MİLLİ HAFIZA, BİLİM, EĞİTİM

Yayınlama: 16.05.2026
24
A+
A-

 

Türk milletinin tarihi mirasını, Türk kültürünü, töresini, ananelerini, Türk dilini, Türk milli değerlerini korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaç edinen 56 Sivil toplum kuruluşunu çatısı altında toplayan ” Türk Öze Dönüş Platformu” 24 Nisan 2026 tarihinde Kent Konseyi’nde kahvaltılı basın toplantısında bir araya geldi.

“Türk Öze Dönüş Platformu”, Stratejik Plan (2026-2030)’ında misyonunu; “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine, Anayasa’nın değiştirilemez temel ilkelerine ve Cumhuriyet rejiminin vazgeçilmez esaslarına bağlı kalarak, Türk milletinin birliğine, devletin sürekliliğine ve milli kimliğin güçlendirilmesine katkı sunmaktır.” ifadeleri ile kamuoyuna açıkladı.

Platformun amacı, Kurtuluş Savaşı ruhunu, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ve Türk milliyetçiliğini başta eğitim, kültür, bilim, teknoloji, sosyal hayat ve sivil toplum alanı olmak üzere yaşamın her alanında bir bilinç, sorumluluk ve ülkü olarak yaşatmayı amaçlamaktadır.

 

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nun değerlendirildiği topkantıda;

Devletin omurgası

 

56 kuruluşun iştirakiyle oluşturulan “Türk Öze Dönüş Platformu”nun

 

5 Federasyon, 11 vakıf, 31 dernek, 1 birlik, 1 topluluk, 2 platform, 1 kooperatif, 3 sendika ve 1 partinin yer aldığı toplam 56 kuruluşun iştirakiyle oluşturulan “Türk Öze Dönüş Platformu” kuruluş amaç ve ilkelerinin ve temel değerlerinin kamuoyuna tanıtıldığı toplantıda, Türkiye’de ve bölgede meydana gelen gelişmeler de değerlendirildi. Basın toplantısına gazetecilerin yanı sıra dernek, vakıf, birlik, platform, kooperatif, sendika ve parti yöneyicileri katıldı.

 

Türk Öze Dönüş Platformu’ndan güçlü çağrı: “Ortak akıl, ortak gelecek”

Öze Dönüş Platformunun tanıtımı için kürsüye gelen, Orta Anadolu Yardımlaşma, Dayanışma ve Kalkınma Derneği Başkanı Ahmet Ünsal, açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Türk Öze Dönüş Platformu, bu ülkenin ortak aklına, ortak vicdanına ve ortak geleceğine yapılan bir çağrıdır.

 

Biz başkalarının gündemini takip eden bir ülke değil, kendi gündemini belirleyen bir ülke idealine inanıyoruz. Bu platform, bir teklif hareketidir. Kendi değerlerinden utanmayan, kendi tarihinden kopmayan, kendi geleceğini başkalarının iradesine bırakmayan bir Türkiye için çalışacağız.”

 

 

Daha sonra söz alan Dolunay Dergiler topluluğu derneği başkanı Ufuk Baykal Ülger, “Yeni Küresel Düzenin Eşiğinde Türkiye ve Türk Dünyasının Stratejik Yükselişi” konulu sunumunu gerçekleştirdi.

 

Atila Şimşek’ten net mesaj: “Milli devlet ilkesi zayıflatılamaz”

“TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nun Değerlendirilmesi”ni Türk Öze Dönüş Platformu Başkanı, emekli Kurmay Albay Atila Şimşek yaptı. Atila Şimşek, Türk Öze Dönüş Platformu açısından meselenin terörün sona erdirilmesi olmadığını; asıl konunun, bu hedef doğrultusunda önerilen çerçevenin Cumhuriyetin kurucu omurgasıyla ne ölçüde uyumlu olduğunun belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

 

 

Şimşek, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün tartışmaya dahi açılamayacağını vurguladı. Platform Başkanı Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak vatandaşlık hukuku zedelenemez, kamu otoritesi muğlaklaştırılamaz. Hukuk devleti bir süreç başlığı değil, rejim ilkesidir. Normun kaynağı iyi niyet değil, bağlayıcılıktır. Adalet yalnızca failin hukuki pozisyonuna indirgenemez; mağdurun onuru, toplumun vicdanı ve devletin meşruiyeti bu denklemin ayrılmaz parçalarıdır.”

 

 

Şimşek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Özgürlük ile güvenlik arasındaki denge, devleti çözerek değil; devleti hukuk içinde güçlendirerek kurulabilir. Kurucu omurgası görünmeyen süreç metinleri, uygulamada yorum savaşına dönüşür. Silahların susması, devletin işi bitti anlamına gelmez. Boşluk seven tek şey fizik değildir; siyasal alan da boşluğu sevmez.Siyaset

 

Terörün tasfiyesi, anayasal çekirdeği muğlaklaştırarak değil; milli devletin kararlılığı ve hukukun uygulanmasıyla kalıcı hâle gelir. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği; millî egemenlik, üniter devlet yapısı ve kurucu Cumhuriyet değerleri üzerinde yükselmeye devam etmelidir.”

 

Kapanışta güçlü vurgu: “Türkiye kimliğiyle ve milletiyle vardır”

 

 

Platformu oluşturan İzmir Yüksek Ticaretliler Derneği (İZİMDER) Başkanı Sezayi Altun, programın kapanış konuşmasını yaptı. Altun konuşmasında, şunları ifade etti:

 

“Türkiye bir yol ayrımındadır. Ya belirsizliklerin hâkim olduğu bir süreç… ya da kurucu değerler temelinde güçlü bir istikamet… Türkiye’nin en büyük gücü, millet olma bilincidir. Ve bu bilinç zayıflarsa, hiçbir güç tek başına yeterli olmaz.

 

 

Türkiye’nin geleceği; belirsizlikler üzerinden değil, net ilkeler üzerinden, ortak aidiyet temelinde ve güçlü bir millî devlet anlayışı ile inşa edilmelidir. Asıl güç; kimliğine sahip çıkan irade, birliğini koruyan şuur ve geleceğine sahip çıkan kararlılıktır. Biz buradayız. Bu irade için buradayız. Bu milletin birliği için buradayız. Türkiye; kimliğiyle vardır, milletiyle vardır ve ilelebet varolacaktır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.