Köşe- YazılarıManşetSürmanşet

HERKESE LAZIM OLAN……….

Paylaş

HERKESE LAZIM OLAN……….

Adalet… insanlığın vicdanı, toplumun temeli ve güven duygusunun en büyük dayanağıdır. Ancak önemli olan mesele adaleti konuşmak değil, onu herkes için aynı ölçüde uygulayabilmektir.

Bugün kendimize sormamız gereken çok önemli bir soru var: Adalet, gerçekten herkes için mi var, yoksa gücü, makamı ve imkânı olanlar için daha kolay ulaşılabilir bir kavram mı?

Bir toplumda insanlar haklarını ararken korkuyorsa, haksızlığa uğradığında sesini duyuramayacağını düşünüyorsa, emeğinin ve doğruluğunun karşılığını alamayacağına inanıyorsa orada yalnızca bireyler değil, toplumsal güven de yara alıyor demektir.Eğer makamlar ve  ünvanlar ,sözü daha çok dinlenenin haklı, sesi daha az çıkanın haksız kabul edildiği bir anlayışı öne çıkarıyorsa o toplumda adalet duygusunu zedelenir.

 

Bir sözün doğruluğu, sahibinin makam ve ünvanla ölçülmemeli.Haksızlık yapanın kim olduğuna bakılmaksızın yanlışın yanlış olduğunu söyleyebilmek, gerçek bir vicdan sınavıdır.

Adalet, güce göre eğilip bükülüyor ise orada hukuka duyulan güven de sarsılır.

Unutulmamalıdır ki adalet, yalnızca suç işleyenin cezalandırılması değildir.. Adaletin gücü, kime karşı uygulandığında değil, herkese karşı aynı ilkelerle uygulanabildiğinde ortaya çıkar.

Bir insanın uğradığı haksızlık karşısında yalnız bırakılması, bazen haksızlığın kendisinden daha ağır bir yaraya dönüşebilir.

Elbette her iddia doğru değildir, her suçlama haklı değildir. Bu nedenle adaletin yolu öfkeden, söylentiden ve peşin hükümden değil; delilden, tarafsızlıktan ve hukuktan geçmelidir.

Ancak bir başka hususta: Haksızlığa karşı susmak, zamanla haksızlığın normal kabul edilmesine zemin hazırlayabilir. Bugün başkasının hakkını önemsemeyen bir toplum, yarın kendi hakkı söz konusu olduğunda aynı duyarsızlıkla karşılaşabilir.

Adaletin olmadığı yerde güven,güvenin olmadığı bir yerde huzursuzluk,huzurun olmadığı yerde de kaos olur.

Bir ülkenin kalkınması yalnızca yollarının, binalarının ve ekonomik göstergelerinin gelişmesiyle ölçülemez. İnsanların kendilerini güvende hissetmesi, haklarını hukuk yoluyla arayabilmesi ve ayrımcılığa uğramayacağına inanması da kalkınmanın temel unsurlarıdır.

Adalete güvenen bir toplum geleceğe umutla bakar. Çalışan emeğinin karşılığını alacağına, gençler fırsatların adil biçimde sunulacağına, vatandaşlar ise haklarının korunacağına inanmak ve bunu görmek ister.

İşte bu nedenle adalet, bir kesimin, bir düşüncenin veya bir grubun meselesi değildir. Bir toplumun ortak geleceğini ilgilendiren temel bir sorumluluktur.

Adalet, yalnızca bizim kapımız çalındığında hatırlayacağımız bir değer değildir.Kısaca herkes lazım olan şey ADALETTİR.

Paylaş

Zekeriya Nuranoğlu

Haber-asi Genel Kordinatörü