“TÜİK’İN ŞUBAT AY’I ENFİLASYONU”

“TÜİK’İN ŞUBAT AY’I ENFİLASYONU”
Yayınlama: 05.03.2026
71
A+
A-

 

Pinokyo TÜİK’E ben asla inanmıyorum, benim gibi bu işe kafa yoranların %99 kesinlikle inanmıyor.
TÜİK kendisi inanmadığı halde açıklıyor.
%1 yandaşlar ve kiralık beyinler inanıyor.

TÜİK birilerini memnun etmek için
Enfilasyon sepetine gerçeklerle ilğisi olmayanları.
Koyuyorlar.

Her ne kadar gerçeklerle hiçbir ilgisi olmasa da enflasyonun tekrar yükseliş trendine girdiğini TÜİK verilerinden de anlıyoruz.

Üstelik bu verilerde daha İran savaşı etkisi yok !!!

Halkı göbekten ilgilendiren gıda fiyatları neredeyse yüzde 7 yükselmiş iken,

Evet yanlış duymadınız;
TÜİK verilerine göre aylık enflasyon yüzde 2.96 !!!

ENAG şubat ayı enflasyonu TÜİK’İN iki katı ve aylık yüzde 4.01 açıklıyor.

TÜİK’LE, ENAG ortalaması 3,5 buna göre yıllık enflasyon %40’ın üzerinde.

Halkın cebinde hissedilen enflasyon ise iddia ediyorum.
TÜİK enflasyonunun en az dört katı; aylık yüzde 8 yıllık yüzde 90 civarında.

Nitekim sepetten hepimiz için çok gerekli olan pinpon topu, tornavida başı ve fincan kulpunu çıkarıp.

Yerine.! ekmek, kira ve faturaları koyduğumuzda bu orana rahat rahat ulaşıyoruz.
Kara mizah bir yana market torbasının içi her geçen gün boşalıyor.

Çok daha fazla harcayarak çok daha az alıyoruz

Eski Türkiye’de rutinimiz olan süt, ekmek, et, sebze, meyve bile artık lüks oldu.

Eğitim ve konut mu?
Onlara zaten yaklaşmak mümkün değil.

TÜİK’e göre bile eğitim yıllık yüzde 55.78, konut yıllık yüzde 42.33 artmış.

Kira, ulaşım, gıda, okul masrafları, kurs ücretleri, kitap, kırtasiye herhangi birini seç beğen al.
Çünkü hepsini birden karşılamak artık mümkün değil.

O yüzden yılın başından beri her üç saniyede bir kişi, her otuz günde 1,5 milyon kişi icralık oluyor.

Felaket senaryosu yazdın diyenlere cevabım;
“Bunlar daha iyi günlerimiz”

İran savaşının etkilerini daha görmedik.

Hızla artmaya başlayan ve yarın öbür daha da kontrolden çıkması beklenen petrol fiyatlarının canımızı okuyacağını unutmayın.

İran: “Hürmüz Boğazı’nı kapattı”.

Petrol fiyatları şimdiden 60 dolardan 80 dolara fırladı.

Bu artış sadece akaryakıt fiyatlarının yükseltmeyecek.!!!
Tarih bize gösteriyor ki petroldeki bu artış gıda ve üretim maliyetlerini de tetikleyecek.

Sadece piyasanın ve vatandaşın ümüğünü sıkarak sözde talebi kısarak enflasyon düşürme oyunu oynayanlar,
Büyük bir yanılgı içinde olduklarını bu dönemde daha iyi görecekler.

Türkiye üretmiyorsa devletin gübre fabrıkalarını birilerine peş keş çekilirse, maliyet baskısı ne yazık ki kısıtlanamayacak.
Bu da doğal olarak enflasyonu körükleyecek.

Örnek mi istiyorsunuz;

1973 Petrol Krizinde, petrol fiyatları dört kat yükselirken Türkiye’de sadece benzin fiyatları artmamış. Aynı zamanda enerji bağımlılığı nedeniyle gübre maliyetleri, tarımsal üretim girdileri ve sonuçta gıda fiyatları da hızla tırmanmış.

Keza 1990 Körfez Savaşında artan enerji fiyatları herşeyi yukarı itmiş.

Türkiye savaşın tarafı değil iken bize bedeli çok ağır olmuş.

Çok yakın tarihte yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşında da durum farklı değil.

Hatırlayın;
Türkiye’de un ve yağ fiyatları hızla yükselirken, savaş sadece akaryakıtı değil, sofradaki ekmeği de vurmuş.

Savaşın bir de turizm faturası var.
Turistler güvenli limana iner.

Türkiye; turizm gelirleri ile cari açığı dengelemeye çalışıyordu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.