Cumhurbaşkanında katıldığı iftar sofrasında.katılımların haricinde yemek menüsü dikkat çekti.
Meclis’teki yemekte,
“Lebeniye çorbası,
Karamelize soğanlı avokado favalı enginar,
İçli köfte
Sebzeli çıtır börek,
Çilekli file bademli narlı yeşil salata, Keşkek yatağında dana antrikot, Fındıklı narlı güllaç
Zencefilli sumak şerbeti”nin yer aldığı öğrenildi.
Kamuoyunda, açlık ve yoksulluk tavan yapmışken.
Açlığını gidermek için pazar artıklarından gıdasını teminetmeye çalışanlar varken.
Sözde milletin temsilcileri.
Bu beyler ıskırıncaya kadar, tıskırıncaya kadar yiyip doymuyorlar.
AKP’li Özlem Zengin’in savunduğu Meclis’teki ‘’GÖSTERİŞLİ İFTAR MENÜSÜ” hakkında iki kelimede ben yazayım dedim.
Başörtüsüne sığınan Özlem ZENGİN
Allahı dillerinden, kur’anı ellerinden düşürmezler.
Doğrulukta dürüslükte Hz.Ömer’in adaletinden şaşmazlar.
Özlem ZENGİN dikkatine anlarsa.!!!!
Alemlere rahmet Hz. Muhammed (sav), büyük bir kültür ve ahlakın imar edicisi olarak, güzel ahlakını ve sevgisini ashabına miras bıraktı.
Peygamberimiz diyorki “komşusu açken, tok yatan bizden değildir” diyor.
“Peygamberimiz çorbaya ekmek doğrayıp iftar ediyordu
Hz. Ömer, bütün halifeler gibi Rasulullah’ın (sav) öğrettiği gibi yaşamaya büyük dikkat etti.
O’nun (sav) giydiğinden fazlasını giymedi, yediğinde de haddi aşmadı. Öyle ki, beytülmalden en az pay alan halife olarak bilinirdi ve yöneticiliğinde ailesi ekonomik bir darlık içinde yaşadı.
Medine’de halkın durumunu gözlemlemek için çıktığı yürüyüşlerden birinde tenceresinde taş kaynatan kadınla ilgili olandır.
Ömer (ra), hemen Medine’ye döner ve kendi sırtında taşıyarak un, hurma ve yağ getirir.
Çuvalları taşımak isteyen Eslem’e (ra), “Kıyamet günü yüküme ortak olacak değilsin” diyerek reddedip vardığı çocuklar ve kadının yanında, yemek için ateş yakmış, bazı anlatılarda, kadına yemeği yaparken yardım da etmiştir.
Bir gün evde, pişirilen et yemeğinden ilk lokmasını aldığında oğlu ve kızına dönerek:
“Ben bu yemekte et yağı olmayan bir yağ kokusu alıyorum” der.
Bunun üzerine oğlu, pazarda semiz et pahalı olduğu için zayıf bir et aldığını ve onun yanında biraz da yağ aldığını söylediğinde
Hz. Ömer, “Bunların ikisi Rasulullah (sav) yanında bir araya gelmedi. Ancak, bir araya geldiğinde birini yer, diğerini sadaka olarak verirdi” diyerek onu yemeyi reddetmiştir.
Bir kıtlık zamanında Hz. Ömer (ra), bir devenin kesilip etinin ihtiyaç sahibi halka dağıtılmasını emretmişti.
Deveyi kesip dağıtmakla görevli kişi, etin yağlı kısmından bir parçayı Hz. Ömer (ra) için ayırdı ve o etle de iftar yemeği pişirildi.
Hz. Ömer (ra), daha yemeğe dokunmadan, etin kaynağını sordu ve kesilmesini emrettiği deveden olduğunu öğrendiğinde üzüldü, yemeği kabul etmedi ve fakirlere verilmesini emretti.
“BİR PARÇA EKMEK VE ZEYTİNYAĞI İLE İFTARININ YAPTI”
Hz Ömer kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu yakıyordu.
Hz Ali “süt parası ödemek için kalkanını satıyordu.”
Fakir fukara edebiyatı yapan
Bizim baş örtülü Zeynep hanım.
ismini bilmediğimiz yemekleri