Grev, İstanbul, İzmir ve Eskişehir ‘ de olacak
Türkiye’nin dört bir yanında sokak hayvanlarının kaderi, kalemle değil kanla yazılıyor. Geçtiğimiz haftalarda Meclis’e sunulan yeni hayvan yasa tasarısı, kamuoyunda derin yaralar açtı. “Topla, yok et” mantığıyla hazırlanan bu düzenleme, yaşam hakkını yasakla değiştirme niyetinde. İşte tam da bu yüzden, Yaşam İçin Yaşa İnisiyatifi üyeleri sessiz ama sarsıcı bir direnişe başladı.
Bu bir eylem değil, sadece; Bu, vicdanların alarmı.
Tüm canlılar için yaşam hakkını savunan aktivistlik grevi. Er, bedenlerini açlığa yatırarak Türkiye toplumuna bir ayna tutuyor.
Yasanın onaylanması halinde sokak hayvanlarının toplatılmasının önü açılacak, barınak adı altındaki ölüm koridorlarına gönderilecek, “uyutma” adı altında binlercesi yok edilecek.
Peki biz buna ne diyoruz?
Barınaklar zaten alarm veriyor. Kapasiteler dolu, koşullar insanlık dışı. Aç kalan, hastalanan, birbirini parçalayan köpeklerin görüntüleri sosyal medyada viral olurken, yasa koyucular gözlerini başka yöne çeviriyor. Bu koşullarda toplanacak her can, istatistiklerde birer “çözüm”, gerçekte ise birer kayıp olacak.
Yaşam İçin Yaşa İnisiyatifi’nin açıklaması net: “Bu yasa geri çekilene kadar mücadelemiz sürecek.” Sadece hayvan hakları savunucularına değil, her vicdanlı yurttaşa çağrıları var: Bu sessiz çığlığa kulak verin. Bu yasa geçerse, sokakta oynayan çocukların yanındaki dostlar, sabah kapımızı bekleyen canlar, parkta kuyruk sallayan umutlar bir bir yok olacak.
Bu mesele “hayvanseverlik” sınırlarını çoktan aştı. Bu mesele, bir ülkenin ne kadar vicdan taşıdığıyla ilgilidir. Yasalar yaşamı korumuyorsa, o yasa yaşamın karşısındadır.
Açlık grevindeki bedenler, hayvanların sessiz bedenleriyle konuşuyor şimdi. Ve biz ya bu sesi duyacağız, ya da ileride suskunluğumuzun yankısıyla yaşamak zorunda kalacağız.
Kaynak: www.haberasi.com