Gündem

EMEKLİNİN MEVCUT DURUMU”

Paylaş

 

Ülkemiz maalesef 8 yıldır kronikleşen bir ekonomik çöküş yaşıyor.
Bütün kaynaklarınız yok pahasına satıldı.
Beton ekonomisi ile uzun süreli borç batağına sürüklendik.
Kurumların içi boşaltıldı, işlevleri sınırlandı; hukukun, adaletin sorgulanır olduğu bir ülkede devletin varlığı da sorgulanır olmaya başlıyor.
Maalesef bu anlamda bir devlet krizi ile karşı karşıyayız.
Sığınmacı ve kaçaklar ayrı bir kriz konusu ve nihayet dış politikada yaşanan sorunlar, terör örgütü ile pazarlıklar ve varlığımızı tehdit eden Milli Birlik krizi…
Bunların yanında emeklilerin sorunu aslında kararlı bir yönetim tarafından çözülebilecek en kolay sorundur.
Toplumun gelecek güvencesine ve refahına hizmet edecek bir sistem için öncelikle hukukun üstünlüğünden taviz vermemek gerekir.
Türkiye’de emeklilik sistemi maalesef 2002 öncesi koşullardan çok daha kötüye gitmiştir.
Daha iyisini yapmadan eskiyi yıkmanın bir yararı olmadığı bir kez daha görülmüştür.
Bu kapsamda bütün sandıklar (SSK, EMEKLİ SANDIĞI, BAĞ-KUR) 2002 öncesinde olduğu gibi ayrılmalıdır.
Kurumların el konulan veya yok pahasına elden çıkarılan mal varlıkları iade edilmelidir. Kurumlar özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır.
2026 Ocak itibarıyla normal emekliler için en düşük işçi emeklisi aylığı 20.000 TL yapıldı..
 
2026 Ocak  itibarıyla en düşük memur emeklisi aylığı ise 27.887 TL oldu..
Asgari ücret 28.075 TL, 
Açlık sınırı 30.143 TL, gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir.
Yoksulluk sınırı ise 98.188 TL’dir.
Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 39.123 TL’dir.
Yılın ilk ayından itibaren asgari ücret açlık sınırının altında kalmıştır.
Asgari ücretle birlikte bütün emekli maaşları da açlık sınırının altında kalmıştır.
Memur emeklileri için ikinci bir haksızlık söz konusudur.
2023 Temmuz  tarihinde memurlara verilen 8.075 TL seyyanen zam, yasalara aykırı olarak memur emeklilerine yansıtılmamıştır.
 Yasal enflasyon rakamlarıyla bile hesaplansa memur emeklisine verilmesi gereken seyyanen zammın Ocak 2026 sonu itibarıyla
yaklaşık 21.000 TL’dir. 
En erken şubat ayında ödense bile 30 ay fark ödenmesi de gerekir.
Kaldı ki çağdaş ülkelerde olduğu gibi güvenli bir emeklilik yaşamı her çalışanın hakkıdır.
Böylesi bir düzeni kurmak da her çağdaş devletin ödevidir.
Emekliler konusu açıldığında     ATATÜRK’ÜN  güzel bir sözü var:
“Mazide muktedirken bütün gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin istikbale güvenle bakmaya hakkı yoktur.” 
Emeklilerimize davranışımız için yol gösterici olmalıdır.
Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel;
“Devletin itibarı binaların ihtişamıyla değil, emekli yurttaşlarının refah düzeyiyle ölçülür.” demektedir.
Seçime yakın %50 zam bile yapılsa gelir adaletsizliğini kapatmaya yetmeyecektir
Emekliler kendilerine yapılan bu haksızlığı unutmamalidir.
Cumhur ittifakı partilerinden desteğini çekip adil bir paylaşımdan, Hukukun üstünlüğüne inan “ADALET’TEN” yana olan partilere güçlü bir şekilde desteğini vermelidir.
GÜNÜN SÖZÜ:
TÜRK MİLLETİ HUZURA.
GENÇLER UMUDA.
LİYAKATLI YÖNETİCİLER MAKAMA.
SIĞINMACILARI GÖNDERİYİNCEYE KADAR 
KARARIMIZ NETTİR.
 
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”

 

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir