DEM-LENMEK!

DEM-LENMEK!
Yayınlama: 03.01.2025
Düzenleme: 03.01.2025 20:46
287
A+
A-
Merhaba  Yeni Bir Yıl Ve Yeni Bir Konuyla Daha Sizlerleyim.
2025 Yılı Ülkemize Ve Türk-İslam Alemine Hayırlar Getirmesi  Temenlisiyle Yazıma Başlıyorum
Her Ne Kadar Yeni Yıla Girsek de 2024 Yılından 2025 Yılına Öyle Bir En Kaz Devrettiler ki Öyle Böyle Değil ..
Bu Enkazın Adı Öcalan Mecliste Gelsin Konuşsun Ve Ardından MHP-DEM Görüşmesi Kısaca Biz Buna DEMLENMEK! Diyoruz Ve Bu Konu Da  Çok Su Kaldırır…!
Yazmak Bile Sinir Bozucu.Beyin Yakıcı Bir Konu.Mantıksız Deli Saçması Aziz Şehitlerimizin Kemiklerini Sızlatıcı Bir Konu…
Bunu Ortaya Çıkaran Gündem Yapan Partinin de Ülkücüyüz Milliyetçiyiz Diye Naralar Atan MHP  Olması Daha Vahimi…
Bu Aslında Birden Bire Çıkan Durum Değildir.Biraz Geriye Gidersek  Bizim İçin Süpriz Olmasa Gerek…
1999 Yılında Terörist Başı Yakalandığı Günlerde Meclise Asılması İçin  Sunulan Fezlekeye İmza Atmayan Genel Başkanlardan Vekillerden Biridir Sayın  Bahçeli….
Bu Yoldan Gidersek Eğer Bahçeli’nin Bu Saçmalığına Bu İhanetine Şaşırmayız..
Erzurum’daki O Meşhur Mitingindeki İp Atması İmza Atmayan Bir Kişinin Tribünlere Oynamasıydı.
Grup Toplantısında O Dönem DEP’in Genel Başkanı Olan Ahmet Türk’ün Meclis İçindeki Grubuna Giderek Başta Ahmet Türk Olmak Üzere Sırayla Tokalaşması Gibi Gibi…
Vukaatları O Kadar Çok ki Saymakla Bitmez….
Günümüze Bakarsak Geçmişten Farkı Yok.Arşivlerde Var Yazın Hepsi Çıkar..
Değerli Okurlarım;Türkiye’de devletin, iktidarların Öcalan’ı muhatap aldığı ilk örnek değil MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çıkışı.
 Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığı döneminde de mevcut iktidarın 2009 ve 2013’te deneyimlediği ilki ‘Habur’dan giriş görüntüsü’, ikincisi 28 Şubat 2015’teki ‘Dolmabahçe Buluşması’ sonrası biten süreçlerde de devlet yetkililerinin, AKP iktidarının, yöneticilerinin bilgisiyle görüştüğü isim kendisi.
Üstelik 2019 yerel seçimleri öncesi Öcalan’ın HDP’ye seçimlerde tarafsız kalma çağrısı yaptığı dönemde Bahçeli’nin bu mektubu referans vererek yaptığı bir de açıklama var.
Öcalan o günlerde yazdığı mektupla ‘HDP’de vücut bulan demokratik ittifak anlayışı güncel seçim süreçlerine taraf ve payanda yapılmamalıdır’ ana fikirli bir mektup yollamıştı. Bahçeli ‘anlaşılan odur ki, HDP’nin istismarına müdahale etmek, hatta önüne geçmek maksadıyla tarafsızlık çağrısı yapmıştır’ şeklinde bir yorum yapmıştı.
 Ancak bu yılın ekim ayı itibariyle ‘el sıkışarak’ başlattığı ardından ‘Öcalan’ın Meclis’te konuşması ve umut hakkı’ gibi son derece zorlu bir söylemle sürdürdüğü tavrı Türk milliyetçisi bir partinin genel başkanı olarak söylemesini ayrı değerlendirmek gerekiyor
CHP’nin daha cesur cümleler duyuluyor ama öte yandan kamuoyu önüne net olarak konulmuş bir yol haritası bulunmuyor.
Değerli Okurlarım; Bahçeli’nin çağrısı, Türkiye’nin mücadelesinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir mi?
Bu Soruya Şöyle Cevap Verebilirim;” Türkiye’nin son 40 yıllık siyasi tarihine baktığımızda dönem dönem iktidardaki isimlerin Kürt sorunu merkezli ‘sözel çıkışları’ oldu.
‘Kürt realitesini tanıyoruz’, ‘ovada siyaset’, ‘Avrupa Birliği’nin yolu Diyarbakır’dan geçer’ ilk akla gelenlerden.
Ancak Bahçeli’nin ‘Öcalan Meclis’te konuşsun’ çıkışı bugüne kadar söylenenler arasında farklı bir noktada değerlendirilecek.
Yirmili yaşlarından beri ülkücü hareket içinde var olmuş, 1987 yılında Alparslan Türkeş’in davetiyle öğretim üyeliğinden ayrılıp aktif siyasete girmiş, Temmuz 1997’den beri yani 27 yıldır MHP’de genel başkanlığı yapan bir isim kendisi. Kimi kritik noktalarda aldığı rollerle hatırlanan Bahçeli’nin ülkeyi erken seçime götürme ya da sistem değişikliği konusunda üstlendiği dönüştürücü roller eminim hatırlanıyor.
En Son Yapılan Genel Seçimler de Ortağı AKP İle Birlikte 6 lı Masa Yani Millet İttifakı’na Söylediği Zillet İttifakı Ve DEMLENİYORLAR Çıkışlarını da Kolay Kolay Hafızalardan Silinmeyecektir.
Yine 2022 Yılında Bir Programda Muhterem ;” Bölücü Ele Başısını Bırakacak Tek Partinin  HDP Ve Zillet İttifakı İktidara Gelirse Olur” Demişti
Onlar Unutsa Bile  Arşiv Önlerine Çıkartacaktır.
Oysa Kim Kimle Demleniyormuş Bunu da Görmüş Olduk.
Bununla Beraber Yine 2015 de Başlatılan Sözde AÇILIM Yani İHANET SÜRECİ nin Yeniden Hotladıldığını Bunu da Bu Sefer Ülkücü Milliyetçi Parti Üzerinden Yapıldığını da Üzülerek İçimiz Kan Ağlayarak İzliyoruz..
Değerli Okurlarım; Bu Olaylar Cereyan Ederken Şehit Yakınları Şehit Anaları Babaları Eşlerinin de  Suskun Olması  Olayların Diğer Üzücü Boyutudur.
Neden Bir Tepki Göstermediklerine Ve  Sustuklarına da Bir Anlam Verememekteyim.
Oysa Bu Derneklerin Başkanları Çoğunluğu Gazi Ve Şehit Yakınıdır.
Ama Susanlar Yine Bunlardır.
Kimsenin Ağzını Bıçak Açmazken Ülkemizin Siyasi Tarihi ilk Kez Muhalefetsiz Kalmışken Ve Ülkücü Hareket 7 Parçaya Bölünmüşken İnsanın Aklına da İster İstemez Şu Soru Geliyor;”  1983 Yılı Yani PKK nın İlk Eylem Yaptığı Günden Bugüne Şehit Ve Gazi Ne Uğruna Ne İçin Verildi?
Ya da Gelip Mecliste Konuşup Bitti Denildiğinde  Bitecektiyse Neden Bunca Şehit Verildi?
Bitmedi,Özgür Özel Ana Muhalefetliğini Yapmayıp Normalleşme İnadına Ve Boş Gereksiz Söylemlerini Sürdürüp AKP’ye Su Taşıyıp Asıl   Görevini Yapmayarak, Ülkü Hareket Bölünmeye Devam Edip Mevcut Milliyetçi Ülkücü Partiler Kervanına  7 Parti Daha Eklenip Bu Sayı 10’a Yükselerek Maalesef Ülke Bu Hale Gelmiştir
Bilindiği Üzere Ülkücü Milliyetçi Hareketin Önde Gelen İsimleri Bir Zamanlar Başbuğumuzun En Yakın Dostları;
Prof Dr Ümit Özdağ Zafer Partisi
Prof.Dr Yusuf Halaçoğlu Kutlu Parti
Kültür Eski Bakanı Namık Kemal Zeybek Ata Parti
Remzi Çayır Milli Yol Partisi
Ülkü Ocakları Eski Başkanı Ahmet Yılmaz Milliyetçi Türkiye Partisi
Ve Son Olarak da Yavuz Ağıralioğlu Anahtar Partisi’ni Kurup Ve Birlikte Rahmet Ayrılıkda Azap Vardır Hadis-İ Şerif’ten Dersler Çıkarmadığımız İçin AKP’de Bu Boşluğu İyi Kullanarak Başımıza Çoraplar Örmeyi Sürdürmektedir
Her Ne Olursa Olsun Adına Ne Koyarsanız Koyun Şu Unutulmamalıdır; Ne Bölücü Başı Lideri 33 Bin Kişinin ve Bebek Katili İT  Çıkabilir Ne de Meclise Gelip Konuşabilir.
Bunun Gerçekleşmesi Asla Mümkün Değildir.Bu Salvolar Erken Hatta Baskın Bir Seçimin Haberci Yani Seçim Stratejisidir..
Yani Muhteremin  Ülkenin Başında Kalması Vatana İhanetten Yargulanmaması,Kendi İstikrar Ve Saltanatlarının Devam Etmesi Adına Yapılmış Seçim Stratejisi…
Zaten Bundan Öteye Gidilemez.!
Eğer Gerçekleşir ise Ülkede Tıpkı 1980’li Yıllarda Olduğu Gibi Kan Gövdeyi Götürür. Buna da Kimse Cesaret Edemez.Cesaret Edecek Kişinin Mangal Gibi Yüreği Olması Gerek
Bu Teörist Başı Bebek Katilinin  Mecliste Konuşturamayacaklarını Çıkaramayacaklarını Aslında Kendileri de Çok İyi Bilmekle Beraber Buradaki Diğer Senaryo Yani DEM Partiyi Cumhur ittifakına Sokmak Ki Zaten Girdiler Yeni Anayasa Çıkarma Hazırlığı Ve Pazarlığı Yapmak  Ve Bu Vesile İle Kürt Seçmenin Desteğini Alarak Baskın Bir Seçime Rahat Girmek.
Aslında Bu İmralı Görüşmeleri Bir Nevi Baskın Seçimi Örtmek Ve Milleti Hazırlıksız Yakalamak  İçin Seçimleri Kamufle etmektir
Bunu da İyi Okumak Gerekir.
Sözün Özü; Artık Ne 50 Yıllık Koca Çınar MHP Kaldı Ne de Ülkücülük.
Ülkücüler Ülkücüyüm Demekle Utanır Oldu Meydanlar Çakallara Kaldı
Başbuğumuzun Ve Aziz Şehitlerimizin Kemikleri Sızladı.
Daha Da Kötüsü MHP’nin Var Olduğuna İnanmayın MHP Artık Sizlere Ömür!
Sağlıcakla Kalın!

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.