KOCA ÇINAR
Zekeriya Nuranoğlu

Zekeriya Nuranoğlu

KOCA ÇINAR

02 Nisan 2021 - 18:09

          Başbuğ  Alparslan Türkeş’i ilk ve son görüşüm vefatından bir yıl kadar önceydi.Tarsus’u ziyarete geldiğinde görmüş ve mitinge katılmştım.4 Nisan 1997 günü ben Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde öğrenciydim.Akşam öğrenci arkadaşlarımla evde otururken televizyonlara bir haber düştü.Düşen haberde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefat ettiğini söylüyordu.Hemen dönemin ocak başkanına ulaşmaya çalışıyor haberin doğru olup olmadığını öğrenmek istiyorduk.Tabi o dönem internet yoktu,cep telefonuda herkeste yoktu.Maalesef aradan birkaç saat geçtikten sonra haberin doğru olduğunu öğrendik.Türk siyasi hayatına damga vurmuş,Türk milliyetçiliği fikrini aksiyoner bir siyasi hareket haline getirmeyi başarmış ömrü boyunca çok acılar ve ızdıraplar yaşamış seksen yıllık ömrünü Türk milliyetçiliği fikrine adamış bir büyük liderin vefatı mutlaka Türk siyasi hayatında da bir çok değişikliğe sebep olacaktı.

 

          7 Nisan 1997 günü otobüslerle Afyon’dan Başbuğ  Alparslan Türkeş’in cenazesine katılmak için otobüslerle yola çıktık.Hava şartlarının normal olduğu bir günde yaklaşık 3 saat süren  Afyon ile Ankara arası hava şartlarının ağır olması ve yoğun bir kar yağışı nedeniyle bizim yolculuğumuz yaklaşık 8 saat sürdü.Otobüsten indiğimiz yer Başbuğ  Alparslan Türkeş’in cenazesinin bulunduğu Bayındır Tıp Merkezi’ne yakın bir yerdi.Yürüyerek bende arkadaşlarım ile Bayındır Tıp Merkezi’nin önüne geldik.(zaten araç ile o bölgeye gelmek imkansızdı.)Cenaze kortejide oradan başlayacaktı.Biz Bayındır Tıp Merkezi’nin önüne vardıktan az bir zaman sonra al bayrağa sarılı naaş yaklaşık 3-4 metre yakınımızdan geçti ve bizde kortej ile birlikte yürümeye başladık.Zaten bir daha cenazeyi göremedim kalabalıktan.Kortej ilerledikçe  kalabalığın sayısı da artıyordu.

 

          Naaşın aldığı yer ile defin edileceği yerin arası ne mesafe bilmiyorum ama bayağı uzun bir yolu müthiş bir kar yağışı altında yürüdük.Zaten defin yerine kalabalıktan varamadık.Sözlerle anlatamayacağım bir kalabalık Türk Dünyasının liderini uğurlamaya Türkiye’nin dört bir yanından gelmişti.Benim hayatım boyunca gördüğüm ve katıldığım en kalabalık cenaze töreniydi.Kar ile abdest alan insanları,cenazeye katılan o müthiş kalabalığı, Başbuğ  Alparslan Türkeş’e duyulan o sevgi ve saygıyı,yanan yüreklerin yağan kar ile gerçekten sönmediğini,2 milyon insanın hep bir ağızdan “Başbuğlar Ölmez” haykırışını,o gün yağan  müthiş karı unutmam mümkün değil.Sizlere kısaca 8 Nisan 1997 günü yaşadıklarımı ve asla unutamayacağım bir günü anlatmaya çalıştım.Başbuğ  Alparslan Türkeş’i vefatının 24. Yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.Ruhun şad olsun KOCA ÇINAR.

Son Yazılar