MHP’ye gönül verenler yıllarca.
“Devletin başına ‘DEVLET’ gelecek”
“ÜLKÜCÜ HAREKET” engellenemez, “Ölmez bu hareket, ölmez bu dava” yıllarca bu solaganları gündeme taşıdık.
MHP de ne hareket , ne de dâvâ kaldı.
Milli doktrin dokuz ışık unutuldu.
İktidar hayalleri duman olup uçtu.
İktidar olamadı ama.!
Türk milliyetçiliğini ayakları altına alan AKPARTİ’nin koltuk değneği,
DEM’le yoldaş,
Bebek katili ÖÇALAN’la kardeş oldular.
***
MHP’nin başındaki yöneticilerin devleti yönetme, iktidar olma hayalleri olmadığı için
MHP üst yönetimi genel başkan dahil bu hareketi bitirmek için ellerinden geleni yaptılar.
“Çekirdekten yetişmiş ülkücüleri partide ya pasif görevlere verdiler , Konuşanı partiden ihraç
Yada silahla öldürdüler.”
MHP bünyesinden 10 (on) parti çıkardılar.
ÜLKÜCÜ HAREKET:
Yetmişiki fırkayı bir çatı altında toplayacak bir ufka sahipken, kendi içindeki kırgınlıkları aşmayı beceremediler ve dağıldı.
***
Birleşmeye yanaşmayanlar için yarının tarihçileri şöyle yazacaktır:
“‘Türkiye Cumhuriyetinin yer altı ve yer üstü kaynakları bir bir satılırken, Türk Milliyetçileri bölündü, parçanlandı; emperyalizmin işgal edilecek bir ülkenin haline geldi”
Milliyetçileri etkisizleştirilir kuralı yürürlüğe kondu,
Milliyetçi tabanda siyaset yapan partilerin genel başkanları makam odalarında çaylarını yudumlarken ertesi gün hangi büyük sözleri konuşacağını düşünüp söylemden eyleme geçemediler.
Genel Başkan kalma hevesi vatanseverliği bitirdi.
“Milliyetçi taban da bu süslü sözlerin büyüsüne kapılıp vatan ağacının dallarına, yapraklarına bakarken ormanın kelleşen yerlerini göremediler”.
****
Oysa bakıyoruz, Milli Görüş geleneği içinden çıkan AK Parti, geniş kitleleri bir araya getirdi,
İki Cumhurbaşkanı ve beş Başbakan çıkardı, yaklaşık çeyrek asırdır ülke yönetiminde söz sahibi oldu..
***
Onlar başardı.
Peki MHP ve yönetimi neden başarmadılar?
“Biz kanıyla, canıyla devletin ve milletin birliği için mücadele eden bir geleneğin temsilcileriyiz.”
Ama ne oldu?
Kimi slogandan öteye geçemedi.
Kimi “devlete sahip çıkıyorum” derken gücün gölgesine sığındı.
Kimi kırıldı, küstü, uzaklaştı.
Kimi de sabırla sustu.
Çünkü biz, çoğu zaman birbirimizle uğraşmayı büyük hedeflerin önüne koyduk.
****
Oysa.!
Atsız da bizim, Arvasi de. Erol Güngör de bizim, Galip Erdem de. Başbuğ Türkeş’de bizim, Muhsin Başkan da.
Ve bugün de bizim içimizden çıkan her değer, “bizim” olduğu ölçüde kıymetlidir.
Ama biz ne yaptık?
Birbirimize “Türkçü”, “İslamcı”, “şucu”, “bucu” diyerek ayrıştırdık.
Kendi elimizle kendi gücümüzü zayıflattık.
Üstelik bunu bazen “ağabey” bildiklerimizle, “reis” dediklerimizle yaptık.
Şimdi aynı hatayı tekrar ediyoruz.
Bugün bu camianın içinden bir değer çıktı,
***
İYİ PARTİ.
İYİ PARTİ’NİN genel başkanı, ilçedeki yöneticisine kadar iktidarı hedeflemiş.
AKP’NİN ceberrut iktidarından Türk milletini ni kurtarmak için gece gündüz çalışıyor.
****
Sn.Musavat DERVİŞOĞLU’NU
Seversiniz, sevmezsiniz.
Ama bir gerçek var.
Milletin gönlünde karşılık bulan bir lider.
Peki ne oluyor?
İçinden geldiğimiz camiadan bazıları, destek olmak yerine; içi boş ithamlarla itibarına gölge düşürmeye şahit oluyoruz.
***
Anlamadığım şu:
Sn.DERVİŞOĞLU: kimin tavuğuna “kiş” dedi?
Destek olmuyorsanız olmayın. Ama haksız ithamlarla köstek olmayın bari.
İnanıyoruz ki; memleket ve millet davası adına en ağır bedelleri ödemiş vatanseverler.
İYİ parti seçkin kadrosu başaracaktır.
***