
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun’dan
Ombudsman Akarca’ya Sert Eleştiri…
SALİH UZUN: OMBUDSMANLIK NE İŞE YARAR?
HARCAMASIN BU KADAR BÜTÇEYİ… YAZIKTIR, GÜNAHTIR!”
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun TBMM Genel Kurulu’nda Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) bütçesi üzerine konuştu.
Salih Uzun’un konuşması şöyle:
Bu kadar hesap verilmeyen bir düzende, bu kadar haksızlık ve adaletsizlik üreten bir düzende Kamu denetçiliği Kurumu yani Ombudsmanlık, vatandaşın tutunacağı daldır. Vatandaşın sığınacağı limandır, dayanacağı duvardır.
“OMBUDSMAN, ANKARA’DA DAYISI OLMAYANIN DAYISIDIR”
Ombudsman, Ankara’da dayısı olmayanın dayısıdır…
Kimsesi olmayanın devletteki dayısıdır.
Peki öyle mi?
Keşke öyle olsaydı…
Keşke gerçekten sadra şifa kararlar alabilseydiniz…
Keşke gerçekten vatandaş sizi devletteki dayısı gibi görebilseydi.
Mesela Rojin Kabaiş’in babası aylardır Rektörlükte, Valilikte, Adli Tıp’ta, Emniyette şurada burada hak ararken arkasında sizi görebilseydi.
Yok mu yani, onun gibi kendisini devlet karşısında çaresiz hissedenlerin size başvurabilecekleri mekanizmalarınız?
Yoksa niye yok?
Varsa ne yaptınız?
Rojin’in dayısı siz olamaz mıydınız mesela?
Mesela, atanamadığı için intihar eden, intihar, intihar… İntihar eden gencecik öğretmenler var.
Kendilerini o derece umutsuz hissedinceye kadar size başvuracak bir yolunuz yönteminiz, usulünüz yok muydu?
Onların dayısı olamaz mıydınız?
KPSS sınavında derece yapmış ama mülakatta hakkı yenmiş binlerce genç var…
Peki onların da mı dayısı olamadınız?
Yok mu onların hakkını yedirtmeyecek bir usulünüz…
Bakın başka bir şey daha var.
Bir kamu idaresi düzenli olarak milyonlarca kişinin hakkını yiyor.
TÜİK’ten bahsediyorum:
TÜİK göz göre göre enflasyon oranlarını düşük açıklıyor.
Bu saçma sapan oranları nasıl bulduğunu izah etmiyor. Madde sepetini açıklamıyor.
Milyonlarca emeklinin, milyonlarca memurun, milyonlarca çalışanın her ay az maaş almasına neden oluyor. Milyonlarca insanın hakkına topluca giriyor, topluca…
Yok mu bu kamu idaresine söyleyecek sözünüz.
İstesenize hesaplama yöntemini…
İstesenize madde sepetini…
Mevzuatınız mı elvermiyor?
En azından ifşa edecek mecaliniz de mi yok?
Yahu o bile çok işe yarar.
“Burada haksızlık var… Bu iş yanlış.” diye bir rapor yazsanız ve onu ifşa etseniz o bile çok işe yarar…
Bunu da mı yapamazsınız?
Neden korkuyorsunuz?
Bari siz korkmayın Sayın Başdenetçi…
Bari siz korkmayın Sayın Ombudsman, Sayın Akarca…
Yargıtay Başkanlığından emekli oldunuz.
Bir yargı mensubunun gelebileceği en yüksek mertebeye, Yargıtay Birinci Başkanlığına gelmişsiniz, oradan emekli olmuşsunuz… Şimdi de bu Meclis sizi Ombudsman yapmış…
Daha ne olacak?
Ne kaybedebilirsiniz?
Bari siz korkmayın…
Efendim biz büyük ve yaygın haksızlıklara bakamayız.
Mevzuatımız buna uygun değil…
Eeee,
Küçüğünü çözemem,
Büyüğüne bakamam…
Abi siz ne iş yaparsınız…
Ombudsmanlık ne işe yarar…
Bari kullanmayın bu bütçeyi…
Az para mı?
470 milyon lira bütçe ayıracak bu millet kursağından size…
Harcamayın bu parayı…
Yazık günah…
Harcamayın.
Ya gerçekten işe yarayın, ya da inin milletin sırtından…