Osmanlı’da devasa binalar, yapılar, yollar, köprüler vs. yoktu.
Devlet borca batmış, millet karın tokluğuna çalışıyordu.
Ama saltanat ve iktidar sahipleri, şatafat içinde hâlâ güç ve kudret sahibi olduklarını sanıyordu.
Ama koskoca bir imparatorluğu bitirdiklerini tarihe damga vurmuş bu milletin esir edildiğini düşman gemisine bindiklerinde anladılar!
Osmanlı pay edilmiş, Anadolu Haçlı askerlerinin çizmeleri altında inliyordu.
Büyük lider ATATÜRK,
İzmir İktisat Kongresini, 17 Şubat 1923 günü Türkiye’nin İktisat Politikasını belirlemek amacıyla toplanmıştır.
Mustafa Kemal Paşa açış konuşmasında :
“Yeni Türkiye’mizi layık olduğumuz düzeye eriştirebilmemiz için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü; zamanımız tamamen bir ekonomi devresinden başka bir şey değildir.
Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar.
Ekonomik zaferlerle taçlandırılmamışlarsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz.
Ekonomi demek, her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir.
Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir.” demiştir.
ATATÜRK: Bu kongre de ayrıcalık taşıyan yabancı şirketlerin millileştirilmesi üzerinde durmuş,
Gayri meşru rekabeti besleyen kapitülasyonlara son vermenin gerektiğini belirtmiş,
Ulusal görüşü iktisat politikalarına temel yapmanın zorunluluğu olduğunu söylemiştir.
Atatürk’ün tarihe geçen konuşmasındaki vurgularından bir kaçını hatırlayalım;
★-Çağımız tamamen bir ekonomi devrinden başka bir şey değildir…
★-Bir milletin doğrudan doğruya yaşantısı ile ilgili olan, o milletin ekonomik durumudur…
★-Tarihimizi dolduran zaferler ve başarısızlıkların tümü, ekonomik durumumuzla yakinen ilgilidir…
★109-Kılıçla fetih yapanlar,
sabanla fetihler yapanlara yenilmeğe ve sonunda yerlerini terk etmeğe mahkûmdurlar…
★-Kılıç kullanan kol yorulur; fakat saban kullanan kol, her gün daha çok kuvvetlenir ve her gün daha çok toprağa sahip olur…
★-Egemenlik demek, şeref demek, namus demek, onur demektir…
★-Tam bağımsızlık için şu prensip vardır:
Millî Egemenlik,
Ekonomik Egemenlik ile pekiştirilmelidir…”
****
İktisat kongeresinin Genel Kurulun oybirliği ile kabul ettiği 12 maddeden oluşan “Misak-ı İktisadi” bastırılarak TBMM Başkanlığına, Başbakanlığa ve İktisat Bakanlığına gönderildi..
Madde 1- Türkiye ulusal sınırları içinde lekesiz bir bağımsızlık ile dünyanın barış ve ilerleme unsurlarından biridir.
Madde 2- Türkiye halkı, bağımsızlığını kanı ve canı karşılığında elde ettiğinden, hiçbir şeye feda etmez ve ulusal egemenliğine dayanan Meclis ve Hükümetine daima yardımcıdır.
Madde 3- Türkiye halkı, tahribat yapmaz, imar eder. Bütün çalışmaları iktisaden memleketi yükseltmek gayesine yöneliktir.
Madde 4- Türkiye halkı, tükettiği malı mümkün olduğunca kendisi üretir. Çok çalışır; zamanda, servette ve ithalatta israftan kaçar. Ulusal üretimi sağlamak için gerektiğinde geceli gündüzlü çalışmak kararlılığını gösterir.
Madde 5- Türkiye halkı, servet itibariyle bir altın hazinesi üzerinde oturduğunun bilinci içindedir. Ormanlarını çocukları gibi sever, ağaç bayramları yapar; orman yetiştirir. Madenlerini kendi ulusal üretimi için işletir ve servetlerini herkesten fazla tanımağa çalışır.
Madde 6- Hırsızlık, yalancılık, riya ve tembellik en büyük düşmanımız; tutuculuktan uzak bir dindarlık her şeyde esasımızdır.
Türkiye halkı, manevi değerlerine, insanlarına ve mallarına karşı yapılan düşmanca fesat ve propagandalardan nefret eder ve daima bunlarla mücadeleyi bir ödev bilir.
Madde 7- Türkler, bilgi ve eğitim aşığıdır. Türk her yerde hayatını kazanabilecek şekilde yetişir, Eğitime verdiği önem dolayısıyla Kandil gününü aynı zamanda bir kitap bayramı olarak kutlar.
Madde 8- Birçok savaşlardan dolayı eksilen nüfusumuzun fazlalaşması ile beraber sağlığımızın, yaşamamızın korunması en birinci emelimizdir.
Atalarının mirası olan binicilik, nişancılık, avcılık, denizcilik gibi sporların yapılmasına çalışır.
Hayvanlarına da aynı dikkat ve ilgiyi göstermekle beraber cinslerini iyileştirir ve miktarlarını çoğaltır.
Madde 9- Türk, dinine, toprağına, yaşamına, devletine düşman olmayan milletlere daima dosttur; yabancı sermayesine karşı değildir.
Ancak kendi yurdunda kendi diline ve kanununa uymayan kuruluşlarla münasebette bulunmaz.
Türk bilim ve sanat yeniliklerini nereden olursa olsun doğrudan doğruya alır ve her türlü ilişkide fazla aracı istemez.
Madde 10- Türk, açık alın ile serbestçe çalışmayı sever; işlerde tekel istemez.
Madde 11- Türkler Meslek, zümre itibariyle el ele vererek birlikler kurar, memleketini ve birbirlerini tanımak, anlaşmak için seyahatler ve birleşmeler yaparlar.
Madde 12- Türk kadını, öğretmeni, çocukları, İktisadi Misaka göre yetiştirilir.
22.yıllık AKP iktidarı.
ATATÜRK’ün İzmir iktisat kongresini okumadan doldurdular.
Ama devlet ve millet açısından tablo Osmanlı ile aynı.
Devlet ve millete borç kelepçesi vurulmuş, ekonomik bağımsızlığımızı kaybetmiş durumdayız.
Tarım da bile ithalatçı ettiler bu ülkeyi!
Ama!
İhracat da cumhuriyet’in rekorlarını kırdık diye dünyayı ayağa kaldırıyorlar.
İthalata gelince dillerini yutuyorlar
AKP iktidarları dünyaya kendince ayar verdiğini zannediyor.
Elde avuç ta para kalmamış
130 milyar dolar dış borçla aldı.
550 milyar dolar dış borcumuz var.
2025 merkezi hükümet bütçesinden
1trilyon 950 milyar lira(57 milyar dolar) faize ödenek ayrılmış.
Emekliye ortalama %13 zam yaparken
Hükümet herşeye %45 zam yaparak gelir topluyor.
Ne var yok,Cumhuriyetin tüm kazanımlarını satmış.
22 yılda 4,5 trilyon dolar vergi toplamış.
Yap işlet devret projeleri ile hazineyi ipotek altına almış, doğacak çoçuklar borçla dünyaya geliyor.
Yol, tünel, köprü, yalanla ile halkı Kandırıyorlar, elde avuçta bir şey yok.
Bunlar.! sözde yerli milli, icraat da gayri milli