İŞBİRLİKÇİ İHANET KOMİSYONCULARINA İNANMAYALIM !
Türkiye Cumhuriyetini; T.B.M.M de Kurulan komisyon-cular pazarlayacak.
Pazarlayacak dedim çünkü Adı üstünde; komisyon.
Birde bu komisyonun adı var; ”Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”
Bu komisyon 51 kişilik bir listeden oluşuyor.
Üç kişilik kota ayrılan İYİ Parti komisyonda yer almayacağını açıkladığından, komisyon 48 üyeyle toplanacak.
Komisyonda kimler mi var; AKP 21, CHP 10, MHP 4, DEM Parti 4, Yeni Yol Grubu (Gelecek, Deva, Saadet) 3 milletvekili ile temsil edilecek.
HÜDA PAR, Yeniden Refah, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Demokratik Sol Parti’den (DSP) birer kişi olacak.
Komisyon kararları nitelikli çoğunlukla alınacak.
Şöyle bir matematik hesabı yapar isek, Akp 21=Mhp 4 =Dem P 4 Hüdapar=1 Şİmdi toplayalım Bu saydığım partiler 30 sayısını buldu.
Türkiye Cumhuriyetini; T.B.M.M de Kurulan komisyon-cular pazarlayacak.
Pazarlayacak dedim çünkü Adı üstünde; komisyon.
Birde bu komisyonun adı var; ”Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”
Bu komisyon 51 kişilik bir listeden oluşuyor.
Üç kişilik kota ayrılan İYİ Parti komisyonda yer almayacağını açıkladığından, komisyon 48 üyeyle toplanacak.
Komisyonda kimler mi var; AKP 21, CHP 10, MHP 4, DEM Parti 4, Yeni Yol Grubu (Gelecek, Deva, Saadet) 3 milletvekili ile temsil edilecek.
HÜDA PAR, Yeniden Refah, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Demokratik Sol Parti’den (DSP) birer kişi olacak.
Komisyon kararları nitelikli çoğunlukla alınacak.
Şöyle bir matematik hesabı yapar isek, Akp 21=Mhp 4 =Dem P 4 Hüdapar=1 Şİmdi toplayalım Bu saydığım partiler 30 sayısını buldu.

Geriye kalanlar; Toplam18 komisyoncu.
Chp= 10üye.
Yeniden Refah =1
Türkiye İşçi Partisi (TİP)=1
Emek Partisi (EMEP)1
Demokratik Sol Parti’den (DSP) 1
Yeni Yol Grubu (Gelecek, Deva, Saadet) 3
Şimdi yaptığımız hesaplarda bir sapma olmadığı takdirde Komisyonda Akp ve tüm hükümet paydaşları ve Dem. Partinin söyledikleri olacak.
Nitelikli çoğunluk Akp ve ortak paydaşlarında var.
Ülkemizin yararına olabilecek bir bir komisyon asla değil.
Çünkü biz bunun evvelkini Habur REZALETİ dediğimiz İHANET sürecinde yaşamıştık.
Peki bu komisyoncular neyi görüşüp neyin eksikliğini giderecekler, yada neyi, hangi şeyi, neleri konuşacaklar?
Şu ana kadar konuşulacak konular hakkında hiç bir kimsenin net bir bilgisi yok.
Ancak tahmin ettiklerimiz, konuşulacak konular arasında olabileceği çok büyük ihtimal!
Bu İHANET komisyonu Türk halkının karşısına çıkıp ta Anayasamızda değişiklik yapmamız lazım diyecekler.
Yapılması gerekken mutlaka bir kaç madde var o nedenle bu Komisyonu kurduk.
Tahmini öngörüm şudur; Anayasamızın ilk dört maddesi ve bir kaç madde daha çünkü bazı tanımlar ihanet komisyoncularına göre değişmezse olmazsa olmazlardan!
I. Devletin şekli, Dili, Tanımı ve Etnitisite gibi.
Türkiye Cumhuriyetini Federatif bir yapıya da, bölmek için, Neo Osmanlıcılık yaparak, Irak’ın kuzeyi, Suriye’ni kuzeyini Ülkemiz topraklarına katıyoruz diyerek, Toplumda algı yapabilirler.
Sonrası Şöyle olabilir; Ülke bir kaç parçalı devletcikler haline getirilebilir, 10 Veya en gecikmeli tarihi 20 yıl sürer.
İhanet komisyoncularının Muhtemelen değişmesini isteyeceği ANAYASA MADDELERİMİZ.
Devletimizin tanımı
*Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
*Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti
*Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
*Madde 4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Kurulan iHANET Komisyonu yukarıda belirttiğim anayasamızın ilk dört maddesini ve yanısıra olmazsa olmaz olarak gördükleri 42 ve 66. maddeleri sadece hukuki hükümler değildir.
Bunlar bir milletin iradesidir, Tarihidir, Kimliğidir, Geleceğidir.
Bu maddeleri tartışmaya açmak demek, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmesinin önünü açmak, Aynı zamanda bölünmeyi tartışmaya açmak demektir.
* Madde 42 – Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.
Bu fıkrada yer alan “ve eşler arasında eşitliğe dayanır” ibaresi, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.
* Madde 66 – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. (Mülga cümle: 3/10/2001-4709/23 md.);;
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
* Madde 101 – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona erer.
Değerli okurlarım Duyarlı bir Türk vatandaşı olarak, bu bilgileri sizlerle paylaşmak vatani bir görevimizdir.
Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar o kadar büyük ki 1923 Öncesi verdiğimiz Kurtuluş destansı savaşı gibi, büyük mücadele gerektiren, İHANET Komisyoncuları ülkemiz büyük zafiyete uğratarak, en büyük beka sorunumuz haline gelebilir.
O nedenle çok dikkatli ve bilinci açık olmalıyız, deyim yerinde ise, ayak üstü uyumamalıyız.
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesindeki şu sözleriyle cümlelerimi tamamlayayım; Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Esen kalın…
Kaynak: www.haberasi.com