Kademeli Emeklilik Sistemi Meclis’te Yeniden Gündemde!

Kademeli Emeklilik Sistemi Meclis’te Yeniden Gündemde!
Yayınlama: 13.11.2024
262
A+
A-

Türkiye’de emeklilik sistemi, 1999-2008 yılları arasında çalışmaya başlayan ve Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) kapsamına girmeyen çalışanların gündeminde kademeli emeklilik sistemi tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Bu konuda daha önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Emeklilik sistemiyle ilgili ya da emekli aylıklarının hesaplanmasıyla ilgili bir konu gündemimizde yok.” açıklamasını yapmasına rağmen, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) temsilcileri, kademeli emeklilik sisteminin Meclis gündemine yeniden taşınmasını sağlamışlardır.

Bu bağlamda, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 1999 sonrası sigortalı çalışanlar için kademeli emeklilik sisteminin uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Meclis’te gerçekleştirdiği basın toplantısında, EYT düzenlemesi ile milyonlarca çalışanın emeklilik hakkı elde ettiğini, fakat bu düzenlemenin bazı hak kayıplarını da beraberinde getirdiğini ifade etmiştir. Özellikle 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olan çalışanları kapsayan düzenlemenin adaletli olmadığına dikkat çekmiştir.

“BİR GÜN FARKLA 20 YIL FAZLA ÇALIŞMA MODELİ KABUL EDİLEMEZ”

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 9 Eylül 1999 tarihinde işe başlayanların bir gün farkla, 17-20 yıl daha fazla çalışma zorunluluğu ile karşı karşıya olduklarını ifade ederek, bu durumun hiçbir şekilde adaletsizliğini ve hak kaybını örtmeyeceğini vurgulamıştır. “Bu bir hak gasbıdır. Bir gün farkla insanlar, 17-20 yıl daha fazla çalışmaya zorlanıyor ve bu konuda iktidarın taahhütlerine dair bir çözüm bekleyişleri yanıt bulmamaktadır.” demiştir. Böylece, mevcut emeklilik düzeninin, zamanında ve yeterince sigorta primleri ödenmiş olan çalışanların haklarını göz ardı ettiğini öne sürmüştür.

Tüm bu veriler ışığında, Türkiye’de emeklilik sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve kademeli emeklilik sisteminin uygulanmasının öneminin açıkça ortada olduğu anlaşılmaktadır. Sosyal adaletin sağlanması ve hak kayıplarının giderilmesi, devletin sorumluluğudur ve bu konulardaki tartışmaların, toplumsal fayda sağlamak amacıyla yapılması gerektiği unutulmamalıdır.

Haber-asi Genel Kordinatörü
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.