HÜR ÖGRETMENLER BU GÜN ALANLARDAN SESLERİNİ ‘TEKİN OLMAYAN BAKAN İSTİFA’ DİYE YÜKSELTİLER

HÜR ÖGRETMENLER BU GÜN ALANLARDAN SESLERİNİ ‘TEKİN OLMAYAN BAKAN İSTİFA’ DİYE YÜKSELTİLER
Yayınlama: 11.07.2024
178
A+
A-

HÜR ÖGRETMENLER BU GÜN ALANLARDAN SESLERİNİ ‘TEKİN OLMAYAN BAKAN İSTİFA’ DİYE YÜKSELTİLER

Hür-Sen Konfederasyonuna bağlı Hürriyetçi Eğitim Sendikası Öğretmenlik Meslek Kanunu’na itirazlarını dile getirmek için TBMM önünde basın açıklaması yaptılar.

Sözlerine “TEKİN olmayan Bakan istifa!” Diye başlayan Öğretmenler TBMM önünde Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN’i istifaya davet etti.

Hürriyetçi Eğitim Sen’in basın açıklamasına İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alpaslan YÜCE, Manisa Milletvekili Şenol SUNAT, Tekirdağ Milletvekili Selcan TAŞÇI, Bursa Milletvekili Selçuk TÜRKOĞLU ile İzmir Milletvekili Salih UZUN, Hürriyetçi Sendikaların Genel Başkanları ve yöneticileri geniş katılımla destek verdi.

Hürriyetçi Eğitim Sendikası Genel Başkanı Levent KURUOĞLU açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Bugün Meclise gelen Öğretmenlik Meslek Kanunu; Eğitimin ve Öğretmenlik Mesleğinin İntiharıdır. Eğer bu yasayı Öğretmen düşmanları hazırlasaydı ancak bu kadar hazırlayabilirdi.

Eski Bakan Mahmut ÖZER’in de görevde bulunduğu dönemde ifade ettiği gibi, belirttiği Yasanın hazırlama sürecinde sadece bir sendikayla istişare edildiği, daha sonrasında diğer sendikalardan görüş alınıyormuş gibi yapıldığı fakat hiçbir görüşün dikkate alınmadığı apaçık ortadadır.

Buradan TBMM Genel Kuruluna sesleniyoruz; Toplumun her kesimini yetiştiren öğretmenlerin itibarını, haysiyetini ayaklar altına alan bu Öğretmenlik Meslek Kanununu reddetmek sizleri de yetiştiren öğretmenlere boynunuzun borcudur. Lütfen tarih boyunca utanacağınız bir yanlışa ortak olmayın. Aksi takdirde kabul edeceğiniz bu kanun tasarısı Meclisin arşivlerinde kara bir leke olarak yerini alacaktır.

Yeni Öğretmenlik Meslek Kanununda yer alan 39 maddeden hiçbirinin eğitim çalışanlarını tatmin etmediği ortadadır. Özellikle 25. ve 34. Maddenin anayasaya aykırı olduğu bu maddeler ile öğretmenlik mesleğinde hem görevden atılmanın hemde iki müfettiş raporu ile geri hizmete çekilmenin önü açılmıştır.

İkinci Öğretmenlik Meslek Kanunu öğretmenin itibarını kazanması açısından tarihi bir fırsatken maalesef öğretmenlerin itibarı bir kez daha bakanlık tarafından yerle bir edilmiştir. Sayın Bakan sadece bu kanun taslağında değil, tüm çalışmalarda öğretmen neyi istemiyorsa onu yapmaktadır. Öğretmenler için “fonlanan, eleman” gibi ifadeler kullanan bir bakandan da aksi yönde davranışlar zaten beklenemezdi

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Diyanete özenerek Öğretmenlik Meslek Kanununa koyduğu Eğitim Akademisi, Bakanlıkta kadrolaşma amacıyla yapılmış bir hamledir. Eğitim fakültelerinde öğretmen yetiştiren aynı hocalarla akademide nasıl başarılı olunacağını anlamıyoruz. 14.190 TL ile öğretmen çalıştırılması akıl tutulmasıdır.

BU TAKSİMİ KURT YAPMAZ, KUZULARA ŞAH OLSA!

Akademi uygulaması, eğitim fakültesinin verdiği diplomayı anlamsız hale getirmekte dolayısıyla tüm öğretmenlerin itibarının toplum önünde rencide etmektedir.

Öğretmenlik Meslek Kanunu düzenlemesi, mesleğimiz için ikinci bir şanstı.

Cezaların olduğu ama ödülün bulunmadığı, Kariyer Basamakları süreleri için verilen sözlerin tutulmadığı, Şube müdürleri ve diğer yöneticilerin kariyer hakkından mahrum bırakıldığı, öğretmen gelişiminin teşvik edilmediği ve Milli Eğitim Akademisi’ne indirgenmiş bir kanun taslağını kabul etmiyoruz.

Üniversitede verdiği eğitime güvenmedikleri aynı akademisyenlerle, oluşturulacak akademide başarılı olacaklarını düşünmeleri başlı başına bir akıl tutulmasıdır.

Bir tost alınamayan ek ders ücretine zam yapmaktan imtina edecekler, sözleşmeli öğretmenliği kaldırmayacaklar, aile birliğini sağlamayacaklar, zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan meslektaşlarımıza mali haklar sağlamayacaklar, Yüksek Lisans, Doktora eğitimini teşvik etmeyecekler, İl içi, il dışı tayinleri adil bir yöntemle düzenlemeyecekler, idarenin yanlış planlaması yüzünden öğretmeni norm fazlasısın diyerek resen ilçeler arası atayacaklar, emekli olacak öğretmene hiç atıfta bile bulunmayacaklar, ama öğretmenlikten nasıl geri hizmete çekeceklerini düzenleyecekler.

Yazıklar olsun!

Basında, sosyal medyada, meydanlarda son olarak ise bakanın, bakan yardımcılarının, Genel Müdürlerin yüzüne anlattık ama ne yazık ki Sayın Yusuf TEKİN’in inadını yenemedik.

Ülkemizin geleceğini yetiştirecek öğretmenleri ruhen bitirmeye yönelik bir kanununla MEB intihar etmektedir.

Öğretmenin itibarı için çıkılan yolda, öğretmenlik mesleğini bitirmeye yönelik bir düzenlemeyle gelecekler, bir de bunu yüzümüze bakıp utanmadan övecekler.

ÇÜNKÜ HÜRRİYETÇİ EĞİTİM SEN BİR SENDİKADIR!

Bu sürecin müsebbibi sarı sendikalar ve MEB’in tetikçisi sendikalardır.

Levent KURUOĞLU Konuşmasına şöyle devam etti, Son sözümüzü buradan tekrar ifade ederiz ki,

Bu yasayı eğer öğretmen düşmanları hazırlasaydı ancak bu kadar yapabilirlerdi.

Bizler dün olduğu gibi bugün ve bugünden sonra da Hürriyetçi Eğitim Sen olarak, eğitim çalışanlarının hak ve hukukunu her ortamda yutkunmadan haykıracağız.

Levent KURUOĞLU ve beraberindeki katılımcılar basın açıklamasının ardından diğer bir alanda basın açıklaması ve eylemleri devam eden Eğitim-Sen ve Eğitim İş’e destek ziyaretinde bulundu.

 

 

Asuman Yaşar Haberasi imtiyaz sahibi
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.