Düşler kurdum penceremden rüzgarlar süzülürken içeri
Ihlamur kokuları sararken odamın duvarlarını
Kayısı ağaçları heyecanla beklerken yazı
Kızılçam, meşe, göknar, ardıç… salınırken
Pedal çevirdim hepsinin etrafında
Şarkılar söylediler bana fısıltılarla
Akıllı evler yaptılar kayısıların yerine
Kavakları da söktüler ıhlamurları da
Kocaman evler kocaman lambalar kurdular
Unuttuk bahçeleri bağları güzeldi evler
İhtişamlı, kullanışlı ve övünülesi
Yer sarsıntısı tam da uykunun en tatlı yerinde
Şiddetli, korkunç ve acı dolu çığlıklarla
Çıplak ayaklarla koşarak terk edildi
Yerle bir oldu gösterişli koca binalar
Ihlamur kokusunu çalanlar yaşayanları da çalmıştı
Yoktu belki yeterli kolonu, çimentosu, demiri
Sağlam mı ? diye sormadık, pahalıysa sağlamdır.
Ucuzsa basittir zihniyetiyle düşündük
En iyisi en güzeli olsun dedik ama…
Düşler kurduğum pencere yok artık
En sevdiğim arkadaşlarım yok
Oyunlarda, pedallarda o yollarda kaldı
Yıkılan binalar, yitip giden insanlık
Kaç şehir kaç bina kaç insan ölmeli
Yaşanmasın diye bir daha