Toprağa El Koyan Beton Zihniyeti
Hatay’ın Samandağ ilçesinde yaşananlar, sadece bir “kamulaştırma” değil. Bu, bir halkın elinden yaşamını, geçimini, köklerini söküp almak. Atadan kalma tarım arazileri… Zeytini, narı, biberi, defnesi… Yani hem geçim kaynağı, hem de bu ülkenin sofrasına gelen ekmeğin, yağın, baharatın gerçek sahibi. Şimdi, “rezerv yasa” adı altında, halkın alın teriyle yoğrulmuş topraklara el konuluyor.


Bugün gıda, beton kadar değil; betondan çok daha değerli. Aç kalınca gökdelen mi yiyeceğiz? Bir bardak su bulamayınca, o taş duvarlar mı kana kana içirecek?
Ama tablo ortada. Direnen köylüler jandarma ile karşı karşıya getiriliyor. Gözaltılar var. Halk, anayasal hakkını savunuyor: “Toprağım, ekmeğim, geleceğim” diye haykırıyor.
Soruyorum buradan:
Bu ülkenin kalkınması betonla mı olacak, yoksa toprağına sahip çıkan üreticiyle mi?
Şirketlerin, rant projelerinin çıkarı mı, halkın ekmeği mi daha kutsal?
Samandağ’ın sesi aslında tüm Türkiye’ye sesleniyor.
Çünkü mesele sadece Hatay’ın meselesi değil.
Bugün onların toprağına dokunan el, yarın sizin zeytinliğinize, buğday tarlanıza, bağınıza uzanır.
Toprak sadece toprak değildir.
Bir kimliktir, bir kültürdür, bir hayattır.
Ve unutmayın: Bir gün soframızda lokma kalmazsa, hiçbir beton karnımızı doyuramaz.
Kaynak: www.haberasi.com