Güvenli sokaklar mı dediniz ?!
“Bazı kapılar açılır, ama bazen açılan sadece bir uçurumdur.”
Yeni infaz yasası taslağıyla Meclis’e sunulan düzenleme, adalet sistemimizin hem vicdani hem hukuki temellerini yerinden sarsacak türden. “Kısmi af” adıyla kamuoyuna sunulan bu paket, gerçekte toplumsal hafızada derin yaralar açmış suçlara karşı işlenmiş bir adaletsizliktir.

Cinayet, cinsel saldırı, çocuk istismarı, rüşvet, yağma, uyuşturucu…
Bu suçlar artık yalnızca başlık değil, bir “çıkış kapısıyla anılıyor.
Düzenleme 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş suçları kapsıyor. Bu tarihten önce hüküm giyenler, 3 yıl erken açık cezaevine geçme hakkı kazanıyor. Ancak en tartışmalı madde şüphesiz şu: Cezaevinde yalnızca cezanın 8’de 1’i kadar kalan hükümlüler tahliye edilecek. Bir başka deyişle, 12 yıl hapis cezası alan biri, “iyi hal” ve bu yeni düzenleme sayesinde sadece 9 ay içeride kalarak dışarı çıkacak.
Bu bir infaz indirimi değil, doğrudan bir adaletsizliktir. Bu, cezadan çok bir “ödül”dür.
Suç ve ceza arasındaki bağ koparsa, hukuk bir gösteriden ibaret olur. Cezaevinden çıkacak 55 bini aşkın kişinin neye göre, hangi kriterlerle salıverileceği belirsiz. Bu, hem yeni mağduriyetlerin yolunu açar hem de toplumsal güveni yerle bir eder.
Hükümetin “infaz düzenlemesi” adını verdiği bu yasa, halkın adalete olan inancını değil; suçlunun cesaretini besler. Üstelik yargıdaki reform beklentisinin üstünü bir kez daha örter.
Bu düzenleme; affedilenin değil, unutturulmaya çalışılanın kim olduğu sorusunu sordurmalı hepimize.
Affedilen kim?
Unutulan kim?
Kaybedilen ne?
Adalet, halkın kalbinde yerini kaybederse; hiçbir yasa onu yerine koyamaz.
Çıkacak 55 bin kişinin aynı suçları işlemesi olasıdır.
Çocuklar, kadınlar güvende mi ?
Bu yasa geri çekilmeli.
Gerçek reform, gerçek adalet ister.
Kaynak: haberasi.com