12 Haziran 2025 gecesi başlayan ve 13 Haziran sabahına kadar süren bir hava saldırısıyla, İsrail Hava Kuvvetleri İran’ın Natanz nükleer tesisini hedef aldı. Bu gelişme, dünya kamuoyunda “İran’da nükleer sızıntı mı var?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

İranlı yetkililer, saldırının ardından tesisin iç kısmında sınırlı bir radyoaktif sızıntı yaşandığını doğruladı. Bu açıklamayı önce İran Atom Enerjisi Kurumu (AEOI) sözcüsü Behrouz Kamalvandi yaptı. Daha sonra kurum başkanı Mohammad Eslami durumu netleştirdi: Sızıntı yalnızca iç sistemlerle sınırlı kaldı, çevreye ya da halk sağlığına yönelik bir tehdit oluşturmadı. Eslami ayrıca, saldırının yer altındaki santrifüj altyapısına zarar verdiğini ancak bunun kontrol altına alındığını vurguladı.
Aynı süreçte, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, çevrede tehlikeli bir radyasyon artışı gözlemlenmediğini açıkladı. Ajans, bölgedeki radyasyon seviyelerini izlediğini belirtti ve taraflara “azami itidal” çağrısı yaptı. Bu, krizin büyümemesi adına önemli bir diplomatik uyarıydı.
İsrail’in saldırısının amacı doğrudan radyasyon yaymak değil; İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini düşürmekti. Operasyonun ilk dalgası 12 Haziran akşamı başladı, ikinci dalga ise 13 Haziran sabahı saat 03:00 sularında yoğunlaştı. Uluslararası medya ile İran saat dilimi farkları nedeniyle bazı kaynaklar saldırıyı 12, bazıları ise 13 Haziran olarak rapor etti.
Kaynaklar:
🔹 Tarih: 12–13 Haziran 2025
🔹 Olay: İsrail’in Natanz nükleer tesisine hava saldırısı
🔹 Açıklamayı Yapanlar:
• Behrouz Kamalvandi (AEOI sözcüsü)
• Mohammad Eslami (AEOI başkanı)
• Rafael Grossi (IAEA başkanı)
🔹 Durum: Tesis içinde sınırlı radyoaktif sızıntı yaşandı. Dış çevreye yayılmadı.
🔹 Uluslararası Değerlendirme: Sızıntı halk sağlığını tehdit etmiyor; IAEA sahayı izliyor.
Şimdilik bir felaket yok. Ama diplomatik soğukkanlılık, nükleer gerilimin gölgesinde son derece kırılgan. Barut fıçısına kıvılcım çok yakın; ve bu kıvılcım gökten değil, insandan düşebilir.
Kaynak: www.haberasi.com