Bu ülkede sorun, ne başörtüsü, ne sakal ne de inançtır.
Sorun; dini zırh, devleti ganimet gören zihniyettir.
Bir tipoloji var.
Cuma ön safta, ihalede arka kapıda.
Dua dilde, dosya çekmecede.
Allah lafzı her cümlede, kul hakkı ayaklar altında..
Bu tipler camiyi vitrin, devleti kasa olarak görür.
Minber onlar için ahlak kürsüsü değil, siyasi reklam panosudur
Bir de Kravatlı “DAVA ADAMI”.
Eli kalem tutar, ama vicdan tutmaz. Komisyon raporu yazar, adaleti budar.
Kanun yapar, hukuku mezara gömer.
Ermeni Apoyu davet ederler.
PKK yı. aklamayı Milli görev zannederler.
Bunlar için devlet;
milletin emaneti değil,
yandaşın rızık kapısıdır.
Bunlar için İslam;
ahlak sistemi değil,
seçim yatırımıdır.
İşlerine gelince ayet,
Tehlikelisi şudur:
Bu düzeni eleştiren herkesi “DİN DÜŞMANI” ilan ederler.
Çünkü hesap sorulan yerde kutsal kalkan çöker.
Bu ülkenin derdi din değildir.
Bu ülkenin derdi dinsizleşmiş bir siyasal ahlaktır.
Allah’ı dillerinden düşürmeyip, adaleti ayaklar altına alanlardan,
Kul hakkı deyip,milletin geleceğini ipotek edenlerden;
Şunu herkes bilsin:
Bu millet bir gün dine değil,
dini kirletenlere hesap soracaktır.
O gün geldiğinde; ne cübbe kurtarır, ne slogan, ne de arkasına saklandığınız kutsallar..
Çünkü Allah’ın affı vardır ama milletin affı yoktur.
Sabreder sabreder.zamanı gelince Osmanlı tokatını vurur.