MATBAA GERÇEKTEN İNSANLIĞA FAYDA SAĞLADI MI?

1) Matbaanın icadının insan yaşamında
a) sosyal, b) ekonomik, c) kültürel/dinsel bakımdan nasıl bir değişim/dönüşüm yarattığını açıklayınız.
Matbaanın ülkemize geç gelişinin ne gibi sonuçları olmuştur, tartışınız. (40 Puan)
2) Emrah Safa Gürkan “Bunu Herkes Bilir” başlıklı kitabında matbaanın Osmanlı’ya geç gelişini hangi nedenlere bağlamıştır, açıklayınız. (30 Puan)
3) (30 Puan)
CEVAP 1- Matbaanın icadı ile birçok değişim hayata yansıdı. Bunları sırayla ele alalım. Sosyal olarak Matbaanın faal olarak yaygınlaştığında yazılı iletişim daha yaygın hale geldi. Matbaa öncesi El yazmalı kitapların pahalı ve tek baskı olması genele de yayılmasını engelliyordu. Bu durum alım gücü olanların ulaşabildiği bir ayrıcalıktı. Matbaanın bulunuşuyla zaman içinde Okur yazar oranı yükseldi bunun sonucunda Kitap ve diğer basılı yayınlara ulaşmak hem ucuzladı bunun sonucu okur sayısı arttı. Gazeteler bu konuda başı çekiyordu. Eskiden mektup Gazeteciliği ile yapılan iletişim sona erdi. Bilgi tabana yayıldı. Devletler arası iletişim arttı. Kültürler, iletişim araçları sayesinde birbirleriyle kaynaştı.
CEVAP 2- “Peki, bu yararlı buluş neden bu kadar geç gelmiştir? Avrupa’dan birçok yeniliği almakta hiç de tereddüt etmeyen Osmanlılar, söz konusu matbaa olunca neden bu kadar nazlanmışlardır?’’ Diye yazarımız soruyor cevap basit ve klasik okuryazarlığın düşük olması birinci etken. “Müntensihler’in’’ yazdığı el yazmaların halk tarafından uzun yıllar tercih edilmesi; bu arada elit kesim dediğimiz zümrenin de bu el yazması kitapları tercih etmesi; matbaanın geç gelmesinde etkili olmuştur. Bu arada Osmanlıya matbaanın icadından sonra hiç kitap gelmedi diyemeyiz,” Osmanlıca, Arapça, ve Farsça kitaplar getirip satmayı denemişlerdi; bunların arasında Kur’an-ı Kerim bile bulunmaktaydı. Gene Yahudi, Ermeni,
Ortodoks ve Katolik gibi gayrimüslimler de daha onaltıncı yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’da kendi cemaatleri için matbaalarını kurmuşlardı. Ancak mevzubahis denemelerin hiçbiri beklenen ekonomik sonuçları vermeyecek ve bu matbaalar Avrupa’daki muadillerinin aksine bir türlü gelişemeyecekti.” Elit kesim dahi rağbet etmedi. Yani sözün özü “Müntensihler” işsiz kalır diye yazanlar yazmak için Tarih adına yazıyorlar. Bunun bir geçerli bir tarafı yoktur bunun yanında Din adamlarının da muhalefeti olmuştur dini kitaplara gerekli özenin gösterilmeyeceği konusunda.
EKONOMİK olarak Matbaanın bulunuşu sonucu, Ekonomik anlamda piyasada fırsatlar oluştu. Kitap basımları, dergiler, gazeteler piyasaya çıktı. Bununla birlikte el ilanları, gazete ilanları, Reklam sektörü ve tanıtım imkanları arttı. Bunun sonucu yeni iş alanları meydana çıktı. Matbaacılık, muhabirlik, kitapçı dükkanları vb. açıldı. Bu sayede piyasa canlandı.
KÜLTÜREL/DİNSEL olarak; Kutsal kitapların Latinceden tercüme edilip halka sunuldu. Ruhban sınıfının elinde olan DİN faktörü halk tarafından sorgulanmaya başladı. Doğma bilginin yerini sorgulayan bir toplum oluştu; tabi bu aşamaya gelinmede okur yazar oranının artması etkili oldu.
SONUÇ olarak “Zira toplumun Müslüman ve gayrimüslim kesimlerinde aktif bir kitap piyasasını destekleyecek okuryazarlık ne yazık ki bulunmamaktaydı. Müslüman
Cenahta okuryazar konumundaki Osmanlı elitleri bile matbu kitaplara burun kıvırmamış mıydı? Paşa, efendi ve çelebilir itinayla nakşedilen renkli minyatürlerle bezenmiş şık el yazmalarından bir türlü vazgeçememiş gözüküyor” Öncelik yazarımızın fikrini kitaptan aldım. Bu arada ben ne ilave edebilirim bu özete Yazarımız konuyu saptamış bu aşamada fazla bir şey söyleyemem. Yazar sayesinde doğru bildiğimiz yanlışları öğrendik. Yalnız bir konu var bu biraz tek taraflı bakış açısı oldu, anlamadığım tek taraflı bakmamak adına şimdiye kadar başka yazarların neden dikkatini çekmedi?
Kitapta bu konuda bir yazar ismi geçiyor yeri gelmişken o yazarımızı ve görüşünü de belirtmek isterim.” Kemal Beydilli, bizden çok önce OLMAZ ÖYLE SAÇMA TARİH demiştir.” Merak eden açar okur müstensihler ve din adamlarının matbaayı engellediği safsatasının aslının olmadığını yazmıştır …
CEVAP 3- George Orwell’in “1984” başlıklı kitabının kahramanı olan Winston, Gerçek Bakanlığı’nda hangi birimde çalışmakta ve hangi işi yapmaktadır? Günümüzle karşılaştırmalı olarak açıklayınız.
Winston’ın hayattaki en büyük zevki yaptığı işti. Gerçek Bakanlığında Arşiv Dairesinde görevliydi. Burada çalışan elamanlar kimin ne iş yaptığını bilmezdi, birbirlerini devamlı takip ederlerdi belki bir açığını yakalarım diye. Winston’un kendine ait bir odası vardı orada çalışırdı. Yaptığı iş ” Gerçi büyük bir bölümü sıkıcı ve tekdüzeydi, ama bir matematik problemine dalmışçasına kendinizden geçebileceğiniz zor ve karmaşık işler de değildi; size, İngsos ilkeleri konusundaki bilginiz ve Parti’nin ne demenizi istediğine ilişkin sezginiz dışında yol gösteren hiçbir şeyin olmadığı, ince sahtecilik işleriydi bunlar. Winston bu işlerin ustasıydı. Times’ın tümüyle yeni söylem’ le yazılmış başyazılarının düzeltilmesi işinin ona verildiği bile olmuştu.” Buraya kadar kitaptan alıntı yaptım. İzninizle ince sahtecilik olayını irdelemek istiyorum. “İnce sahtecilik yaparken oldukça dikkatli ve ustaca bir şekilde hareket etme yöntemidir. Bu yöntemle, sahtecilerin sahte belgeler, para, pasaport veya kimlik gibi nesneler oluşturdukları ama bunların gerçekmiş gibi göründüğü bir durumdur. İnce sahtekarlık, birinin sahteliği anlaması için fark edilemeyecek kadar küçük ve önemsiz ayrıntılara dikkat ederek gerçekleştirir.” Anlamı bu kısaca buda alıntı sonuçta Yapay zekadan; kaynakları aşağıda paylaşacağım. Gelelim günümüze bu işlem yanılmıyorsam 1.Dünya savaşında ve 2.Dünya savaşında Hitlerin propaganda bakanı tarafından kullanıldı.
Günümüzde ABD’leri Irak savaşında uyguladı. Kimyasal ve nükleer silahlar var diyerek Irak’ın Kuveyt’ti işgali sonrası Irak Devletini işgal etti. Sözde Irak halkına demokrasi gelecekti. Sonuçta Irak üçe bölündü ve halk Saddam dönemini arar oldu. Tabii bu aşamaya gelene kadar ABD; Basın ve Medyayı kullanarak dünyayı kandırdı. İKİZ KULELER ayrı bir hikaye vurulduğu gün bir tek Yahudi’nin işe gitmediği sonradan ortaya çıktı. Gelelim Ülkemize burada okur yazarlığın daha doğrusu okuma alışkanlığı olmadığı için Televizyon yayınları kullanıldı. Toplum ne oldum manyağı oldu ve boşanmalar arttı ve zina çoğaldı. Bir konuyu kaçırdım oda REKLAM sektörü ve Moda, bu ekol dünyayı şekillendiriyor. Tüketim çılgınlığını artırıp Kartel şirketler tarafından vahşi Kapitalizm olgusuyla ve IMF aracılığıyla ülkeleri sömürüyorlar. Türkiye’de bunu bankalar aracılığıyla gerçekleştiriyorlar. Daha başka
Örneklerde sayabiliriz. Bu İnce sahtecilik olayını bazı siyasilerde ülkemizde uyguladı .Örnek iki anahtar olayı vb.
KAYNAK: 1-Kemal Beydilli ( Olmaz Öyle Saçma Tarih ) 2- Emrah Safa Gürkan ( Bunu Herkes Bilir ) 3-“Nasıl yapılır; İnce Sahtecilik” adlı makale BBC 4-“ İnce Sahtecilik: Örtülü Bir Tehdit” adlı makale, The New York Times
Bu kaynaklar İnce Sahtecilik hakkında farklı açılardan bilgi vermektedir. Tabii bu bilgiler Chatty Pro adlı yapay zekadan alınmıştır.
ALTAN GÜVEN
