Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, sadece birkaç yanlış adımın değil, yıllardır süregelen kötü yönetimin ve sorumsuz politikaların bir sonucudur. Ekonomik durumu, terörist başlarıyla ilişkilendirmek, sorunun gerçek kaynağını örtbas etmekten başka bir şey değildir.
Kur korumalı mevduat uygulaması, iktidarın ekonomik iflasının itirafıdır. Hükümet, döviz kurlarındaki dalgalanmayı kontrol edemediği için, halkı kandırmak adına bu tür geçici çözümlere yönelmiştir. Bu uygulama, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını zayıflatırken, halkın cebinden daha fazla para çıkmasına neden olmuştur. Ekonominin bu hale gelmesinde, yöneticilerin sorumsuzluğudur

“Faiz sebep, enflasyon sonuç” söylemi, yüreklere su serpse de gerçeği yansıtmıyor. Bu, iktidarın kendi yanlış politikalarını gizlemek için ürettiği bir yalan. Ekonomik verilerin göz ardı edilmesi ve yanlış yönlendirmeler, halkı daha da yoksullaştırıyor. Öcalan gibi bir figürü bu tartışmalara dahil etmek, sorunun ciddiyetini göz ardı etmekten başka bir şey değil.
Eğlence vergisi gibi uygulamalar, bu iktidarın ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor. İnsanların eğlencesini, kültürünü vergiyle cezalandırmak, yönetim anlayışının ne kadar dar görüşlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu tür vergiler, halkın yaşam kalitesini düşürmekte ve sosyal barışı tehdit etmektedir. Teröristlerle ilişkilendirilmesi, sadece bir algı yönetimi çabasıdır.
İktidarın israfı, yalnızca bir terörist tehdidiyle açıklanamaz. Ekonomik kriz, bu yönetimin sorumsuz adımlarının bir sonucudur. 10 milyon mülteciyi ülkeye almak, sadece insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda yönetimsel bir başarısızlıktır. Bu durum, ülkenin kaynaklarını aşırı zorlamaktadır. İktidarın bu konuda atacağı adımlar, halkın yararına değil, kendi siyasi çıkarları için olacaktır.
Mücadele, sadece terörle değil, aynı zamanda bu kötü yönetimle de olmalıdır. Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntılar, bu iktidarın ve onun zümresinin eseridir. Ekonomiyi batıran bu yönetim değişmediği sürece, sorunlar da çözülmeyecektir. Türkiye’nin geleceği, sağlıklı bir yönetim ve halkın iradesiyle yeniden inşa edilmelidir.
Bundan sonra terörle müzakere değil, mücadelenin gerekliliği herkesin aklında olmalı. Halkın gerçekleri görmesi ve buna göre harekete geçmesi kaçınılmazdır.
Kaynak: haberasi.com