SİYASETE GİRENLER

Paylaş
  • SİYASETE GİRENLER, GİRECEKLER…hele ÜLKÜCÜ OLARAK SİYASET YAPACAKLAR…!

    Beni yakından tanıyanlar bilir ki ; hiç bir karşılık beklemeden 1973 yılında dahil olduğum TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ hareketinin aksiyoner kısmı, ülkücü siyaset içinde bulundum. Karşı bildiğimiz komünist ve dış kaynaklı fikirlere karşı savaşırken, zaman zaman da ölüm tehlikeleri atlatıp, bedelidir diyerek te… işkencehanelere ve cezaevlerine, çoklu muhatap oldum. İdam edilen ülkücü arkadaşlarım da oldu, öldürülen ülkücü arkadaşlarım da… Hayatlarının en güzel yıllarını hücrelerde yitiren ülküdaşlarımda… İDAM gibi ağır cezalara çarptırılıp, onyıllarca cezaevlerinde gençliğini ve hayatını, tüketen arkadaşlarımda oldu…

    Cezaevlerinde ziyaretimize gelen yüzlerce kişi olduğu zamanları da yaşadım ( ziyaretlerden sonra bir çuval sigaramız olurdu ve bu sigaraları adi mahkumlarla paylaşırdık.), aileden başka kimsenin hatırlayıp, ziyaretçi olmadığı, yapayalnız ceza çektiğimiz, adliyelerde avukat dahi tutamadan, yalnız yargılandığımız zamanlarda oldu…

    Bir avukatın, bir savcı veya hakimin ülkücü olduğunu duyduğumuzda ise, İKTİDARA GELMİŞ ÜLKÜCÜ gibi hissederdik kendimizi…

    Ülkücüsün, vatanseversin diye… devletin şu görevini ifa et diye bana hiç denilmedi de, denilen arkadaşlarımız olmuştur… Ülkücüsün diye özel harekatçı, özel timci yapılanlar… Bana ; sen menfaat için mi ülkücü oldun ? Bedelsiz biat edeceksin diyen, sözde ülkücü dava büyükleri, parti büyükleri hep oldu…Hala da BALGAT ta oturuyorlar mesela… Sivil hayatımızda da ; ülkücü olmanın bedelini davalar kaybederek, işlerimizi kaybederek, aile ve sosyal hayatlarımız hep deprem içinde olarak, hep bedel ödedik, hep bedel ödedik…! Fırsat bulduklarında alacaklarımızı yok ettiler, fırsat bulduklarında da hapse attılar.

    Mensubiyet kültürü…! Öyle ya, Amerika bile ; bana karşı eylem hazırlıyor diye, dünyanın en ucunda birilerini öldürerek hesaplarını sorarken, bir aşiret kendi mensubuna yapılan bir haksızlık için karşı eylemlerini yaparken, hatta bir mahalle çocuğu diğer mahalleli biri tarafından dövülünce, iki mahalle birbirine girerken… 70 li yıllarda her gün ülkücülerin cenazelerine omuz verip, ertesi gün biz de okullar basıp, mezara koyduğumuz arkadaşımızın intikamını aldık zannederken, ülkücü mensubiyetimiz… bizi ayakta tutuyordu. Sözde karşıtlarımız da, devrimcilerde aynı durumdaydı aslında… Nezarethanelerde, (2) kişinin oturması gereken hücrelerde, 20-30 karışık kişi işkence sıralarımızı beklerken de, mensubiyetlerimizin pek bir şey ifade etmediği bize mesaj olarak veriliyordu da, biz anlamamıştık ! Dövüştür, savaştır… yapanlar, Karıştır-barıştır yaparak bize ; ‘SİZE Mİ DÜŞTÜ ULAN VATANI KURTARMAK!’ dediklerinde de, verdikleri mesajı anlamamıştık…!

    Cenazelerimiz, muhteşem törenlerdi… Ama arkada bıraktıklarımız, yalnız kaldılar, çaresiz kaldılar ve acılar içinde öldüler, biliyor musunuz ? Gönen de, 17 yaşında öldürülen MESUT AKARSU da öyleydi mesela… Cenazesi, muhteşemdi ama 40 sene mezarını bile yaptıran çıkmadı…biliyor musunuz ? Balıkesir’deki ülkücü şehitlerin 40 sene ne kadar sefil mezarlarda yattıklarını, bileniniz var mı mesela ? 40 sene annesinin, bir çöp evde neler çektiğini de bir gören olmadı. ! Pek çok destanlaştırdığımız ülkücünün aileleri de, bu acıları yaşadı ! Kaderi yaşadı !

    Mensubiyet ruhumuz çoktan ölmüştü oysa, çoktan öldürülmüştü…! Onu da fark edemedik !

    Şimdi, 38 yaşındaki, evlatlarının babası, üstelik akademisyen bir toplum önderi SİNAN ATEŞ ülküdaşımız, çok acı bir şekilde katledildi ya… Necip HABLEMİTOĞLU da böyle öldürülmüştü ama ona sahip çıkıldı, çıkılmaya çalışıldı da, halen öldürenlerle ilgili bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Sinan ATEŞ te inşallah unutulmaz ve mensubiyet ruhu, bu katliamın intikamını hukukta alır !

    Sinan ATEŞ ile içimize düşürülen ateşten sonra, mensubiyet ruhunu aradık hepimiz. Ülkücüleri aradık değil mi ? Ama, ne ÜOD Genel merkezi, ne MHP Genel merkezi… ne de beklediğimiz siyasiler ve devlet görevlileri, beklediğimiz tepkiyi vermediler ve sahip çıktıklarını gösteremediler hala…!

    ÜLKÜCÜLER…. Vatana sahip çıktılar, amenna ! mensup oldukları Türk Milletine de, ölümüne sahip çıktılar… sadakna ! Peki, onlara sahip çıkması gerekenler…. eyyyyy sizler ! Ülkücülere sahip çıktınız mı hiç ?

    Üzülerek diyorum ki ; ÜLKÜCÜ Harekete siyaset için girenler, girecek olanlar…yalnız olduğunuzu bilin ! Mezarlarınızın, yalnızlık mezarı olduğunu bilin !

    SİNAN ATEŞ kardeşim, seni de Dursun ÖNKUZU gibi inşallah yaşatacağız da, hesabını sorabilir miyiz katillerden, bilmiyorum. Ailenin ve bütün arkadaşlarının, öğrencilerinin ve ülkücülerin başı sağolsun ! 31/12/2022 NOGAYTÜRK

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir