Şeyda Osmancık’ ın kaleminden: “Geç kalınmışlık”

Paylaş

 

Beyaza boyandı şehirler karlar yağdı ülkemin nadide şehirlerine. Kardan adamlar sokakları doldurmaya başladı. Gece gittikçe soğuyor pencere önüne karlar yağıyordu. Soluksuz mutlulukla uyuyorduk. Derken saat 4.17 de fay hatları bomba etkisi yaratarak 11 ilimizi tarumar etti. Kimi fay kırılarak kimisi de etrafını yıkarak yoluna devam etti. Çoğumuz derin uyku eşliğinde habersizdik. Öğrendiğimizde insanlar enkaz altındaydı. Korku ve panikle ailelerimize ulaşmaya çalıştık. Kim aklımıza geldiyse aramaya başladık. Sosyal medyadan yardımlar paylaşımlar….
Kurtarma ekipleri daha ulaşmadan öğleyin aynı ölçüde ikinci bir deprem olması evlerine giren insanların enkaz altında kalmasına neden olmuştur. Sonrası yangın yeri.
Gönüllü ekipler oluşturanlar, tırlarla alışveriş yapıp yollayanlar, bölgede başlayan kurtarma çalışmaları….
Ben hiçbirinden bahsetmek istemiyorum. Yapılan yanlışlar ihmaller …
Genç oluşumlu bir ülkeyiz yani deprem olması kaçınılmaz. Üstelik bugüne kadar sayısız yıkıma uğratan depremlerle karşılaşmışken, bunca eksikle mucizevi yaşamamız. Peki tam olarak sorunumuz ne? Tarih bilincimiz yok. Sayısız savaşlarla bu ülke kurtarıldı ve Cumhuriyet kuruldu. Kaç insan tam olarak bu tarihlere hakim. Depremle tarihin ilişkisi nasıl olur derseniz. Eğer geçmişimizde yaşananları küçük yaşlarda çocuklarımıza aktaramazsak, bu yenilgilerimizde başarılarımız da olabilir. Geçmişini bilmedikleri milletin geleceğine sahip çıkması zor olacaktır. Çoğunluğu beyin göçü yapıp, ülkeyi kendi kaderine mahkum edeceklerdir. Şimdi deprem konusunda da ihmalliklerle, hatalarla gözlerini para hırsı büyümüş müteahhitler sayesinde onca canımızı yitirmedik mı? Şehirlerimiz öldü, ziyan oldu balkona dikilen çiçekler, bahçede kokan güller… İnsanlarımız gitti gökyüzü ağladı günlerce yağmurlar durmadı. Peki ya önlem alsak, tarihi unutmasak. O günü anıp sosyal medyadan paylaşım yapmak hatırlamak değildir. Mesela, okul öncesi ya da ilkokullarda deprem dersi var mı? Bence lise de bile olmalı. Peki bu yaşananlar hep unutulacak mı? İnşaat mühendislerine, mimarlara ve müteahhitlere önce zorunlu eğitim sonra caydırıcı yasalar konulmayacak mı? Artık yasalar çerçevesinde her yapılan bina kontrol edilerek kontrol eden kişinin sorumluluğundadır denilmelidir.
Koskoca bir gökyüzü altında yaşam, bir kaç günlük ömür garantisi yok. Bir kaç insan daha zengin olsun diye uğruna feda edilen yaşamlar. Geç kalınmışlık.

Paylaş

Asuman Yaşar

Asuman Yaşar Haberasi imtiyaz sahibi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir