NATO KAFA! NATO MERMER!
Yavuz Yıldızbaş

Yavuz Yıldızbaş

Yavuz Yıldızbaş'ın Kaleminden

NATO KAFA! NATO MERMER!

30 Haziran 2022 - 14:33

Baştan değil son birkaç yıldan başlayalım. Çünkü, baştan başlarsak anlatmaya kitaplar yetmez.
Son üç yıl içersinde gelişen üç olayı masanın üzerine koyup kısaca inceleyelim.
Buyrun:

Beyefendi demişti ki "bu fakir bu görevde olduğu müddetçe elimizden papazı alamazlar."
Hatta çok iddialı bir cümle daha etti "ver papazı(Fethullah Gülen), al papazı(Rahip Brunson)"
Peki ne oldu dersiniz?
Onlar bizimkine mektupla öğüt verdi. Verirken de Trump efendi "aptal olma!" diye de uyardı.
Biz ne yaptık peki?
Tabiki de ajan diye tutukladığımız kişiyi yedirdik içirdik Beymen'den giydirdik özel uçakla el sallayarak gönderdik.
Bul karayı al parayı olayına döndü.
Bize kara onlara para...
Ahhh ahh gönlümüzde yara.
...

Yine aynı tarihlerde Suudi Arabistan'lı muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nda katledilme olayı gerçekleşiyordu.
Suud Kral Selman'ın emriyle Türkiye'ye gelen Suudi ajanlar, Kaşıkçı'yı başkonsoloslukta onlarca parçaya bölüp katlediyorlardı.
Bu olaydan sonra Kaşıkçı için "Şehit" ifadesini kullanan Beyefendi; Suudi yönetimine ne diyordu peki?
"Bunlar dünyayı enayi zannediyor, insanları enayi zannediyor. Bu millet enayi değil, hesabı sormasını bilir" 
Tahmin edin ne oldu?
Hesap sordu mu dersiniz?
Hayır! Hayır! 
Herzamanki gibi "R" vitesine taktı.
Dosya katile takdim edildi.
"Şehit" dediği Kaşıkçı dosyası ne karşılığında verildi ?
Onun da yorumunu size bırakıyorum.
...

Gelelim Beyefendimizin üçüncü ve son heybetli! duruşunu anlatmaya.
Efendim, malumunuz üzere İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği için başvurusunu Türkiye'nin veto edeceği yönünde açıklamalar yapılıyordu.
Bunun da en büyük sebebi, bu ülkelerin terör örgütlerine destek verdikleri şeklindeydi.
Beyefendinin açıklamasında; "geçmişte, Yunanistan'ın Nato üyeliğine onay verildiği gibi biz de ikinci bir yanlışın içine düşmeyiz" sözleri veto edeceği yönünde yorumlanmıştı.
Amma ve lakin bu olayda da;
"Onun adı Yaşar, karakolda doğru söyler mahkemede şaşar" türküsüne konu olacak şekilde gerçekleşiyor, Ankara'da kırmızı ışık yakarken, Lüksemburg'da yeşil ışıkla geç diyordu.
Ne oldu da bu kadar ani ve hızlı şekilde imzalar atılıp, bunu da "Türkiye istediğini aldı" diye zafer gibi sunarken, objektiflere yansıyan fotoğraf karelerinde yüzlerden düşen bin parça memnuniyetsiz görüntüler hiç de istenilenin alındığı gibi bir tablo sergilemiyordu...
İstediğini alan İsveç ve Finlandiya olmuştur çünkü veto ihtimalini ortadan kaldırmışlardır.
Türkiye ise bu devletlerin verdiği sözleri tutup tutmadığını yaşayarak görmek durumunda kalacaktır. Verdikleri sözleri tutacaklar mı sizce ?
Almanya, Fransa, İngiltere ne kadar tutuyorsa onlarda o kadar tutacaktır.
Dolayısıyla elimizde bulunan büyük bir koz, gerektiği şekilde kullanılamamıştır.
Bunu üye devletlerden gördük görüyoruz.
Son olarak şunu demek gerekirse; 
"Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz" düsturunu es geçmis olduk.
Bir başka ifadeyle "aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek delilik değil midir?
Ne dersek diyelim, aynı yanlışlar tekrar tekrar yapıldığı halde, sorgulama kültürü olmayan, ülkenin içine düştüğü, düşürüldüğü durumu umursamayan ne anlatırsan anlat tek tepkisi göbeğini kaşımak olan insanlar için "Nato Kafa, Nato Mermer" en güzel tariftir...

 

Son Yazılar