Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, ‘mutlak butlan’ kararına karşı İzmir Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenen Özel, CHP Genel Başkanı’nın tüm parti üyelerinin katılacağı bir oylamayla seçilmesi çağrısında bulundu. Özel, “Eğer ben seçilmezsem, seçilenin sadece elini kaldırmam, elini öperim ömrüm boyunca yanında gezerim” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel’in partiye yönelik ‘mutlak butlan’ kararı sonrası İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’nda yapılması planlanan mitingi Valilik engeliyle karşılaştı. Özel, mitingin polis şiddetiyle engellenmesi üzerine yurttaşlarla birlikte Gündoğdu Meydanı’na yürüdü.
Özel’in beraberinde binlerce İzmirli de meydanı doldurdu. CHP lideri, meydana getirilen bir parti otobüsünün üzerinden alanda toplanan yurttaşlara seslendi.
Özel, konuşmasına, alanda yükselen ‘İzmir seninle gurur duyuyor!’ sloganlarına yanıt vererek başladı:
“Canım İzmir, canım İzmir. Ben de İzmir’le gurur duyuyorum, hepinizle gurur duyuyorum. 10 yaşında geldim bu şehre, lastik ayakkabılarım ve bir küçük valizimle. Bu şehir beni bağrına bastı, beni okuttu ve hep arkamda durdu. Bugünlere beni bu şehir getirdi. İlk Genel Başkan seçildiğimde ilk başta bu şehir bütün dengeleri değiştirmişti. ‘Bir bahçıvanın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, devlet parasız yatılı burslusu Eczacı Özgür’den Cumhuriyet Halk Partisi’ne Genel Başkan olmaz, biz izin vermeyiz’ diyenlere bu şehir, İzmir, sokağı arkamda durdu benim, insanı arkamda durdu. ‘Özgür Özel’ dedi. İlk Genel Başkan oldum, beni bağrınıza havaalanında siz bastınız. Kimse inanmadı, 31 belediyenin 29’unu seçimlerden dört ay sonra bize emanet ederek siz destan yazdınız.”
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, şöyle devam etti:
“BU ÖFKEDEN UMUT ÇIKARMA, ÜLKEYİ KURTARMA ZAMANI”
“Siz her seferinde bana inandınız, bize inandınız, partideki değişimin Türkiye’ye değişim getireceğine inandınız. 19 Mart’ta darbe oldu, sokaklara aktınız ve Kordon’dan taştınız. Çağırdık, milyonlar oldunuz, darbeye direndiniz. Biz arkadaşlarımızı satmadık, siz de beni hiç yalnız bırakmadınız. Ne diyorum? ‘Ben İzmirliyim’ diyorum. ‘İzmir’in sokakları neyse ben oyum’ diyorum. Bu sokaklarda gün oldu hüznü gördüm, gün oldu umudu gördüm, gün oldu heyecanı ve coşkuyu gördüm ama ilk kez bugün bu sokaklarda büyük bir öfke görüyorum. Şimdi zaman öfkeyi umuda çevirme; zaman bu öfkeden yeniden umut çıkarma, bu öfkeden, bu enerjiden yeni bir umut çıkarma, hep birlikte ülkeyi kurtarma zamanıdır.”

“MİLLET SANDIĞA UZANAN ELİ KOPARIR”
“Bizim binamızı gelip aldılar. Tabelamızı söktüler, unvanımıza, sizin verdiğiniz Genel Başkanlık unvanını AK Parti yargı kollarıyla eliyle aldılar, kendileri kullanmaya başladılar. Ama bir tek şeyi hesaba katmadılar. Sizi katmadılar. Bu partinin canım üyelerini, gönül verenlerini, Türkiye’nin demokratlarını hesaba katmadılar. Soruyorum, Atatürk’ün emaneti partimize sahip çıkacak mısınız? Atatürk’ün emaneti sandığa sahip çıkacak mısınız? Partimizi geri alacak mısınız? Eninde sonunda o sandığı getirip Tayyip Erdoğan’ı yenecek misiniz? Sana meydan okuyorum Erdoğan, sana meydan okuyorum. Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız. Millet kazanacak. Andolsun ki devletle milleti karşı karşıya getirenlere söylüyorum. Bu millet devletini sever, verdiği görevi yapar, askere gider, evladını yollar, şehit gelir, ‘Vatan sağ olsun’ der ama sandığa uzanan eli koparır atar. O yüzden bu milletin karşısına devleti dikmeyin. Bir daha sakın ha görmeyelim. Ankara’da yaptınız gördük. Burada yaptınız gördük. Kardeşimiz polisi karşımıza dikmeyin. Millete barikat sökmez. Bu yolda hep birlikte yürümeye kararlı mısınız? Benimle yürüyecek misiniz? Atatürk’ün emaneti ile yürüyecek misiniz? Hep beraber miyiz? Yolumuz açık olsun. Yol zor ama yoldaşlar var. Yol zorlu ama azim var. Birlikte yürüyeceğiz, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.”