AYRICALIKLI YABANCI ŞİRKETLER !

Yayınlama: 05.06.2026
16
A+
A-
''Haberasi Basın & Yayın, Genel Kordinatörü''..

AYRICALIKLI YABANCI ŞİRKETLER !

KAPİTÜLASYON HUKUKU, LOZAN ve YENİDEN BAĞIMLI DÜZENE DÖNÜŞ 

Türkiye’nin Lozan’da en çok uğraşmak zorunda kaldığı konuların başında Osmanlı’nın özellikle yabancı şirketlere verdiği ayrıcalıklar geliyordu.

Çünkü Osmanlı Devleti özellikle 19.yüzyılda yabancı şirketlere madenlerden demiryollarına, limanlardan elektrik, şu, havagazı, finas yatırımlarına kadar pek çok alanda çok geniş imtiyaz (ayrıcalık) tanımıştı.

Tarihçi – Sinan Meydan

İmtiyazlı (ayrıcalıklı) yabancı şirketler, kapitülasyon hukukundan da yararlanarak (bu hukuk çerçevesinde Türkiye’deki yabancılar daha az vergi ödüyorlardı, kendi konsolosluk mahkemelerinde yargılanıyorlardı, yabancıların -denetlenemeyen- kendi okulları vardı vb) devletin bağımsızlığını tehdit eden yapılar haline gelmişti.

İşte Türk heyeti Lozan’da, Türkiye’deki bu ayrıcalıklı yabancı şirketlerin ayrıcalıklarına son vermek için çok mücadele etti. Şirketlerin elinde 20 ile 99 yıl arasında değişen çok avantajlı sözleşmeler vardı.

Ayrıcalıklarını kaybetmeleri halinde zarar edeceklerini iler sürüyorlardı. Sonunda Türkiye Lozan’da, ayrıcalıklı yabancı şirketlere yeni ayrıcalıklar vermeyi reddetti.

Türkiye Cumhuriyeti, Lozan’dan sonra, Osmanlı’nın ayrıcalıklı yabancı şirketlere teslim ettiği ulusal varlıkları; limanları, demiryollarını, madenleri, telefon, telgraf, hava gazı, şu vb. satın alıp millileştirdi.

(Ayrıntı için Sinan Meydan’ın “LOZAN: Onurlu Barış” kitabına bakılabilir).

Mustafa Kemal (Atatürk), 1923’te İzmir İktisat Kongresinde yabancı sermayeye karşı olmadıklarını söylemekle birlikte “BURASINI ESİR ÜLKESİ YAPTIRMAYIZ!” diyerek de Türkiye’deki yabancı şirketlerin Türk şirketleriyle eşit koşullarda Türk kanunlarına bağlı biçimde çalışabileceklerini bildirmişti.

Lozan’da son verdiğimiz “ayrıcalıklı yabancı şirket düzenini” ve Lozan’da son verdiğimiz “kapitülasyon hukukunu” Lozan’dan 103 yıl sonra yeniden kurmak Türkiye’yi Lozan öncesindeki bağımlı düzene geri döndürmek demektir.

Görülen o ki, Başkanlık Sistemi ile uygulamada -sarayın yeniden denkleme dahil edilmesiyle, meclisin zayıflatılmasıyla ve muhalefete yönelik baskıyla, – meşrutiyet düzenine geri dönülmüşken, ekonomide de yeniden ayrıcalıklı yabancı şirketler düzeni yaratılarak adeta Cumhuriyet öncesine geri dönülüyor.

Kaynak: www.haberasi.com

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.