’da çıkardığı “Silahlı İsyan” nedeniyle, Türkiye’nin askeri ve siyasi enerjisi tamamen bu isyana yönelmiş, Musul için planlanan harekat yapılamaz hale gelmiştir.

 

 

 

Kim bu Şeyh Said ?

AKP-CHP-MHP’nin Genel Başkanlarının onun hatırasına SAYGI duydukları İngiliz Ajanı Said!

DEM ve PKK’nın “İtibarlarının İadesini” istediği İngiliz Ajanı HAİN…

Gelelim, bu antlaşmanın günümüzü nasıl etkilediğine!

Mekan-ı cennet olsun Büyük Önderimiz Atatürk, bugün olacakları öngördüğü için antlaşmanın, Türk egemenliğinde kalan Musul VilayetiMîsâk-ı Millî sınırları içindeki toprak parçalarından biri olarak ilan edilmiştir.

1926 Ankara Antlaşması Maddeleri 1926), 5 Haziran.  !

  1. Musul ve Kerkük vilayetleri Irak’a verilecektir.
  2. Irak sınırı Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 yılındaki aldığı kararla kesin olarak belirtilmiştir.
  3. Milletler Cemiyeti’nin belirttiği sınır kararını iki devlet de kabul edecek ve bozmak için herhangi bir eylem hazırlığına girmeyecektir.
  4. Türkiye ve Irak arasında sınır Brüksel hattı olduğu kararlaştırıldı.
  5. Irak Musul’dan elde ettiği petrolün %10‘unu 25 yıllık süre boyunca Türkiye’ye verecektir. ( Orjinal 5. ADDE; Madde — 5
    Tarafeyni Âkideynden her biri birinci maddede tasrih edilen hattı hududu kati ve taarruzdan
    masun olmak üzere kabul ve bunu tadile matuf her türlü teşebbüsten tevakki etmeği taahhüt eyler.) 5.  Maddenin daha iyi anlaşılması için günümüz Türkçesiyele; Madde 5: Taraflardan her biri 1. maddede belirlenen sınır hattının kesin ve bozulmaz olduğunu kabul ederek bunu değiştirmeye matuf her türlü teşebbüsten sakınmayı taahhüd eder.
  6. Türkiye bu parayı 4 yıl boyunca almıştır ancak kalan 21 yıllık hakkını ise 500.000 Sterlin’e İngiltere lehine vazgeçmiştir.
  7. Irak hükûmeti antlaşma imzalanana kadar kendi halkından Türkiye lehine konuşanlara genel af tanıyacağını söyler.
  8. Türkiye ve Irak, dost devletler arasında yapılan “suçluların iadesi“ için görüşmeye karar vermiştir.
  9. Antlaşmanın 2. faslı yürürlüğe girdiğinden itibaren on sene müddetle yürürlükte kalacaktır.
  10. 10 sene sonra taraflardan biri feshetme hakkına sahip olabilecektir.
  11. Maddeler taraflarca tasdik edilecek ve derhal Ankara’ya gönderilecektir.
  12. Antlaşma tasdik edildikten sonra Lozan Antlaşması’nı imzalayan devletlere gönderilecektir.

1936 yılında Irak ile Türkiye arasında 18 Temmuz 1936 gününden itibaren, 1926 Ankara antlaşmasına getirilen bazı hükümler:

  1. Sınır komisyonu 6 ayda bir toplanmaktadır,
  2. Sınır konuları gözden geçirilmektedir,
  3. Antlaşmayı imzalayanlar, sınır bölgesinde diğer devlete karşı olan propagandalara izin vermeyecektir; Ancak bu maddeye uyulmamaktadır.

 

Bu maddeyi halk diliyle açalım; “Siz, Irak’ın bütünlüğünü ve sınırını değiştirip, 2. İsrail olarak görev yapacak Kürt Devletinin kurulmasını gerçekleşmeye kalkarsanız, bize yani Türk Devletine, Musul, Kerkük ve Halep’e el koyma hakkımız doğar!”

İşte binlerce yıllık devlet tecrübesi budur.

Ülkemizin yönetimine gerçekten MİLLİ ve YERLİ bir iktidar geldiğinde, en hassas yerlerinden Küresel Çetenin eline düşmüş bugünkü iktidarı def ettiğimiz zaman, bunların hepsi yapılabilir…

Eyy PKK elemanı DEM Parti Yöneticileri; Sizler, hiç utanmadan bölgedeki barajlardan üretilen elektrik satışından, Gabar’daki Petrol’den, yeraltı zenginliklerimizden kendinize PAY-AVANTA istiyorsunuz ya!

Konuyu açıklığa kavuşturalım!

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini siz hangi devletten savaşarak kazandınız?

Bu iki güzide bölgemizde sizden başka etnik kökenden vatandaş yok mu?

Siz DEM’liler; Bölgedeki Genel-Yerel Seçimlerde toplamda en fazla %30-35 civarında oy aldınız.

142 Milletvekilinden TİP ve diğer unsurlarla birlikte 54 Milletvekili kazandınız.

Kısacası, sizin Kürt Kökenli vatandaşlarımızı temsil yetkiniz YOKTUR.

Türk Milletinin birlik ve bütünlük içinde yaşama arzusunu, istismar etmeye kalkmayın.

Yakında Türk Milletine, “Vergi Tahsilatı ile Kamu Harcamaları” dengesini anlatacağız.

Bu mali tablo, Türkiye’nin birbirine bağlı bir aile olarak yönetildiğinin kanıtıdır.

Ailenin daha çok kazanan üyeleri (Marmara/Ege) daha çok ihtiyaç duyan kardeşlerinin (Doğu/Güneydoğu) eğitimini, sağlığını ve kalkınmasını üstlenmektedir.

Bu durum “Ayrılık” değil ancak “Bütünlük” ile mümkün olabilecek bir dayanışmadır!

Ülkemizin hangi yöresine ne kadar Kamu Yatırımı yapıldığını tek-tek dolar bazında çıkarıp Türk Milletine anlatınca, bir arada yaşamayı değil, akıl ve vicdanlarını emperyalistlere vermiş DEM’ciler, insan içine çıkamayacaklar…

Sağlık ve başarı dileklerimle…

Rifat Serdaroğlu

DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı

Kaynak: www.haberasi.com

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.