BİRAZCIK EMPATİ YAHU!
Yavuz Yıldızbaş

Yavuz Yıldızbaş

Yavuz Yıldızbaş'ın Kaleminden

BİRAZCIK EMPATİ YAHU!

20 Mayıs 2022 - 21:29

Sokakta yürürken karşı cinsten biri, ister çıplak gezsin ister giyinik olsun beni etkilemez ve yüzümü çevirir yoluma bakarım. Ama herkes ben değil veya sen değil. O yüzden toplumda anane, kültür, genel ahlak kuralları göz önüne alınarak davranılması önem arz etmektedir.
Son yıllarda ülkemizde artan giyinik çıplaklar insanın nefsani duygularının ötesinde göz zevkini bozmaya başladı.
Üzerlerine geçirdikleri, giysi denen kıyafetleriyle, cinsel uzuvlarını tüm hatlarıyla ortaya dökecek şekilde taytlarını çekmişler göbeğe, göğüsler başkalarına göstermeye çalışır şekilde olabildiğince ortaya dökülmüş lacka görüntüler... 
Belli bir görgü ve zevk anlayışı olan biz ve bizim gibi insanlar bu tip görüntüleri bir defa gördü mü ikinciye dönüp bakmayız.
Gördüğümde yüzümü yana çevirip sadece şunu düşündüm.
Benzer bir görüntüyü bir erkekte görsek yani tayt türü giysiler giyinip cinsel uzvunu belli ederek sokaklarda, otobüste, şurda burda sallayarak yürüse bu da özgürlükten sayılmalı mıdır?
Yoksa ayıp mı devreye girer?
Ya da terbiyesizlik mi olur?
Birazcık empati kuralım yahu!
...
Kendi babasının, annesinin, kardeşinin yanında giymediği giysileri, sokağa çıkınca başkalarının babalarının annelerinin kardeşlerinin yanında giymek ahlak erozyonunun göstergesi değil midir?
Eskiden ilkokullarda toprak kaymasına (erozyon) karşı ağaç dikilmesi anlatılır hatta uygulamalı olarak gösterilirdi.
Fakat ahlak kaymasına karşı dikilecek güzel hasletler neden anlatılmaz öğretilmez.
Ya da dikiliyor da dibine su mu verilmiyor ondan mı gelişmiyor?
Ahlakı sadece giysi üzerinden de değerlendirmiyorum. Çok kapalı ya da çok iyi giyimli insanların çok haram yediklerine, fitne fesat her türlü ahlaksızlığı, üstelik inandıkları değerleri kullanarak yaptıklarına bizzat şahit olmuş biriyim. Lakin bu yazımda bahsi geçen konu namutenasip giyinme konusu olduğu için bu minvalde birkaç cümle etmek istedim.
...
Farkındaysanız konunun başından beri işin inanç noktasına değinmedim.
O benim vereceğim karar değil.
Kim neye inanıyorsa inandığı gibi yaşasın; fakat ortak kullanım alanlarında toplulukları millet yapan ortak gelenek görenek dediğimiz örf adet yani tarihten gelen yazısız ahlak kuralları vardır.
Bu kuralların büyük çoğunluğu da dinlere ve evrensel ahlak kurallarına uygun olarak gelişmişlerdir.
Önemli olan ölçüyü kaçırmamak.
Kimse kimsenin sınırını ihlal etmemelidir.
Malında mülkünde, çevre kirliliği, gürültü ve görüntü kirliliği yaratılmamalıdır.
Gürültü yapıp rahatsız olana ya uzaklaş, ya da kulaklarını tıka diyemezsiniz.
Aynı şey görüntü kirliliği için de geçerli, gözünü kapa ya da yönünü çevir diyemezsiniz.
Afedersiniz ortalık yerde yellenip sonra da koklamak istemeyen burnunu tıkasın hiç diyemezsiniz.
Kirliliği oluşturanlar kirliliklerini ortadan kaldırırlarsa, müşterek yaşam alanlarında saygı kuralları çerçevesinde hareket edilirse, sorunların ve çirkin görüntülerin ortadan kalkması daha kolay olacaktır.

 

Son Yazılar